ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

CHP neden halka uzak ve pervasız

Mehdi Çetinbaş

02 Ağustos 2013 Cuma 18:53
  • A
  • A

Geçtiğimiz gün siyasi bir konu üzerinde tartışırken ”Sen fanatik bir CHP düşmanısın” dedi arkadaşım.

     O anda pek fazla umursamadım. Daha sonra bu söz kafama takıldığı için düşünmeye başladım. Gerçekten de ben öyle bir görüntü mü veriyorum demekten kendimi alamadım.

     Kendi kendime bir iç hesaplaşma yapınca, arkadaşıma hak vermeden de edemedim. Evet ben bir CHP düşmanıydım. Bu durum iliklerime kadar işlemişti.

     Rahmetli babam, CHP ve İnönü isimlerini duyunca çileden çıkardı. Onun için CHP; yokluk, kıtlık,  baskı, zulüm ve ağır vergiler anlamına geliyordu.

     Ekilmiş buğday tarlasının başına gelen tahsildarların, tahmini olarak buradan şu kadar buğday çıkar diyerek aşar yazdıklarını (öşür, onda bir vergi) anlatır, bazen kurak sebebiyle verim alınamayan buğday tarlasından bırakın buğdayı; yazılan öşür miktarı kadar mahsul alınamadığı halde, borç buğday alınarak aşar vergisinin ödendiğini anlatırdı.

     Yine köylerde, olmayan yollar için, yol vergisi adı altında, köylünün ödemekte zorlandığı vergilerin tahsil edildiğini anlatırken, CHP’ye beddualar yağdırmaktan kendini alamazdı. Komşumuz Tevfik Hocanın, yol vergisini ödeyemediği için jandarmalar tarafından göz altına alınmamak için yerdeki hasırın içinde yuvarlanarak top haline gelip kapı arkasına dikilmesini mizahi bir dille anlatırdı.

     Yerde serili olması gereken hasırın, kalın rulo halinde kapı arkasında durması jandarmanın dikkatinden kaçmamış, hasır yere konup yuvarlanınca içinden çıkan Tevfik Hoca’nın  şaşkın hali anlatılırken, ben de o manzarayı görmüş gibi olurdum.

     CHP ile ilgili çocukluğumda duyduğum en büyük eleştirilerden biri de, camilerin at ahırına çevrildiği hikayesiydi. Büyüyüp aklım ermeye başladığında, bu eleştirinin biraz  abartılı bir anlatım olduğunu görmüştüm; ama yine de CHP’nin inanç konusundaki zafiyetini gösteren tipik bir örnekti.

     İkinci dünya savaşı sırasında, bazı vilayet merkezlerine asker sevkiyatı yapılmış, askeri barındıracak mekanlar olmadığı için şehirlerin en büyük camileri askerlere tahsis edilmişti. Süvari birlikleri, atları ile birlikte camilerde uzun süre ikamet ettikleri için, halk arasında böyle bir suçlama yapılmıştı.

     Kutsal mekanlar dışında askerlerin barındırılması mümkün olamaz mıydı konusunu gündeme getirip, ayrı bir tartışma açmak istemiyorum. Bu örnek bile CHP’nin dini hassasiyeti hakkında bir fikir verebilir.

     Yine CHP tarafından Ezanın zorla Türkçeleştirilerek okutulması da köylünün nefretini kazanan faktörler arasında yer alıyordu.

     Köyümüzün o zamanlar fahri müezzini Topçu Salih amcanın, Arapça olarak başlattığı ezanı uzaktan gelen jandarmaları görünce Türkçe’ye  çevirmesi komik bir tarzda anlatılırdı. Anadili Çerkesçe olan Salih Amca’nın dilinden okunan, hiç kimse tarafından anlaşılmayan Türkçe ezanı  köyümüzde bir efsane olarak dilden dile hala anlatılır.

     Kısacası ben hep bu hikayeleri dinleyerek büyüdüm. CHP allerjisi içimize öylesine işlemiş ki; solcu ve sosyal demokrat olmanın en moda olduğu 12 Eylül öncesi dönemlerde bile solcu olamadık. Deniz Gezmiş’lerin  efsaneleştirildiği, fakültede parka giyen ve sol yumruğunu havaya sıkarak slogan atanların en güzel kızları kaptığı dönemlerde bile solcu olamadık.

     Bu gün altmış yaşına geldim;  CHP genel başkanı Kılıçtaroğlu’nun bile başaramadığı bir rekora imza attım. Kaç seçim geçirdim bilmiyorum ama, yerel ve genel seçimler dahil her seçimde mutlaka oyumu kullandım. Burada bile, bir kez olsun CHP’ye oy vermek nasip olmadı.

     Kaderin cilvesi ne bakın ki, beni CHP’ye çok yakın komşu eyledi. Şihane’deki iş yerimde bir üst katım CHP il başkanlığı. Müşterek mekanı kullandığımız için zaman zaman karşılaşıyoruz.

     Mübarek ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günlerde, CHP ile ilgili şeylerle kafanızı şişirmek istemezdim. Neyleyelim, bize gördüğümüzü yazmak düşüyor.

     Kılıçtaroğlu, teşkilatlara genelge üstüne genelge göndererek ramazan hassasiyetine vurgu yapıyor. Mensuplarını, gecekondularda iftar sofralarında halkla beraber olmaya çağırıyor. Peki ne oluyor dersiniz.

     Geçen gün binamız her zamankinden daha kalabalık bir sirkülasyona sahne oldu. Kapıcıya sordum ne oluyor diye. Eski Gaziantep belediye başkanı Celal Doğan Büyükşehir için aday adayı olduğunu ilan için basın toplantısı yapıyormuş.

     Toplantı bitiminde tesadüfen kapı önüne çıkmıştım. Kapının önüne çıkan herkes, ellerinde sigara, su şişeleri ve çay bardakları ile koyu bir sohbete dalmış. Ramazan olduğunun farkında bile olmadan son derece doğal bir ortamda yiyip içip politika yapıyorlardı.

     Baktım, baktım ve bir daha baktım. İşte gerçek ve samimi CHP budur dedim. Yapmacıktan riyadan uzak ve gerçek halleri ile toplumun karşısındaki CHP buydu.

     Ben niye onlara oy vermediğimi bir kez daha idrak ettim. Acaba CHP bu milletten iktidar olacak miktarda oyu neden alamadığını idrak etmiş midir?

YORUM YAZ
TOPLAM 5 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - CerkesAli:08 Ağustos 2013, Perşembe 04:28

    sozum chp ye

  • - CerkesAli:07 Ağustos 2013, Çarşamba 02:31

    Eee, ne demisler " Can cikar, huy cikmaz", ya da " Yedisinde ne ise yetmisinde de odur".

  • - Ferhat:06 Ağustos 2013, Salı 23:48

  • - antiakp-tokat60:06 Ağustos 2013, Salı 22:39

  • - Misafir06 Ağustos 2013, Salı 18:42

    amerikalı askerlerı adandan camıde agırladılar yaa obama ayakkabılarımıle gırdı ya camıye o zamn konussaydın yaa yalaka herif