ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

CHP'nin ağlama sesi

Mehdi Çetinbaş

29 Ocak 2013 Salı 17:46
  • A
  • A

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli’de, yani memleketimdeydim. Bir çok dostla beraber sohbet edip hasret giderdik.

Bizim jenerasyonun ortak özelliğidir. Bir araya gelince konu dönüp dolaşır ve politikaya gelir. Arkadaşlardan biri, Salih Şirin MHP’ye geçmiş diye ortaya bir gündem koydu. Ortak siyasi geçmişe sahip olanlardan oluşan meclisimizde, doğal olarak, hiç kimse Salih Şirin de kim diye bir soru sormadı.

Salih Şirin, Kocaeli’nin Körfez ilçesinin CHP ilçe başkanıydı. 2011 seçimlerinde Milletvekili adaylığı için görevinden ayrılmış bir siyasetçi idi. Daha da önemlisi, taşıdığı soyadı Körfezde CHP ile özdeşleşmiş bir aileye aitti. Babası yıllarca ilçe başkanlığı yapmış, Amcası Hüseyin Avni Şirin ise, eski adı Yarımca olan ilçede, muhtarlık dahil olmak üzere yıllarca belediye başkanı olarak siyasete damgasını vurmuştu.

CHP geçmişi olan, köklü bir aileye mensup bir siyasetçinin, MHP’ye geçmesi ilk bakışta büyük bir tezatmış gibi görünüyor. Siyasi hayatımızın son on yılına göz attığımızda, aslında bunun pek de şaşılacak bir şey olmadığını görürüz.

12 eylül öncesinde düşman kardeşler görüntüsü çizen ,iki ayrı uç olarak nitelenen bu görüşlerin, bu gün birbirine yaklaşmaları çok ilginçtir.

İnönü’nün damadı merhum Metin Toker’in,12 eylül öncesinde kaleme aldığı “Solda ve sağda vuruşanlar” kitabını okuduğumuzda, aralarında kan davası olan ve hiçbir zaman bir araya gelemez denen gurupların, bu gün rahatça ittifak yapabilmelerinin sebeplerini çok iyi tahlil etmek gerekir.

CHP’nin geçmişine baktığımızda, ya da kuruluş felsefesini incelediğimizde; aslında bu partinin bir nevi nasyonal sosyalist bir parti olduğunu fark edersiniz.

CHP sırf Türkçülük ideolojisi ile Anadolu’daki binlerce yıllık yerel isimleri değiştirmiştir.  

Devrim kanunları başta olmak üzere, yapılan bir çok icraat bunun belgesidir. Güneş Dil Teorisi’nden tutun, yeni tarih tezlerine varıncaya kadar, her şey ırk ve ırkçılık temelinde izah edilmiştir. Azınlıklara konan varlık vergisi, Türk etnik kimliğini ısrarla öne çıkarma çabaları, hep CHP döneminin eserleridir.

Anadolu’da, Türkçe kökenden gelmiyor denilerek, binlerce yıllık yerel isimlerin değiştirilmesi hep CHP döneminde olmuştur. Kısacası CHP, 1960’lı yılların sonlarına kadar, genel manada milliyetçi bir parti olarak gelmiştir.

1958 yılında Osman Bölükbaşı ve arkadaşları tarafından kurulan CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi), Cumhuriyet tarihinde öneli bir misyon üstlenmiştir. CHP dışında kurulan ve CHP ideolojisine yakın bir görüş savunan parti siyasi arenada tutunamamıştır.                                                                           

Daha sonraları Alpaslan Türkeş ve arkadaşlarının eline geçen parti, çizgisini farklılaştırarak milliyetçi bir çizgiye çekilerek,1968 yılında MHP adını almıştır.

Türkeş ve arkadaşlarının elinde MHP, Türk- İslam sentezi eksenine oturan bir parti haline gelmiştir. Ülkü Ocakları’na mensup gençlerin dilinde slogan haline gelen “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” sözü bu dönemdeki politikayı yansıtan çok önemli bir belgedir.

Milliyetçiliği MHP’ye kaptıran CHP, o dönemde yeni bir açılım geçekleştirmiş, Ecevit’in İnönü’yü yönlendirmesi sonucu  “Ortanın Solu” kavramını siyasi literatüre sokmuştur. CHP bu manevrayla, 1968 kuşağı ile birlikte yeşeren dünya solunun etkisiyle Türkiye’de oluşan sol tabandan, pay kapmayı amaçlamıştır.

İlk başlangıçta, dünyada yükselen sol düşüncenin Türkiye’ye yansımaları sayesinde, Türkiye’deki yüzer gezer oyları bünyesine katan CHP, 1974 yılınla yüzde kırklara ulaşan bir oy potansiyeline sahip olmuştur.

1974 yılında zirve yapan sol oylar, bir daha o seviyeyi yakalayamamıştır. Sovyet Bloku’nun çöküşü sonrası, sol en büyük hamisini kaybetmiş, giderek küçülmüştür.Gerek Sovyetler’in, gerekse Çin’in kapitalistleşmesi ile birlikte, sol düşünce büyük travmalar yaşamıştır.

Geçmişte enternasyonal bir düşüncenin savunucuları olan sol örgütler, ne kadar inkar etseler de, gittikçe nasyonal sosyalizmin yılmaz savunucuları haline gelmişlerdir.

MHP de, bu süreçte büyük kırılmalara sahne olmuştur. Kanını İslam için akıtan gençler, 12 eylül sürecinde, kendi tabirleri ile, ülkeyi bölmeye çalışan hainlerle aynı kefeye konmanın şaşkınlığını yaşamışlardır.

CHP geçmişte MHP’ye kaptırdığı laik milliyetçi oyları geri almanın yollarını arıyor.

Türkeş’in vefatından sonra, MHP içindeki dindar kesim, büyük oranda parti dışında kalmıştır. Devlet Bahçeli’nin 1999 genel seçimlerinde nasıl olsa seçilemezler diyerek, listenin geri sıralarına koyduğu Türk-İslam sentezinin temsilcisi olan millet vekili adaylarının büyük bir performans göstererek meclise girmeleri, MHP’nin görüp göreceği en yüksek başarı olmuştur.

2002 seçimlerine içindeki İslami unsurları budayarak giren MHP, barajın altında kalmıştır. Kendilerine yöneltilen Türk –İslam sentezini terk etme iddialarını reddeden MHP yöneticileri, bunun aksini ortaya koyacak davranışları da göstermemişlerdir.

2007 seçimlerinde yeniden Meclise dönen MHP, söylemlerinde Milliyetçilik vurgusunu ön plana çıkarmıştır. Bu söylem önemli ölçüde etnik milliyetçilik temeline dayanmaktadır.

AKP’nin 2002 seçimlerinde tek başına iktidarı devralması, takip eden seçimlerde de oyunu arttırarak yüzde elli oranına gelmesi, tabiri caizse muhalefeti abandone etmiştir. Geçmişte merkez sağı temsil eden bütün partiler silinerek adeta siyasi mevta haline gelmişlerdir.

Mecliste var olan muhalefet partileri, oylarını arttırmak için yeni metodlar bulmak durumundadırlar. MHP  iktidar olmak gibi bir düşüncenin peşinde değildir. Devlet Bahçeli ve ekibinin elinde, küçük olsun benim olsun felsefesi ile yönetilen partinin mevcut durumdan pek şikayeti yoktur.

CHP için ise durum çok farklıdır. Kürt oylarını büyük oranda kaybeden CHP’nin yeni seçmenlere ihtiyacı vardır. İşte bu sebepten CHP; geçmişte Türkeş’e kaptırdığı, laik milliyetçi oyları yeniden kazanmanın peşine düşmüştür.

Sol taban ile, laik milliyetçi taban arasında büyük benzerlikler vardır. CHP gözünü bu oylara dikmiştir. CHP’li Birgül Ayman Güler’in MHP tarafından da alkışlanan “Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit göremezsiniz.” sözlerini bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

Kemalizm şemsiyesi altında birleşen, ulusalcı adını alan guruplar, sol ideolojiye yakın olmakla birlikte  MHP’ye de oy verebilmektedirler. CHP en azından mevcut olan ulusalcı oyları elinde tutmak istemektedir.

Yüzde yirmi beş bandında çakılı kalan sol oylarına yenilerini katabilmek için, CHP çeşitli atraksiyonlar yapmak durumundadır.

Gürsel Tekin’in yönlendirmesi ile çarşaflı kadınlara CHP rozeti takma çalışmalarından, anlaşıldığı kadarıyla oy devşirilememiştir. CHP ne yaparsa yapsın bir türlü kitle partisi görünümüne kavuşamamıştır. AKP’nin eline geçirdiği taban üzerine CHP tarafından yapılan çalışmalar pek etkili olmamıştır.

CHP’de sosyal demokratlar ile, Kemalist ulusalcıların kimyaları bir türlü uyuşmamıştır.

CHP gerçekten de kadersiz bir partidir. Ne yaparsa yapsın, bir türlü başı beladan kurtulmuyor. Kemal Kılıçtaroğlu sıkıntıdan kendini yurt dışına atıp Çin’de moral bulmaya çalışıyor. Geri geldiğinde kendini daha büyük problemlerin içinde buluyor.

CHP’de sosyal demokratlar ile, Kemalist ulusalcıların kimyaları birbiriyle bir türlü uyuşmamıştır. Yönetim ise hem Musa’ya, hem de İsa’ya yaranmak için her türlü yolu deneme kararındadır.

CHP kendi içindeki karışıklığı, parti içi demokrasi söylemi ile izah edemez. Birbirlerinden ölesiye nefret eden insanların bir arada bulunduğu partilerin içinde cereyan eden mücadelelerden demokrasi çıkmaz. Çıksa çıksa yeni bir parti çıkar.

2014 yerel seçimleri CHP için çok önemli bir sınav olacaktır. CHP’nin umudu 2014 martında yapılacak olan seçimlere kalmıştır.

Nasrettin  Hoca merhum eşeği kaybetmiş aramaktadır. Arama sırasında da,bir yandan da ıslık çalmaktadır. Görenler sorar:

- Hoca hayırdır ne yapıyorsun?

- Eşeğimi kaybettim de arıyorum!

- Böyle ıslık çalarak neşe içinde eşek aranır mı hiç?

- Vallahi bir bakmadığım  şu tepenin ardı kaldı. Orada da bulamazsam siz benim ağlama sesimi o zaman duyun!

CHP’nin de umudu 2014 martı yerel seçimlerine kaldı. Eğer orada istenen sonuç alınamazsa siz parti içindeki gerçek kavgayı o zaman görün.

 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir30 Ocak 2013, Çarşamba 17:33

    Güzel yazı ama virgülden, noktadan sonra boşluk olur, yazıda hata çok sayın yazar.