ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL7°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Fenerbahçe Ligden Çekilmelidir

Mehdi Çetinbaş

14 Mayıs 2012 Pazartesi 16:04
  • A
  • A

Dünyada en son yazacağım konu belki de spordur. Daha doğrusu futboldur. Son birkaç aydır Türkiye gündeminde futbol, bütün gündemleri örseleyerek neredeyse baş köşeye oturdu. Biz de ister istemez ucundan da kıyısından da olsa meseleye dahil olalım dedik.

Benim çocukluğum Lefter’in fırtına gibi estiği bir döneme denk geldiği için, otomatik olarak Fenerbahçeliler kampına dahil olduk. Kim bilir belki de çocukluğumuzda, sokakta bir tekerleme olarak bizden büyük ağabeylerimizin;

“ Lefter çıktı sahaya
Topu dikti havaya
Bunu gören ( Beşiktaş,G.S , Vs..)
D…uz kaçtı helaya “


sözlerini içeren tekerlemenin geriye dönüp baktığımda, Fenerbahçeli olmamızda etkisi büyük olmuştur diye düşünüyorum.

1986 yılına kadar sempatizanlıktan öteye geçmeyen sıradan bir FB’li iken, bu yıl taraftarlıktan fanatikliğe doğru bir geçişim oldu. Bu tarihte, FB başkanlığına seçilen Tahsin Kaya’nın iki oğlu da görev yaptığım özel kolejde öğrenci olarak bulunuyorlardı. Başkanla bir sohbetimizde Fenerbahçeli olduğumuzu söyleyince, artık başkan kontenjanından maçlara davet edilir olduk.

86-89 arası Oğuz ve Aykut’ların fırtına gibi estiği o dönemlerde şeref tribününün müdavimleri arasında yer aldım. 89 yılında FB’nin 103 gol atarak rekor kırdığı o mutluluğu ve şampiyonluğu tribünde başkanla beraber yaşadım.

Fenerbahçe operasyonu baştan itibaren yanlış yönetilmiştir

Tahsin Kaya görevi bıraktıktan sonra da, eskisi gibi olmasa bile yine de fırsat buldukça maçlara gitmeye devam ettim.

Benim taraftarlığım, takımımın maç kazanması sonrası rakip takım taraftarı arkadaşlarımla şakalaşmak ve onları kızdırmaktan öte bir taraftarlık değildi .

Bu gün geldiğimiz noktada, 3 temmuz 2011 tarihinden bu yana meydana gelen olaylara akıl sır erdirmekte zorlanıyorum. Türkiye’nin en popüler kulüplerinden biri olan FB’ye yapılan operasyon, maalesef yanlış yönetilmiştir.

Olayın başlangıcından itibaren FB üzerine linç kampanyaları oluşturulmuş, basında yer alan yalan yanlış haberler ile adeta bulanık suda balık avlanmıştır. Birbiriyle hiçbir bağlantısı olamayan olaylar arasında komik bağlantılar kurulmaya çalışılarak olaylar farklı mecraya çekilmek istenmiştir.

Son sekiz yılda dört kez şampiyonluğu son maçlarda (kendi iddialarına göre şaibeli ya da şike veya teşvik yüzünden) kaybeden Fenerbahçe’nin aynı akıbet ile karşılaşmamak için rakiplerinin yapabilecekleri hamleleri kontrol etmek için bazı tedbirlere baş vuracaklarını hemen hemen herkes tahmin edebilir.

Mahkeme kararı ile yapılan telefon dinleme ve fiziki takip olaylarının,açıklanan tapelere baktığımızda, son derece laubali bir biçimde, olaydan ve konudan bihaber insanlar tarafından yapılmış olması olayları daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.

Şike gibi çok ağır bir ithamla suçlanan insanların,lokantalarda oturup yemek yerlerken fotoğraflarını çekip, sırf tahmine dayalı olarak karşıdaki insana verilen çantanın içinde şike parası olduğu hükmüne varmak, sanırım dünyanın az gelişmiş ülke hukuklarında bile yer almaz.

FB taraftarının neredeyse yüzde yüzünün şike konusunda ikna olmaması düşündürücüdür.

Şike gibi ağır bir suçlama ile takip yapanların neden suçüstü yapmadıkları konusunun mantıklı hiçbir izahı da yoktur. Bütün dünyada geyik muhabbetlerine,
argoya ve palavraya en müsait konuların başında gelen futbol muhabbetlerinin tapelerinden şike çıkarabilmek, doğrusu çok iddialı bir söylem.

Bu dinlemeleri yapanlar,ya da bu iddianameleri yazanlar, Allah aşkına hiç mi kahvelerde ya da değişik ortamlarda yapılan futbol muhabbetlerini dinlemiyorlar.

Bu gün FB’ye karşı yapılan operasyonda, FB taraftarları arasında en ufak bir çatlak bile olmamasının mutlaka bir izahının olması gerekir. Eğer yapılmak istenen gerçekten adaletin sağlanması ise,Fenerbahçe taraftarları arasında şike yapıldığına inanan insan sayısının neredeyse sıfıra yakın olmasını mutlaka dikkatle incelemek gerekir.

Kendim şahsen iyi bir Fenerbahçe taraftarı olmakla birlikte, şayet beni inandırabilecek somut bir delil karşısında her şeye rağmen takımımı savunacak kadar fanatik değilimdir. Şayet ortada somut bir suç varsa mutlaka cezalandırılması gerekir kanaatini taşıyorum.

Fenerbahçe odaklı olarak yapılan operasyon aslında bir şike soruşturması değildir. Kanaatimce bu operasyon çok daha ileri anlamlar yüklenebilecek bir operasyondur. Türkiye’nin en popüler kulübünün başkanı içeri alınarak kaotik bir ortam oluşturulmaya çalışılmıştır.

Holiganizmi ve vandalizmi kınamak en kolay metoddur.

3 Temmuzdan bu yana şamar oğlanına çevrilen FB taraftarı sayesinde,Türkiye’de iç karışıklık isteyenlerin ekmeklerine yağ sürülmüştür. Her maçta şikeci sloganları ile aşağılanan futbolcuların yanı sıra, TV ve gazetelerde olayları germe amacıyla yapılan yayınlar adeta bölücülere çanak tutmuştur.

Böyle bir ortamda oynanan şampiyonluk maçından nasıl bir sonuç beklersiniz. Olayın sonucuna bakarak FB taraftarlarının sergilediği vandalizmi eleştirmek en kolay yoldur. Ya tersi olsa, FB şampiyon olsaydı; GS seyircilerinin başka türlü davranacaklarından nasıl emin olabilirsiniz. Buradaki olay sadece FB meselesi değildir. Futbolun bu gün geldiği noktadır.

Şayet tersi bir durum olsaydı,emin olun; başta Terim olmak üzere herkes, oynanan son süper finalin, GS spor kulübünün önünü kesmek için oluşturulduğunu söyleyerek mutlaka itirazlarda bulunacaklar, bu sefer de FB holiganlarının yerini GS holiganları alacaktı.

12 mayıs akşamı Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda yaşanan rezaletin elbette hiçbir mazereti olamaz. Üç ihtimale de açık olan futbol oyununda, ne olursa olsun sonucu kabullenmek bir erdemdir. Stadın ışıklarının söndürülmesi çok çirkin bir olaydır. Bunu stadın boşaltılması için tedbir olarak açıklamak hiçbir şekilde yeterli değildir.

Yine tekrar ediyorum; bu olaylar sıradan bir futbol olayları değildir. Hırsızı, soyguncuyu, hayali ihracatçıyı ve daha akla gelmedik bir çok suçluyu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakan Türk yargısının FB başkanını 11 aydır içerde tutmasının hiçbir mantıklı izahı yoktur. Mahkemedeki yargıç ve savcılar gibi hukukçu olan PFDK mensupları, Aziz Yıldırım’ı şikeden suçlu bulmazken çok merak ediyorum acaba mahkeme nasıl bir suç şüphesi buluyor.

Yine bildiğimiz kadarı ile Aziz Yıldırıma verilebilecek olan cezanın 1 ile üç yıl arası olduğu bilinen bir gerçektir. Bu nasıl bir mahkemedir ki,sanık lehine yasaları işletmez. Dışarı salınsa Aziz Yıldırım ne yapacaktır ki.. Başkan dışarıda olsa belki seyirci üzerindeki etkisi ile bu olayları büyümeden engelleyecekti.

Lig TV’nin gelirlerini kaybetmemek için FB’yi payanda yapanlar, futbola kötülük yaptılar.

Kısacası gizli bir güç, FB Vandallarını tahrik etmek için ne gerekiyorsa yapıyor. FB’yi karizmatik ve sözü dinlenir liderinden ayırarak, kulübü tahrik etmek için elden gelen her şey yapılıyor.İnsan ister istemez acaba diyor; FB’ye de bir Ergenekon operasyonu mu yapılıyor diye içinden vesvese geçirmeden edemiyor.
3 Temmuzdan bu yana yaşanan süreç ister istemez bizi şeytanın avukatlığını yapmaya zorluyor. FB gibi,takımına aşkla bağlı milyonlarca taraftarı bulunan bir kulübü on ayı aşkın bir zamandır azapta bırakanların acaba hiç mi günahları yok.

Olaylar ilk patlak verdiğinde doğru ya da yanlış, verilecek olan karar acaba bu kadar büyük olaylara sebebiyet verebilir miydi?. Sözün gelişi, bu olaylar ile birlikte FB derhal küme düşürülse bu günkü durumdan daha mı kötü olurduk.

Hem FB’nin ensesinde boza pişirip, hem de onun LİG TV’deki getirisinden vazgeçemeyen, Anadolu külüplerinin havuzdan alacakları paranın FB’nin ligden düşmesi sonucu büyük kayba uğrayacağını düşünenler, bu ülke futboluna en büyük kötülüğü yapmışlardır.

Tekrar ediyorum, kesinlikle şike yaptığına inanmadığım halde,sezon başında FB’nin düşürülmesi kararının, bu günkü durumdan daha iyi bir sonuç olacağına o zaman da inanmıştım. Şaibeli bir durumda,cezasını çekmemiş bir takım imajı ,bu saten sonra ne kadar aklanırsa aklansın, FB’nin yakasını hiçbir zaman bırakmayacaktır.

FB’nin şampiyon olurken, GS,BJK ve Trabzon maçlarını kazanmasını normal karşılayıp, Buca,Sivas,Kayseri;İBB vs.. gibi takımlara karşı aldığı galibiyetleri şike ile izah edenler,acaba kendi kendileriyle çelişkiye düştüklerinin farkında değil midirler.?

Önümüzdeki hafta FB’nin genel kurulu yapılıyor. Türkiye futbol yüzünden neredeyse iç savaşa sürüklenme tehlikesi yaşıyor. Futbol Federasyonu ipin ucunu tamamen kaçırmış durumda. Ülkenin bunca problemi varken son bir yıldır baş gündem olarak futbolu tartışıyoruz.
Olaylar bu seviyeye geldiğine göre, yapılacak olan basit bir iş var. Başkan Aziz Yıldırım geçtiğimiz günlerde açıkça dile getirdi. ”Şayet ülke menfaatleri bunu gerektirirse takımı ligden çekmek dahil bir çok alternatifi, ele alabiliriz” demişti. Bizim dileğimiz de odur ki; Aziz Yıldırım’ın seslendirdiği ihtimallerden biri olan,Takımı bir süreliğine de olsa ligden çekmesidir .

Kim bilir belki de, bütün kötülüklerin kaynağı olan FB’nin ligden çekilmesi ile Türk futbolu kaybettiği itibarına(!) yeniden kavuşur.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.