ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Bir dedem şehit bir dedem gazi

Mehdi Çetinbaş

17 Mart 2013 Pazar 21:40
  • A
  • A

Bu gün 18 Mart, tam 98 yıl oldu. Çanakkale’yi destanlaştıran, tarihimize altın sayfalar kazandıran şehitlerimizi, vatanın bağrına teslim edişimizin üzerinden koskoca 98 yıl geçmiş.

Çanakkale deyince nedendir bilmem, boğazımda kocaman bir yumru düğümlenir. Küçücük bir kara parçasında 250 bini bizden olmak üzere tam 500 bin insanın kanı dökülmüş. Mehmet Niyazi Üstadımızın tabiriyle, insanların ölmeden önce mahşeri yaşadıkları yer.

Çanakkale öyle bir yerdir ki, mutlaka her birimizin uzak ya da yakın bir akrabasının gömülü olduğu ortak vatan mezarlığıdır. Bu güne kadar rastlamadım ki, orada yatan akrabası olmayan bir Türk ailesi olsun. Burada Türk kelimesini, bir genelleme olarak kullanıyorum.

Çanakkale aslında, daha geniş anlamıyla, İslam dünyasının farklı etniğe mensup insanlarının koyun koyuna yattığı bir cennet bahçesidir. Zira orada yatanlar, sorgusuz sualsiz Allahın vaat ettiği o mertebeyi hak ederek, Peygamberimizin sancağı altına giren atalarımızdır.

Ben de bir Çanakkale şehidi ve gazisinin torunu olarak, bu zaferde pay sahibi olmanın gururunu her zaman taşıyorum.

Annemin dedesi şehit, babası ise Çanakkale gazisidir. Baba oğul birlikte Çanakkale’de savaşmışlardır. Bu durum şüphesiz bir tek bizim ailemize has değildir. Ülkemiz, bu ve benzeri dramı sayısız ailede yaşamışlardır.

Merhum şehit büyükbabamızın dramı, romanlara konu olacak bir yaşamdır. Büyükbabamız 1864 Çerkes Sürgünü sırasında Kafkasya’dan koparılan, Balkanlara yerleştirilen bir Çerkes ailesinin çocuğu olarak, o zamanlalar Osmanlı toprağı olan Varna’da 1876 yılında dünyaya geldi.

Doksan üç harbi olarak anılan 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında, Varna Rusların eline geçince, iki yaşında Balkanları terk eden ailesi ile birlikte, bir Çerkes köyü olan İzmit’in Ketenciler köyüne yerleşti.

Balkan savaşları sırasında 1912 yılında, 36 yaşında gönüllü olarak orduya katıldı. Birinci ve ikinci balkan savaşlarında bulundu. Balkanların kaybının ardından köyüne sadece bir haftalığına uğrayarak, trenle Suriye cephesine gitti. Burada Cemal Paşa’nın kuvvetlerine katılarak savaşa devam etti.

1915 yılının Ocak ve Şubat aylarında yapılan kanal harekâtına katıldı.  Süveyş Kanalından geçerek İngilizler tarafından Çanakkale’ye getirilmek istenen Hintli gurupları engelleme savaşında kahramanca çarpıştı. Burada yenilen ve büyük kırıma uğrayan 25 bin kişilik Osmanlı ordusunun içinde kurtulan bir iki bin askerin içinde yer aldı.  Büyük Dedem yaralı olarak kurtulmuştu.

1915 Nisanına kadar tedavi oldu. Trenle yeniden İstanbul’un yolunu tuttu. Tren, İzmit’te köyünün belki de on kilometre yanından geçmişti. O, doğruca Selimiye kışlasında asker toplama merkezine gitti.

Buradan Çanakkale cephesine asker sevk ediliyordu. Mahşer yerini andıran Selimiye kışlasında karşılaştığı bazı İzmitli tanıdıklarından, on altı yaşındaki oğlu Koblı İlyas’ın da askere gönüllü olarak katıldığını duydu.

Koblı İlyas, benim gerçek dedemdir. 1315, yani miladi 1899 doğumludur. Tokat, Zile türküsünde bahsi geçen on beşlilerdendir. 1915 yılında 16 yaşındayken gönüllü olarak Çanakkale cephesine gitmiştir. Koca Selimiye kışlasında babasını son bir kez olsun görme fırsatını bile bulamadan cepheye sevk edilmiştir.

Büyük dedemiz Koblı Yusuf’un şahadetiyle ilgili elimizde maalesef yazılı bir belge yoktur. Ancak ulaşabildiğim belgelerde 7. tümende kayıtlı olduğunu buldum. 7. Tümen ise, Albay Halil Bey komutasında Kirte Köyü yakınlarındaki Zığındere savaşlarında büyük bir kayıp vermiştir. Bu tümenden çok az sayıda asker kurtulmuştur. İhtimaldir ki büyük dedemiz, bu savaşlar sırasında şehit düşmüştür.

Doğru dürüst Türkçe konuşmayı bilmediğini sandığım, anadili Çerkesçe olan büyük dedemin şehit olduğu sırada ihtimaldir ki künyesi de yoktu. Çanakkale şehitleri arasında, bilinen listelerde yer almamıştır.250 bin şehitten bahsettiğimiz Çanakkale’de, resmi kaydı olan 57 bin civarında şehidimiz vardır. Büyük dedemin de aralarında olduğu, 200 bin civarındaki şehidin de isimlerini tespit etme çalışmaları mutlaka yapılmalıdır. Bu konuda ailelerden alınan bilgilere itibar edilerek, mutlaka araştırmalar yapılmalıdır.

Savaş ortamında, şehit kayıtları maalesef sağlıklı olarak tutulamamıştır. Savaşta, kısa süreli olarak yapılan ateşkeslerde şehitler, hiçbir kimlik tespitine bakılmadan alel acele gömülmek durumunda kalınmıştır. Elbette bu durum bir zorunluluktan kaynaklanmıştır.

Dedem Koblı İlyas, Anafartalar cephesinde bulunmuştur. 1915 yılının Ağustosunda cereyan eden savaşlarda, geri hizmetlerde görev almıştır.

Ben, dedemin tek erkek torunu olarak onun otoritesi altında yetiştim. Çocukken dedemin bana öğrettiği “Adalet, Musavat, Uhuvvet yaşasın Hürriyet"  sloganının bir İttihat Terakki sloganı olduğunu çok sonraları öğrendim. Çanakkale dehşetini canlı olarak ondan dinledim.

Aynı dedem daha sonra Kurtuluş Savaşına katılarak, 9 Eylülde İzmir’de Yunan’ı denize dökenler arasında yer aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine verilen kırmızı şeritli istiklal madalyasını ömrü boyunca şerefle göğsünde taşıdı.

Bu gün bu madalya onun mirasçısı olarak benim uhdemdedir. Öğretmenlik hayatımda birkaç kez Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında göğsüme takarak gururla taşıdım.

Gazi  dedemi  5 Şubat 1976 yılında, 77 yaşında kaybettim. Mezarı İzmit Ketenciler Köyündedir. Büyük Dedem Koblı Yusuf ise, Çanakkale’deki sahipsiz mezarında yatıyor. Bakmayın benim sahipsiz dediğime, o gerçek sahibi Allahın huzurunda, bir şehit olarak makamların en yükseğinde oturuyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın öncülüğünde bu yıl şehitlerimiz için indirilen 250 bin hatime benim  dedem de dahil edilmiş.

Bu gün 18 Mart 2013, Çanakkale’deki isimsiz kahramanlardan iki tanesinin kaydını da ben tarihe düşmek istedim.

Çanakkale öyle büyük bir destan ki, yazmakla bitmez. Yıllar geçtikçe Kırgızların Manas’ı gibi, bir çığ misali tüm tarihimizi kuşatacaktır.

Sinemacılar ve romancılar için, Çanakkale’de yazılacak çok şey var. Gelecek hepimizin sırtına önemli sorumluluklar yüklüyor.

YORUM YAZ
TOPLAM 5 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Cevdet Paşa:20 Mart 2013, Çarşamba 22:44

    Aynı İlyas Kobul dan mı bahsediyoruz şaştım kaldım

  • - allah rizasi icin:18 Mart 2013, Pazartesi 21:53

    allah rizasi icin tüm sehitlerimize bu topraklari korumak icin canini vermis sehit askerlerimizin ruhuna EL FATIHA!

  • - GERCEK ROBIN HOOD:18 Mart 2013, Pazartesi 19:00

    YASASIN TURKIYE CUMHURIYETIMIZ !!!!! ÖLÜMSÜZ TURKIYE !!! TURKUN ULUSU !!! AVCUNU YALASIN IHANET BÖCEKLERI !!!

  • - BOBOLIT:18 Mart 2013, Pazartesi 18:59

    BUNCA SEHIT VERDI BU MILLET !!! BU TOPRAKLARI HIC KIMSEYE PAZARLIK ASLA OLMAZ !!! DAGA CIKMA ZAMANI BIZE GELIR ELBET !!!...

  • - aynur yılmaz:18 Mart 2013, Pazartesi 10:49

    çerkezlere vatan haini diyenler okusun...