ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Kılıçdaroğlu Ve Cuma Namazı

Mehdi Çetinbaş

18 Ağustos 2010 Çarşamba 23:45
  • A
  • A
Sayılı gün çabuk geçiyor. Bu yazıyı yazdığım sırada referanduma 25 gün kalmış. Kampanyalar bütün şiddeti ile devam ediyor. Siyasi parti liderleri, referandumdan, on ya da on bir ay sonra genel seçim olduğunu unutmuş olacaklar ki; bütün enerjilerini referandumda tüketiyorlar.

Daha önceki yazılarımda da belirttim. Muhalefet gerçekten çok yanlış bir strateji uyguluyor. Tekrar ifade ediyorum, CHP’nin hayır oyunu bir parça anlayabiliyorum. HSYK ve Anayasa Mahkemesi'ni arka bahçesi haline getiren, halkın kendisine layık görmediği iktidarı, bu kurumlar kanalıyla bir nevi paylaşan CHP, şayet evet çıkarsa büyük bir ihtimal ile elindeki silahları kaybedecektir. Bunun için var gücüyle hayır kampanyası yürütmektedir.

Mehmet Moğoltay ve Seyfi Oktay’ın adalet bakanlığı yaptığı dönemlerde, kendi kurdukları komisyonlarla, yaptıkları göstermelik mülakatlarla, binlerce hakim ve savcıyı, adalet kadrolarına dahil eden CHP’nin bu değişikliğe karşı çıkışından daha tabii ne olabilir.

Moğoltay ve Seyfi Oktay’ın kadrolaşırken, mensup oldukları mezhep kimliklerinin doğrultusunda yeni elemanları adliye teşkilatına soktukları bilinen bir gerçektir. Türkiye’deki kurumlar içinde adalet teşkilatı, nüfusa oranla haddinden fazla bir mezhebin kadrolaşmasıyla, Türkiye’nin dengesini bozduğu bir kurum haline gelmiştir.

Yargının başını eline geçiren HSYK, mevcut yapısıyla hiçbir zaman Türk yargısını temsil edemeyecek bir şekle dönüşmüştür. Akordu bozuk enstrüman gibi, birbiriyle çelişen, zaman ve zemine göre farklı kararlar veren hukuk, HSYK’nın eseridir.

AKP yönetimi, darbe anayasalarının merkezini, yani bir anlamda odak noktasını çok iyi şekilde belirlemiştir. Bu iki kurumun yapılarının değişmesi ile Türkiye’nin önünün açıldığı çok açık şekilde görülecektir. Özgürlüklerin önünü tıkayan, bağımsız olması gerekirken, Genelkurmay Karargahı'na giderek hazır ol vaziyetine geçen ve brifing alan bu yüksek yargı mensupları ile hangi adaleti dağıtacaksınız.

Hükümetin(Adalet Bakanlığının)dik durması sayesinde, bir avuç yargıcın, Türkiye’de adalet mekanizmasını işletmesiyle neler yapılabildiğini hep birlikte gördük. Bugüne kadar hukukun, hep üstünlerin hukuku olarak işlediğini gördük. Yargıda hep ayrıcalıklı olmaya alışan insanların, yargı karşısında nasıl köşe dolandıklarına hep birlikte şahit olduk.

Kılıçdaroğlu seferi (!)olduğu için Polatlı’da cuma namazı kılmadı

Kuruluşundan bu yana, Türk toplumunu cahil ve kaba olarak gören bir anlayışın temsilcisi olan CHP’nin, halkla bütünleşmesi için çok fırın ekmek yemesi gerekir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, çok aleni biçimde sırıtan Ecevit taklidi pozları ile bu milletin aldatılması mümkün değildir. Türkiye’nin kaymak tabakasını yiyenlerin oturduğu semtlerden CHP oyları fışkırdıkça, CHP ile bu millet barışamayacaktır. Dilinde Erdoğan’dan daha fazla dini motifler kullanan Kılıçdaroğlu, sizce ne kadar inandırıcı olacaktır.

Ramazan ayında içki içilmemesi ve aleni olarak oruç yenmemesi için talimatlar yağdıran Kılıçdaroğlu ne kadar samimidir. Peki soruyorum? Bu kadar çok dini motifleri diline pelesenk eden Kılıçdaroğlu’nu, hiç cuma namazında gören olmuş mu? Ya da bırakalım cuma namazını, kendi inancı gereği, cem ayininde gören olmuş mu? Hem dini söylemleri dilinizden eksik etmeyeceksiniz, hem de bununla ilgili hiçbir icraatınız olmayacak. Kürt ve Alevi kökenli olmasına rağmen, bu kimliklerini adeta gizlemek ister gibi bir çaba içinde görülen Kılıçdaroğlu nasıl inandırıcı olacaktır.
Bu satırları yazdığım sırada, günahını almayayım Kılıçdaroğlu’nun, seçim gezileri sırasında Ankara Polatlı’da, cuma namazını kılmak üzere camii avlusunda bekleyen cemaatin yanına giderek, onlarla sohbet ettiği ve cemaatten referandumda hayır oyu çıkması için dua istediğini hatırladım. Tabi bu arada seferi olduğu için(!) cuma namazını kılmayı cemaate bırakarak oradan ayrıldığını da hatırlatalım.
Bu referandumun her iki durumda da mağlubu MHP olacaktır. Şayet hayır çıkarsa, bu başarıyı CHP, kartel medyasının da desteği ile tek başına sahiplenecektir. Referandumdan hayır çıkması, MHP’nin sandığının aksine, AKP seçmenini dağıtmayacak tam tersine kamçılayacaktır. Bir kaç puan kaybetse bile AKP, yüzde 38 ya da 40 oranındaki oyuyla yine iktidar olacaktır.
MHP yanlış yapıyor dedik; bu tezimizde de ısrarlıyız. MHP’nin AKP’yi eleştirdiği tek nokta açılım politikasıdır. Kandil’den ve Mahmur Kampı'ndan gelen, Habur’da özel mahkeme tarafından yargılanıp serbest bırakılan PKK’lı, ya da sempatizanları, AKP hükümetinin yumuşak karnıdır. Burada sürecin iyi yönetilemediği çok net olarak görülmüştür.

Tahminlerimde bugüne kadar pek yanılmadım. Yüzde 55’ten az olmamak üzere evet çıkar

MHP’nin buradaki hatası, bu konunun referandum ile bağlantılı olarak dile getirilmesidir. Tamamen bir genel seçim konusu olarak işlenmesi gereken bu olay, MHP tarafından kanaatimizce hoyratça harcanmıştır. Açılım politikasındaki görüşlerine katılmamakla birlikte, MHP en azından bu tezi savunacak kendi içinde tutarlı argümanlara sahiptir.

Ben MHP yöneticilerine soruyorum? Bu referandum sonunda şayet evet çıkarsa, genel seçimlerde hangi tezlerle seçmen karşısına çıkacaksınız. Referandum kampanyası sırasında tek kelimeyle bile olsa anayasa değişikliği maddelerine değinmeyen, bütün kurgusunu açılım politikasına endeksleyen MHP, acaba hiç evet çıkması sonrası durumu düşündü mü?

Referandum kampanyasını şimdilik en düzgün biçimde yürüten parti AKP’dir. Saadet Partisi ve BBP’nin kısaca “Yetmez ama yine de evet” olarak adlandırılan kampanyaları halk nezdinde büyük ilgi görmüştür. BDP’nin boykot kampanyası umulanın tersine, parti çevrelerinde büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Yapılan anketlerde neredeyse BDP seçmeninin yarısı, partinin çağrısına uymayacağını ifade etmiştir. Bu durumda, BDP yönetiminin de aldıkları karardan vazgeçmek için bahaneler aradıkları görünmektedir.

Genellikle bugüne kadar seçimlerde yaptığım tahminlerde pek yanılmadım. Bu referandumda da pek yanılacağımı sanmıyorum. Kendi çevre gözlemlerime göre, yüzde 55’in altında olmamak üzere evet oylarının çoğunlukta çıkacağını tahmin ediyorum.

25 gün kaldı hep birlikte göreceğiz.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.