ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Başörtüsü bu ülkenin gerçeği

Mehdi Çetinbaş

23 Mayıs 2013 Perşembe 08:21
  • A
  • A

     Birkaç gün önce bazı gazetelerde ve internet sitelerinde yer alan bir haber, kanaatime göre yeterince değerlendirilmedi.

     Gazeteci Metin Altınok’un twiter hesabından duyurduğuna göre, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 16.30’da kalkan Ankara uçağına binecek olan bir gurup bayan yolcu, bilet kontrolünü yapan görevlinin başörtülü olmasını protesto ederek kuyruktan ayrılıp, bilet kontrolü yapan diğer erkek görevlinin önünde sıra olmuşlar.

     İşin ilginç tarafı, hiçbir medya kuruluşunun bu olayı irdelememesiydi. Ben sandım ki, gazeteciler, ya da televizyonlar, Metin Altınok’u bulup canlı yayına çıkaracaklar,  ya da havaalanına gidip o başörtülü bilet görevlisini bulup konuşturacaklar.

     Aradan üç gün geçmesine rağmen,bu olayın detayı ile ilgili hiçbir yayına rastlamadım. Başta Metin Altınoki olmak üzere, gazeteciliğin önemli kurallarından biri olan fikr-i takip müessesesi, basınımız tarafından es geçilmiştir.

     Fenerbahçeli iki taraftarın muz gösterme hadisesini Türkiye’nin bir numaralı gündemi yapıp, 2020 olimpiyatları adaylığını tehlikeye atacak derecede yayınlar yapan basınımızın güzide yöneticilerinin, bu olayı görmezden gelmeleri beni gerçekten de şaşırttı.

     Muz göstermeyi ırkçılık, ayrımcılık ve hakaret olarak değerlendiren insanlar yerden göğe kadar haklıdır. O muz gösteren taraftar, belki de eyleminin ne anlama geldiğini tam anlamıyla idrak edemiyordur, belki de amacını aşan bir eyleme imza atmıştır.

     Bu kadınların eylemi ise, bilinçli ve tamamen tahkir ve aşağılamaya yönelik bir eylemdir. Yıllarca eleştirdiğimiz, Amerika’daki beyazların zencileri dışlamalarından ne farkı vardır bu olayın.

     Kendini laik, Atatürkçü ve çağdaş gibi kelimelerle ifade eden hasta ruhlu bu azınlığın davranışı, mercek altına alınmalıdır. Basit üçüncü sayfa haberi olarak gündeme gelen bu olay, psikologlar tarafından da tez konusu olarak incelenmelidir.

     Kafasına başörtüsü takan herkesi AKP’li gözüyle gören ve Tayyip Erdoğan düşmanlığı için malzeme yapan bu zavallılar, ebediyen muhalefete mahkumdurlar.

     CHP’ de az olmakla birlikte, muhalefete mensup MHP; BDP, BBP ve Saadet Partisi gibi birçok partide başörtülü kadınlar mevcuttur. Ayrıca unutmayalım; marjinal bir gurup bile olsa, bir cemaat partisi olan, en büyük Tayyip Erdoğan düşmanı Haydar Baş’ın partisindeki kadınların tamamı da başörtülüdür.

     Laik değil ama, laikçilerin en büyük hastalığı, bu milletle aralarında bulunan kan uyuşmazlığıdır. Yıllardır kurdukları baskı ve şiddet rejimi sayesinde, iktidarları sembolik yönetimlere dönüştürüp, muktedirliği kendi bünyesinde tutan derin yapıların artık sonu gelmiştir.

     Sabiha Gökçen Havaalanı’ndaki bu tepki, muktedir olma gücünü elinden kaçıran insanların çılgın davranışıdır. Bu davranış aynı zamanda,  eski kölesini kendisini denetleme makamında gören bir efendinin şuursuz tepkisine de benziyor.

     28 Şubat rejiminde, üniversite kapılarındaki güvenliklere verdiği talimatla yetinmeyip, bizzat kapıda durup, Maraş’ı istila eden Fransız askerine rahmet okutacak şekilde kızlarımızın başörtülerini çıkaran ve bu eylemden sadistçe zevk alan, şimdinin CHP milletvekili Fatma Nur Serter hanım ,umarın bu kadınları bulur ve onları onurlandırır.

     Kendilerine sorulduğunda, biz başörtüsüne değil, türbana karşıyız gibi saçma sapan cevaplar veren bu insanları Allah ıslah etsin demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

     Bazen düşünüyorum; bu Tayyip Erdoğan ne şanslı adam diyorum!  Karşısında öyle bir muhalefet var ki; kendisinin ekstra bir çalışma yapmasına gerek kalmıyor.

     Bilmem söylemeye gerek var mı? Biletlerini başörtülü görevliye kontrol ettirmeyen o bayan gurubu adım gibi eminim; CHP seçmenidir. Zavallı CHP, bu olayda bile, eleştirilecek bir yapı olarak akla gelen ilklerden biri oluyor.

     Partisinin içinde birbirine yüz seksen derece zıt görüşler savunan insanları, demokrasi örneği gibi gösteren zavallı Kılıçtaroğlu,ne yapsın garibim; mızrağı çuvala sığdırmak için uğraşıyor.

     Bu laikçiler,ulusalcılar, Atatürkçüler; kısacası halkı tanımayan ve halktan kopuk ne kadar gurup varsa hepsine tavsiyem oturup düşünsünler. Şu güzelim dünyayı durduk yere kendileri için yaşanmaz bir cehennem haline çevirmesinler.

     Kabul etseniz de etmeseniz d,başörtüsü bu ülkenin bir gerçeği!

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.