ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

İdama halay çekmek

Mehdi Çetinbaş

21 Şubat 2013 Perşembe 15:30
  • A
  • A

Geçen gün, televizyon ekranlarında BDP heyetinin Sinop’ta uğradığı saldırıyı görünce, barışın öyle sanıldığı gibi çok kolay gelmeyeceğine kanaat getirdim. Bu terör belasını başımıza saranlar, bu sarmaldan kolayca kurtulmamamız için, barışa giden yola tuzak üstüne tuzak kurmuşlar.

Türkiye, İstiklal Savaşını kazandıktan sonra, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, hep kurulan tezgahlarla didişerek bu günlere gelebilmiştir. Bu tezgahların bir kısmı, bizzat rejimin kendisi tarafından yerini daha da sağlamlaştırmak için tezgahlanırken, ( İzmir Suikastı, Menemen olayı vs. ) bir kısmı da dış kaynaklı olmuştur. Her dönem kullanılacak aktörler bulunmuştur.

12 Eylül öncesi de üniversite gençliği figüran olarak kullanılmıştı. Bu figüranlardan biri de, farkında olmayan bendim. Solcular ve komünistler, bu ülke için fare kadar bile değeri olmayan, öldürülmesi gereken varlıklar gibiydi bizler için.

6 Mayıs 1972 tarihinde, Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildiğinde, İzmit Lisesi son sınıfının kıdemli öğrencilerindendim. O zamanlar Cumartesi günleri okul öğlene kadardı. Okul çıkışı sırasında idamları öğrenmiştik. Yaklaşık yirmi civarında sağ görüşlü arkadaşımla birlikte halay çektiğimizi hatırlıyorum.

Deniz Gezmiş’in asılması ile bizim halay çekmemiz arasındaki bağlantıyı, o zaman hiç sorgulamamıştım. Aradan zaman geçip de vicdan muhasebesi yaptığımda, bu davranışımıza hiçbir gerekçe bulamadığımı itiraf ediyorum. Bir insanın asılması ile zafer çığlıkları atan, halaylar çeken insanlar haline geliş sürecimiz acaba nasıl oldu?

Halaskaran-ı Zabitler kendi yarattıkları PKK canavarının esiri olmuşlardır.

Yönetimleri en iyi alaşağı etmenin yolu, ülkede fitne fesat ve kaos yaratmaktır. Geçmişte gladyo adıyla bilinen derin güçler, bunu çok iyi başarmışlardır. Kendi özel laboratuarlarında hazırladıkları senaryoları sahnelemek için, her zaman farklı çevrelerden figüranlar bulmuşlardır.

12 Eylül öncesi üniversite gençliğini kullanan güçler, darbeden sonra, yeni senaryo yazarak, bu sefer görevi PKK adıyla kurulan taşeron örgüte vermişlerdir. Taşeron örgüt, belli bir süre yönetildikten sonra planlar bozulmuş, örgüt karşı istihbarat örgütleri tarafından kullanılır hale gelmiştir.

Devleti siyasilere rağmen yöneten, kendini bir nevi halaskaran-ı zabitan (1) gibi gören derin güçler, bu sefer kendi elleriyle yarattıkları canavarın esiri olmuşlardır.

1984 Eruh baskınıyla adını duyuran PKK yüzünden, o günden bu yana on üç bini aşkın asker ya da sivil insan şehit olmuştur. Bu süre zarfında öldürülen PKK’lı terörist sayısı ise yirmi iki bini aşkındır.

Zaman içinde terör maalesef Türkiye’de bir sektör haline gelmiştir. Terör sebebiyle elek haline gelen Güneydoğu sınırları, her türlü uyuşturucu kaçakçılığı dahil, insan ticaretinin merkezi haline gelmiştir.

Karşılıklı olarak çarpışan güçler arasına, sayısı az da olsa, zamanla çıkar ilişkileri oluşmuş, terör adeta bir kazanç kapısı haline gelmiştir. Milyar dolarlarla ifade edilen bir rantın dönmesine yardımcı olan terörün sona ermesi,içerde ve dışarıda birçok çevreyi rahatsız etmiştir.

Başbakan’ın olaya el atması, çözüm için bölge insanını ve Türkiye kamuoyunu aydınlatma çalışmaları başlatması, malum çevrelerin arı kovanına çomak sokmalarına sebep olmuştur.

Yaklaşık bir aydır terörü bitirme konusunda söylemleri olan Başbakan’a karşı protesto ve saldırı gibi eylemler yapamayanlar, işin kolayına kaçıp BDP heyetine karşı eylemler tertipleme yoluna gidiyorlar.

Türkiye’nin her yerinde siyaset yapabilen tek parti AKP’dir.

BDP’yi Türkiye partisi olmamakla itham edip, etnik milliyetçilik yapmakla suçlayan çevreler, şimdi de kendisini halka anlatmak için yola çıkan BDP heyetine taş ve sopalarla saldırıyorlar. Ne yazık ki bunu yapanların başında da, CHP örgütü gibi demokrasinin eksikliğinden dem vuran bir partinin olması ibret vericidir.

Karadeniz bölgesini ziyaret edecek olan BDP heyeti, buralarda yapacağı kapalı salon toplantılarında kendisini ve düşüncelerini anlatsa ne olacak? Şayet onaylamadığınız bir husus varsa, bunu medeni ölçüler içinde salona giderek kendilerine iletebilsek ne olur. Biliyorum belki de çok hayalperestim ama bunun başka bir şekli de yok.

Yumuşamanın ve gerginliğin ortadan kalkmasının bir başlangıcı olması gerekir. Herkesin birbirine meydan okuduğu, kurtarılmış bölgeler ilan ettiği bir Türkiye nasıl ilerleyebilir.

Kabul edelim ya da etmeyelim; Türkiye’nin her yerine rahatlıkla girip siyaset yapabilen, tabanı olan tek bir parti var. O da AKP’dir. İşte bu sebepten bu sorunu çözebilecek yegane irade, halkın yüzde ellisinin oyunu alan AKP iktidarıdır.

Geçmişi AKP tabanına dayanmayan, yıllarca merkez sağda, daha açık ifade edelim Adalet Partisi ve devamı olan partiler içinde siyaset yapmış biri olarak bunları ben söylüyorum.

Geçen yazımda da belirtmiştim, savaş çıkarmak çok kolaydır. Bir delinin kuyuya taş atması bu iş için yeterlidir. Sona erdirmek için ise kırk akıllıya ihtiyaç vardır.

Geçmişte bir çok provokasyon yaşayan bu toplum, son on yılda bir çok provokasyonu soğuk kanlılığı ile önlemeyi başardı. PKK olayı ise çok hassas bir konudur. En rahat provoke edilebilecek olan bir konudur. Tertipçiler ellerini ovuşturarak çıkabilecek olan olayları gözlüyorlar.

Geçmişte Turgut Özal tarafından denenen, terörü nihayete erdirme çabaları, maalesef hüsranla sonuçlandı. AKP tarafından başlatılan Habur süreci de, halkın istek ve arzularına rağmen,terör örgütünün bir kolu tarafından sabote edildi.

Son başlatılan barış ve kardeşlik projesi şayet hüsranla sonuçlanırsa, Türkiye daha uzun yıllar terör ile iç içe yaşamak zorunda kalır.

Çok geç olmadan kin ve nefret baltalarını toprağa gömmeliyiz. Aksi halde bu günlere yeniden gelebilmek daha çok bekleriz.

Halaskaran-ı Zabitan ( Kurtarıcı Subaylar) 1912 Mayısında yönetime karşı darbe yapan subayların kendilerine verdikleri ad. Ordu içindeki darbe geleneği de buraya dayanır. 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.