ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Yeşil hem ölü hem sağ!

Kürşat Özdemir

05 Ağustos 2013 Pazartesi 02:43
  • A
  • A

Trap:“Dünyayı aldatmak için dünyanın rengine bürünmeli!” W.  Shakespeare

Türkiye’nin yakın tarihinde üzerinde en çok konuşulan, yorum yapılan, kitap yazılan isimlerinden biri de Mahmut Yıldırım daha bilindik adı ile Yeşil’dir. Yeşil hafızalarda Susurluk’ta 3 Kasım 1996 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile birlikte Türkiye’nin gündemine gelen “devlet – siyaset – mafya” üçgenindeki ilişkiler ağının ortasındaki isim olarak yer aldı. Bu süreçte açılan tüm soruşturma ve davalarda ismi gündeme geldi, “o” konuşsa her şey aydınlanacak, “o” anlatsa Türkiye üzerindeki bu kara lekeden kurtulacaktı.

Devlet ise Yeşil’i bir türlü bulamıyordu. Bir kesim onun kesinlikle öldüğünü düşünüyordu. Bunlar arasında devletin en üst düzey siyasetçi ve devlet adamları da vardı. Yeşil tüm sırları ile birlikte ölmüştü, tüm mevzular artık kapanmalıydı. Oysa onun hayatlarına dokunduğu insanlar bir türlü onun öldüğüne inanmadılar. Bir dönem birlikte görev yaptığı isimler, oğlu, kimi gazeteciler ve yer altı dünyasının tanınmış isimleri Yeşil’in yaşadığını iddia ettiler sürekli…

Yukarıda da değindiğimiz gibi Yeşil ile ilgili o kadar çok şey söylendi, hakkında öyle şehir efsaneleri anlatıldı ki sanki ne söylesek tekrara düşeceğiz. Biraz da bunun bilincinde olarak şimdiden şunu söyleyelim, yazacaklarımızda çok da yeni şeyler yok! Yeşil’i durduk yerde de hatırlamadık; hızla akan gündem içinde kendisine fazlaca yer bulamayan bir haber dikkatimizi çekti. Habere göre, Diyarbakır'da devam eden 16 sanıklı JİTEM davasında yargılanan ve yaşayıp yaşamadığı tartışmaları süren 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın bulunması için gazeteye ilan verilecek. (Radikal – 19.07.2013)

Mahkemenin gazete ilanı ile Mahmut Yıldırım’ı araması bile devletin kayıtlarında Yıldırım’ın ölü olmadığını gösteriyor. Yani bu ilanla birlikte Mahmut Yıldırım’ın yaşadığı devlet eliyle kabul edilmiş oluyor. Peki öyleyse bazı askerler de dahil kimilerinin basına yansıyan fotoğraflardaki kişinin dahi Yeşil olmadığını iddia etmelerinin sebebi ne?

Bu soruya yanıt verebilmek için, son yıllarda yayınlanmış iki önemli kitaba göz atacağız. Biri emekli albay Arif Doğan ile yapılan söyleşilerden oluşan “JİTEM’i Ben Kurdum” diğeri isegazeteci Çetin Agaşe tarafından kaleme alınan “Postal” adlı kitap*.  Bu iki kitapta Yeşil ile ilgili bu ikilemi çözebilecek ipuçlarını bulmak mümkün görünüyor.

Emekli albay Arif Doğan’ın JİTEM’i terörle mücadelede hem istihbarat toplayan hem de toplanan istihbarata göre operasyon yapabilen bir istihbarat gücü olarak kendisinin kurduğunu söylediği ve JİTEM ile ilişkili birçok isim ve konunun ayrıntıları ile anlatıldığı kitap, 2011 yılında yayınlandı. Bu kitapta Arif Doğan, “Ben ‘yaşıyor’ diyorum, Mehmet Eymür, ‘öldü’ diyor. Benim aldığım en son  habere göre yaşıyor” diyor Yeşil için. Yeşil’i JİTEM’e kendisinin kazandırdığını ve mükemmel bir insan olduğunu belirtiyor.

Kıymık: Arif Doğan’ın kitapta Yeşil ile ilgili verdiği en ilginç bilgilerden biri ise Mahmut Yıldırım’ın JİTEM’e girmeden önce irtibatlı olduğu kişilerden üçte birinin Amerikan ajanları olduğu iddiasıdır. Doğan’a göre Mahmut Yıldırım “MİT kadrosunda görünüyordu ama Amerikan ajanlarına, Philip Morris’in bayilerine ve hükümete, İçişleri Bakanı’na ve Başbakan’a da rapor veriyordu.” (sf. 114)

Arif Doğan “Yeşil”in Mahmut Yıldırım’ın kod adı olduğunu sakal bıraktığı için “sakallı” lakabı ile anıldığını söylüyor. Mahmut Yıldırım’ın ise bir tane olduğunu, onun da “Yeşil” olduğunu vurguluyor.

Mahmut Yıldırım’ı çok iyi tanıyan Arif Doğan’dan, Mahmut Yıldırım ile ilgili yıllardır çok önemli araştırmalara ve haberlere imza atan gazeteci Çetin Agaşe’nin kitabına (Postal) dönelim. Bu kitapta da yine emekli albay Arif Doğan’la yapılan bir söyleşi var ancak tüm kitap bu söyleşi ile sınırlı değil kitapta araştırmacı gazeteci Çetin Agaşe’nin verdiği önemli ve ilginç bazı bilgiler de yer alıyor. Örneğin Agaşe, Mahmut Yıldırım’ın kod adının ‘Ahmet Demir’ lakabının ise ‘Yeşil’ olduğunu söylüyor. Yeşil kod adının ise başka bir insana ait olduğunu iddia ediyor.

Kutlu Savaştarafından hazırlanan 1997 tarihli Susurluk Raporu’nda Mahmut Yıldırım ile ilgili MİT raporlarına da yer veriliyordu. MİT raporlarında Mahmut Yıldırım’ın kod adları olarak; “Ahmet Yeşil – Mehmet Kırmızı – Sakallı – Terminatör” isimlerine yer veriliyor. Kod adı olarak özellikle Yeşil ifadesi bulunmuyor.

1997 yılında TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu’nu raporlarında Eyüp Aşık’ın şu ifadesi ilgi çekicidir:

“BAŞKAN - Bir de "Yeşil" kod adlı Ahmet Demir'e, Ömer Lütfü Topal'ın ölmeden evvel bazı havaleler gönderdiğini söylemişsiniz.

EYÜP AŞIK (Devamla) - Bir iki detay daha var; bunlar çok detay diye şey yapmadım. Şimdi, bu Yeşil'den birkaç tane -bilmiyorum, sizlere nasıl bir bilgi geliyor- Yeşil'ler, en az iki veya üç tane.

BASKAN - İki tane diye biliyoruz.

EYÜP AŞIK (Devamla) - Yeşilin bir tanesiyle falan müşerref olduk biz biraz.(..)”

Çetin Agaşe’nin kitabında da benzer bir iddia söz konusu, iddia ise Keşan Aşireti lideri Ahmet Kıran’ın 1 Şubat 1998 tarihli Gazete Pazar’da yayınlanan açıklamalarına dayandırılıyor. Bu açıklamalara göre, 1994 yılının Aralık ayında Siverek –Diyarbakır yolunda meydana gelen bir trafik kazasında özel harp komutanı iki kişi ve Sedat Bucak’ın bir adamı öldü. Ölen iki özel harpçiden biri (gerçek) Yeşil’di. Kazada ölenler Siverek Belediyesi tarafından apar topar defnedildi ve bu kaza ne yerel ne ulusal basında yer almadı.

Double Trap:Yine Kıran’ın iddialarına göre özel harpte görevli subayların hayatlarını kaybettiği bu kazadan bir süre sonra Diyarbakır yolunda bir başka kaza daha gerçekleşiyor ve bu kazada da Siverek Nüfus İdaresi Müdürü vefat ediyordu. Bu ölümü ilginç kılan ise ölen nüfus müdürünün sonraki yıllarda “Yeşil” lakabını ve Ahmet Demir sahte kimliğini kullanacak olan Mahmut Yıldırım’a sahte ‘Ahmet Demir’ kimliğini veren kişi olmasıydı.

Yeşil ile ilgili olarak gerek devletin çeşitli kurumları tarafından hazırlanan raporlarda gerekse kimi PKK itirafçılarının ifadelerinde yer alan “emekli albay, subay vb.” ifadelerinde Ahmet Kıran’ın iddialarını güçlendirdiğini söylemek mümkün.

Görünen o ki, terörle mücadelenin zirve yaptığı 1990’ların başında G.Doğu’da hem TSK’da ‘resmi’ görevli subaylar içinde hem de Mahmut Yıldırım gibi ‘sivil” unsurlar arasında Yeşil kod adını kullanan farklı kişiler bulunuyor. Yani Yeşil öldü diyenlerde, yaşıyor diyenler de aslında doğru söylüyor. Burada önemli olan hangi Yeşil’in hangi görevlerde bulunup, hangi eylemleri gerçekleştirdiği ve daha da önemlisi çeşitli davalarda devlet tarafından aranan kişinin hangi Yeşil olduğudur.



*JİTEM’i Ben Kurdum, Arif Doğan, Timaş Yay. / Postal, Çetin Agaşe, Paraf Yay. 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.