ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

İlkesiz ve Omurgasız

Mehdi Çetinbaş

01 Nisan 2014 Salı 16:35
  • A
  • A

Seçimler bitti. Şimdi de bir hafta civarında bunun yorumlarıyla

uğraşırız. Şöyle oldu ! Böyle oldu ! Yan gitti, çamura battı… Hile

yapıldı, oylarımız çalındı; velhasıl birbirine benzer bir sürü mazeret

dinleyeceğiz.

Tam kırk yıldır oy kullanıyorum. Böylesine rezil, aşağılık ve bel altı

bir kampanyanın yürütüldüğü bir seçim hatırlamıyorum.

Türkiye muhalefeti bu seçimde, yek vücut olarak AK Partiye karşı

müthiş bir propaganda yürüttü. Öylesine çirkin bel altı vuruşlar yaptı

ki; her yol mubah görüldü.

Hatay’da Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde, yasadışı

yollarla elde edilen, asla delil niteliği olmayan, gerçekliği

kanıtlanamayacak, Sadullah Ergin’e ait olduğu iddia edilen tapeler,

seyyar araçların hoparlörlerinden halka dinletildi. Alevi kesim ile

Sünni kesimin birbirine kırdırılması hedeflendi. Sonuçta Hatay bir

puan farkla bile olsa AKP’nin elinden alındı.

Aynı tezgah Ankara’da kuruldu. İthal aday Mansur Yavaş hakkında

el altından haberler yayıldı. Mansur CHP’den seçilirse MHP’ye

geçecek imiş haberleri yayıldı. Bu haber sayesinde MHP seçmeninin

bir kısmı ikna edilebildi.

Bir önceki seçimde \%25 oy alan MHP, Ankara’da \% 7 lere düştü.

Bütün tezgahlara karşı bu oyuna gelmeyen bir kısım MHP’li de

Gökçek’e oy vererek bu tezgahı bozdu. Sonuçta Melih Gökçek \% 1 oy

farkı ile de olsa seçimi kazanmayı başardı.

AK Parti, Türkiye’nin birçok ilinde ve ilçesinde binde birlik farklarla

seçim kaybedebiliyor. Ne hikmetse buralarda hile yapamıyor. İş

Ankara’ya gelince hile sesleri yükseliyor. Hiç kimse kusura bakmasın;

bu numaraları yemezler.

Ankara’da yapacağınız şamata ve çirkeflik YSK duvarına

çarpacaktır. Yaparsınız itirazlarınızı şayet dediğiniz gibi bir durum

varsa zaten düzeltilir. Aksi durumda yaptığınız şamata, kendi kendinizi

tatmin dışında bir işe yaramayacaktır.

Seçim sistemini çok iyi bilirim. Mevcut seçim yasası gereği, her

sandıkta üç tane siyasi parti üye kontenjanı vardır. Beş kişilik kurulun

üç üyesi siyasi partilere aittir.

Seçime katılma yeterliliği olan bütün siyasi partilerden YSK

tarafından sandık kurulu üyesi isimleri istenir. Bu isimler arasından

herkesin gözü önünde kura çekilerek beş kişilik sandık kurulu

oluşturulur.

Kurada sandık kurulu üyesi olamayan partilerin sandık başında

yasa gereğisandık müşahiti bulundurma hakları vardır.

Oylar herkesin gözü önünde sayılır. Birbirini daha önceden

tanımayan sandık kurulu üyeleri, saydıkları bu oyları beş ayrı imzayla

tutanak altına alırlar. Bu tutanakların bir kopyası isteyen siyasi parti

temsilcilerine verilir.

Kısacası, güçlü organizasyonu olan bir parti seçim sonucunu

YSK’dan çok daha önce tespit edebilir.

Bu seçimlerde bir yenilik daha yapılmış; sandık kurulu, tutanakları

tarayıcıdan geçirilerek YSK sitesinde yayınlanıyor. Bu kadar detaylı bir

çalışmanın ardından hangi hileden bahsediyorsunuz.

30 Mart seçimleri 1876 yılında kör topal olarak başlayan demokrasi

tarihimizin en şeffaf seçimleridir.

Sandıktan normal yollarla çıkmaya alışmayan CHP için bütün

seçimler bir kabustur. Kendilerinin çoğunluğu aldığı yerlerdeki

seçimler demokratik, diğer yerler şaibeli… Sevsinler böyle mantığı.

CHP’ye oy isteyenler, oy nereden gelir bunu bilmiyorlar. Seçimin

twiter ya da facebook gibi ortamlarda yapıldığını zannederek

vakitlerinin büyük bir kısmını klavye başında geçiriyorlar.

Yaşadıkları ortamda komşu kültüründen habersiz, İstanbul’un en

lüks semtlerine kendilerini hapseden zavallılar bütün çevreyi de öyle

görüyorlar.

Kapısını çalabileceği bir komşusu dahi olmayan,hayatında komşu

ziyareti yapmamış insanların bu toplumu anlaması çok zordur.

Şişli’nin hemen yanı başında Beyoğlu’nun fakir ve dar gelirli

insanlarının neden AK Partiye oy verdiklerini bir türlü anlayamıyorlar.

Bir tebessümü bile çok gördüğünüz bu insanlara o kadar yabancısınız

ki, aradan yüz sene geçse yine onlarla buluşmanız imkansız .

Makarnayla beslendikleri için beyinleri çalışmayan bu insanları

AK Parti kandırabiliyor da, sizler neden kandıramıyorsunuz (!) bunu

anlamakta da zorluk çekiyorum. Siz daha zenginsiniz ! Hazır pizza

verirsiniz oylar size döner, seçimi de rahatça kazanırsınız.

Sanal ortamda da sonuçları takip etmeye çalışıyorum. Farkında

olmadan çok yakın bir akrabam genelleme yaparak bana koyun diyor,

sürü diyor, farkında olmadan hakaretler yağdırıyor. Telefon açıp da

ben de AK Partiye oy verdim diyorum, özür üstüne özürler diliyor.

Bu kadar sığ bir mantıkla olayları değerlendiren bir CHP seçmeni

nasıl başarılı olabilir. Bir dahaki seçime benim potansiyel bir CHP

seçmeni olabileceğimi hiç düşünmeden bana hakaret edip, beni ya da

başkalarını militanlaştırdığının farkında bile değil.

Kabul edersiniz ya da etmezsiniz ama millet şu anda sizden farklı

düşünüyor. Zaten zenginliğimiz de burasıdır. Düşünsenize; bütün

insanlar tornadan çıkmışçasına tek tip olmuş, böyle bir dünyanın tadı

olur muydu?

Demokrasi elbette çoğunluk rejimidir. Ancak bu sistem çoğulculuk

ile taçlanmadığı müddetçe eksik kalır.

Türkiye maalesef bu güne kadar demokrasiyi tam anlamıyla

uygulayamamıştır. Her zaman derin devlet adını verdiğimiz bir yapı,

seçilmişlerin üstünde dayatmalarla ülkemizde egemen olmuştur.

Yıllarca başörtüsü rezaleti yaşanmış, meclise seçilerek giren bir

vekil, başörtüsü yüzünden yuhalanarak dışarı çıkarılmış halkın iradesi

hiçe sayılmıştır. Ya da Kürt kimliğini ifşa ettiği için bazı vekiller,

dokunulmazlıkları çiğnenerek Meclis içinden karga tulumba alınarak

hapislere atılmıştır.

Hiç kimsenin hayatına en ufak bir müdahale yokken, içki yasaları

bahane edilerek bir bardak suda fırtına koparılmıştır. Üstelik o

yasaların daha şiddetlileri AB ya da ABD’de yürürlükteyken AKP şeriatı

getirmekle suçlanmıştır.

Ben daha önceki yazılarımda da bu konuya değindim. Türkiye’de

gerçekten bir muhalefet problemi vardır. Bu kadar ilkesiz ve

omurgasız bir siyaset yapan muhalefetin gidebileceği yer sınırlıdır.

Sırf seçim kazanmak uğruna her türlü ilkesizliğin yaşandığı bu

seçimler, muhalefet için ulaşılabilecek en büyük zirveydi. Bundan

sonra artık düşüşleri daha yakından göreceğiz.

Önümüzdeki günlerde CHP ve MHP içinde yaşanacak kavgaları

şimdiden görebiliyorum.

Ne diyeyim! Her iki partiye de Allah kolaylık versin. 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.