ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

13 Haziran Sabahı Yeni CHP Sürpriz Olmaz

Mehdi Çetinbaş

12 Nisan 2011 Salı 00:54
  • A
  • A
Siyasi partiler, merakla beklenen geçici milletvekili aday listelerini nihayet YSK’ya teslim ettiler. Şimdi ise kopacak olan vaveylayı beklemeye başladık. Hoş, bazı sızan bilgiler bile CHP’de fırtınaların kopmasına yetti de arttı bile.
Listede adını bulamayan, sadece hizmet için politika yaptıklarını söyleyen aslan sosyal demokratlar, bir anda kükremeye başladılar. Başta Canan Arıtman olmak üzere hızlı Atatürkçüler, kendi isimlerinin bulunmadığı listeleri laiklik için tehdit olarak çoktan ilan ettiler bile.

Klasik bir Nasrettin Hoca fıkrasıdır. Hoca merhum her zaman olduğu gibi yine eşeğini kaybetmiştir. Hoca eşeği aramaktadır. Bir yandan ıslık çalar, bir yandan da türkü çığırmaktadır. Durumu gören komşular merakla sorarlar.
-Hocam bu ne hal! Hiç de eşeğini kaybetmiş bir halin yok. Ne güzel türkü söylüyorsun.
Hoca hemen cevabı yapıştırır.
-Bir bakmadığım şu tepenin ardı kaldı. Oraya da bir bakayım, şayet bulmazsam siz o zaman benim ağlama sesimi dinleyin.


Gerçekten de durum Hoca’nın fıkrasını andırıyor. Aday adayları son dakikalara kadar bir umutla beklediler. Saat 17.00 da bakılmayan tepenin ardı da göründü. Anında tepkiler yükselmeye başladı. Daha önceki yazılarımızda da ifade etmiştik. Liste savaşından en az etkilenecek olan parti AKP’dir. Partinin başında bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın karizması bu tür tartışmaları engellemektedir.

Haberal ve Aygün gibi isimleri CHP nasıl hazmedecek.

Açıklanan listelere göre, CHP’de büyük bir tasfiye operasyonu gerçekleştirilmiştir. Deniz Baykal’a kerhen tahammül edilirken, ekibi adeta ekin gibi biçilmiştir. Aynı şey Önder Sav’a yapılmıştır. Bu listelerin hazırlanması aşamasında Kemal Kılıçtaroğlu’nun ağırlık koyabildiğini söylemek çok güçtür. Listelerde Gürsel Tekin imzası aleni olarak görülmektedir.
Partiye büyük umutlarla gelen Gazeteci Enver Aysever’in, listede seçilemeyecek bir sırada yer bulması sonucu istifa etmesi, ibretlik bir olaydır. SKY TV ekranlarını her zaman CHP emrine tahsis eden, her ortamda sosyal demokrat olduğunu haykıran Enver Aysever’in yer bulamadığı listede, merkez sağ görüşleri ile tanınan Sinan Aygün, Mehmet Haberal gibi isimlerin rahatlıkla yer bulmaları haklı bir isyana sebep olmuştur.
Ergenekon davasının üst düzey yöneticileri olmakla suçlanan üç isim, CHP listelerinden meclise taşınırken, Silivri’de yatan yüzlerce mahkuma palikarya muamelesi yapılmıştır. CHPErgenekon’un üst düzey yöneticileri olmakla suçlanan, Haberal, Balbay ve Aygün’e listelerde yer vererek büyük bir taktiksel hata yapmıştır. Buna karşılık Silivri ceza evinde yatan diğer mahkumlardan imkanı olanlar, bağımsız aday olarak kendilerini kurtarmanın yolunu arayacaklardır. Bu adayların çevreleri ve destekçilerinin çabaları sonucu alacakları oylar, az da olsa CHP’ye zarar verecektir.
CHP seçimlerde bir iki puan daha fazla oy alabilmek uğruna, klasik CHP politikalarının dışında popülist bir politika izleme yolunu tercih etmiştir. Alternatifsiz olarak CHP’ye oy veren sol ve sosyal demokrat seçmenlerin bu durumu kolayca hazmedeceklerini düşünmek safdillik olur.
AKP’nin sosyal demokrat çevrelerden alıp, listelerinde yer verdiği adayları kopya ederek, tersini yapan, muhafazakar gelenekten gelen adayları listesine koyan CHP’nin çabaları, pek fazla işe yaramayacaktır. Geçmişte bunun örnekleri görüldü. Ne Yaşar Nuri Öztürk ne de İlhan Kesicii gibi, muhafazakarlar arasında yer bulamayan kişiler bile CHP’de barınamadılar.

Tüketilen DYP ve DP mirasından MHP’nin alacağı bir pay yoktur.

Sosyal demokrat tabandan gelenlerin AKP içinde barınabilmelerinin temel nedeni, lafı eğip bükmeden söyleyelim: İktidar nimetlerinin ayak altına serilmesidir. Tabi bu arada muhafazakar görüşlerin, sol kanattan gelenlere karşı her zaman daha toleranslı olduğunu da burada hatırlatmakta yarar var. AKP, her ne kadar muhafazakar demokrat bir parti hüviyeti çizse bile, halk arasındaki değişimci imajıyla farklı sesleri ve renkleri bir arada tutmayı başarmaktadır.
Aynı şeyleri diğer partiler için söylemek ne kadar mümkün bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. MHP’nin kendi tabanından gelmeyen adayları ne kadar içine sindirebileceğini hep birlikte göreceğiz. Ergenekon sanığı Engin Alan Paşa’nın MHP’ye kaç oy kazandıracağını yakından takip edeceğiz. AKP’de yıllarca bakanlık yaptıktan sonra, bakan olamayınca partiden ayrılan Murat Başeskioğlu’nun MHP’ye getirisini birlikte gözlemleyeceğiz.
Doğruyol partisinin tükenen mirasından pay almak için Sümer Oral isminden medet uman MHP’yi ibretle izliyorum. Yine aynı MHP’nin, sahte belgelerle kısa dönem askerlik yaptığı için hüküm giyen DYP’li Bahattin Şeker’i Bilecikten aday göstermesi de gerçekten çok ilginç geldi bana.
Aynı şeyler BDP için de geçerli, seçimlere bağımsız adaylarla katılma kararı alan, Kürt milliyetçiliği tabanına dayalı politika yapan BDP, Altan Tan ve Şerafettin Elçi’yi partiye nasıl entegre edecektir çok merak ediyorum. Klasik çizgisi sol ideolojiye dayanan BDP’nin, AKP korkusuyla listelerine dindar ve muhafazakar isimleri alması ona neler getirecek bunları da birlikte izleyeceğiz.
Yine aynı şekilde eski bir Marksist olmakla birlikte, son zamanlarda demokrat çıkışlarıyla dikkat çeken Sırrı Süreyya Önder gibi sivri dilli bir aydın, şayet seçilirse BDP tarafından oluşturulan tek sesli koroya nasıl iştirak edecektir. Gördüğü en ufak bir haksızlık karşısında, kendi partisi bile olsa Sırrı Süreyya’yı kin susturabilir. Bu durumda DTP de önümüzdeki günlerde mecliste renkli görüntüler sergileyecektir demektir.

Kılıçtaroğlu Önder Sav faktörünü çok hafife almıştır.

Önümüzdeki seçimler şimdiden çok renkli geçeceğe benziyor. Bu seçimlerde en büyük değişimi CHP gerçekleştirmiştir. Deniz Baykal’ı yalnız bırakarak ekibini tasfiye eden Kılıçtaroğlu çok büyük bir kumar oynamıştır. Hele Önder Sav gibi bir kurt politikacıyı dışarıda bırakarak adeta yangına körükle gitmiştir.
Kılıçtaroğlu Önder Sav faktörünü çok hafife almıştır. Yılların politikacısının, parti içinde daha rahat kontrol edilebilmesi imkanı varken, liste dışı bırakılarak sürekli olarak teşkilatları karıştırabilecek bir zaman dilimi, farkında olmadan Önder Sav’a verilmiş oldu. Bunu da önümüzdeki zaman diliminde hep birlikte göreceğiz.
Bu listeler bize, üçüncü dönem, tek başına AKP iktidarını göstermektedir. Önümüzdeki dönemde de AKP icraatları kaldığı yerden devam edecektir. Muhalefet öyle çaresiz ve öyle zor durumda ki, yirmi sekiz milletvekili çıkaracak bir listede, on ikinci sıradaki CHP’li Enver Aysever isyan edip istifa ederken, AKP’nin on altıncı sırasında bulunan Cemal Özdemir mutluluktan uçuyor. Bu durum bile olayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Listelerdeki ilk şaşkınlık geçtikten sonra, önümüzdeki günlerde seçim savaşları yurt sathına yayılacaktır. Bu listelerden anlaşıldığına göre AKP içinde pek fazla çatlak ses duymayacağız. Aynı şey MHP için de söylenebilir. MHP gibi geçen dönemi başarısız olarak geçiren bir partinin, hazırlamış olduğu aday listesi ne kadar inandırıcı olacak birlikte göreceğiz.
Bu listelerde acınası durum Kemal Kılçtaroğlu’nun durumudur. Çoğu vilayetlerde teşkilatlara rağmen onaylanan listelerle nasıl seçime gidilecektir? Böyle bir durumda yük tamamiyle genel başkan Kılçtaroğlu’nun sırtına binmektedir.
Kılıçtaroğlu’nu bekleyen bir tehlike daha var! Yüzde otuzun altında alınacak olan oy oranı kesinlikle onun sonunu hazırlayacaktır.
Harcanan Baykal ekibi pusuya yatmış, 13 Haziran sabahı Kılıçtaroğlu(Pardon Gürsel Tekin) ekibinin alacağı oy oranını bekliyor.
13 Haziran sabahına başka bir CHP ile uyanmamız hiç de sürpriz olmaz.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.