ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Çözüm sürecine Gezi gölgesi II

Kürşat Özdemir

28 Haziran 2013 Cuma 16:52
  • A
  • A

BU YAZININ İLK BÖLÜMÜ İÇİN TIKLAYIN...

Yazımızın ilk bölümünde PKK’nın finans kaynakları ve bu kaynakların Avrupa’ya etkilerini ele almıştık. Çözüm sürecinde gerçekleştirilen kimi operasyonlarla terörün finansmanı ile mücadelenin ne şekilde yürütüldüğünü görmeye çalışmıştık. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

21 Mart 2013’te Diyarbakır’daki Nevruz Kutlamaları’nda okunan Öcalan’ın mektubu yıllarca “tek muhatap Öcalan” sloganı ile devleti sıkıştırdıklarını düşünen örgütün hem sivil hem silahlı unsurlarında gözle görülmeyen etkiler bırakmıştı. Teröristbaşı Öcalan tüm örgüt üyelerine herhangi bir şart öne sürmeden sınır dışına çekilme talimatı veriyor ve çekilmenin bir an önce yapılmasını istiyordu. İsimleri ancak silahlı mücadele sayesinde tanınan Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Dursun Kalkan gibi isimler Öcalan’ın isteğini yerine getiriyor ancak yaptıkları açıklamalar ile kendilerini oyunun içinde tutmak için çaba harcıyordu.

Öcalan’ın çekilme çağrısı ile birlikte TSK silahlı operasyonlara ara vermişti ancak terörle mücadele hız kesmeden sürüyordu. 23 Nisan 2013’te İstanbul’da yapılan bir uyuşturucu operasyonu ile ABD’nin en çok aranan uyuşturucu kaçakçıları listesinde 4. Sırada bulunan ve PKK ile irtibatlı olarak çalışan Cumhur Yakut yakalanıyordu. 13 yıldır Interpol tarafından kırmızı bülten ile aranılan Yakut, “Baronlar Baronu” olarak tanınıyordu.  Cumhur Yakut eski Van Milletvekili Mustafa Bayram’ın da damadıydı.[1]

Diyarbakır-Bingöl arasındaki kırsal bölgeye güvenlik gerekçesi ile daha önce giremeyen güvenlik kuvvetleri 8 Mayıs’ta başlayan çekilme süreci ile birlikte 24 Mayıs 2013 tarihinde Diyarbakır kırsalındaki 5 köye hava destekli bir baskın düzenledi. Jandarma ve Özel Harekât polisleri ile narkotik köpeklerinin katıldığı operasyona Kobra helikopterler de destek verdi. 5 farklı noktada yapılan baskınlar sırasında 3 ton 45 kg uyuşturucu ele geçirildi. Operasyonu ilginç kılan bir ayrıntı da BDP İlçe Başkanı Harun Erkuş’un jandarma personeline ‘El konulan uyuşturucuyu geri verin yoksa çatışma çıkar’ dediği iddiasıydı. Erkuş ise iddiayı yalanlıyor, “Operasyon olunca PKK için yapılıyor sandık.” diyordu.[2]

Terörün finansmanı ile mücadele kararlılıkla sürdürülüyor, operasyonlar sadece uyuşturucu ile sınırlandırılmayıp, kaçak sigara ve mazot ile ilgili büyük operasyonlar düzenleniyordu. Mayıs 2013’e gelindiğinde Türkiye çözüm süreci ile birlikte Güneydoğu’daki pek çok ilde önemli yatırımlar gerçekleştiriyor, mayından temizlenen bölgelerde tarım ve madencilik faaliyeti başlıyordu.

Kesme: Bir dönem tarımsal faaliyet karşılığı mayınların temizlenmesi işinin İsrail’e verilmesi ile gündeme gelen Suriye sınırındaki mayınlı araziler ile ilgili 28 Ocak 2013 tarihinde GAP Bölge Kalkınma İdaresi (BKİ) Başkanı Sadrettin Karahocagil “Bu alanlarda enerji için kullanılacak sahalar var, ciddi doğal ve kültürel miraslar var. Hem petrol hem doğalgaz üretimi yapılabilecek yerler var.” açıklamasını yapıyordu.[3]

Mayıs 2013 Türk ekonomisi için dönüm noktalarından birini de işaret ediyordu. 14 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen son ödeme ile birlikte Türkiye’nin IMF’e olan borcu kapanmış, Türkiye IMF’e borç vermeyi teklif etmişti. Merkez Bankası’nın toplam rezervleri Mayıs ayının ilk haftası 3 milyar 416 milyon dolar artarak tarihin en yüksek seviyesi olan 135 milyar 245 milyon dolara yükselmişti.[4]

3 Mayıs 2013’te Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi İstanbul’a üçüncü havaalanı yapılması ile ilgili gerçekleşmiş, ihalede bedel ödenecek KDV de eklendiğinde toplam 26 milyar 142 milyon euroyu bulmuştu. [5] Yine aynı tarihte Ankara’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Japonya Başbakanı ile22 milyar dolarlık nükleer yatırım anlaşması imzalıyordu.[6]

29 Mayıs 2013’te İstanbul Boğazı üzerine yapılacak üçüncü köprünün (Yavuz Sultan Selim Köprüsü) temeli atılıyordu. Hem araç trafiğine hem raylı sisteme sahip olacak köprünün bu yönü ile dünyada ilk olacağı açıklanıyordu.

Uluslararası piyasalarda da Türk ekonomisinin itibari artıyordu. Mayıs ayı itibari ile dünyanın sayılı finans derecelendirme kuruluşları birer birer Türkiye’nin kredi notunu yükseltiyor[7], Türkiye yabancı yatırımcılar için “yatırım yapılabilir” ülke seviyesine geliyordu.

Sonuç: Mayıs ayının sonu ile birlikte çevreci bir eylem olarak başlayan ve Haziran’ın ilk haftasında artık kimin ne için orada olduğunun anlaşılamadığı bir kaos ortamına dönüşen Gezi Parkı olayları ile ilgili olarak 5 Haziran 2013’te Taksim Platformu adına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a verilen talep listesinde Gezi Parkı’nın çok dışında Türkiye’nin ekonomik büyümesini direkt etkileyecek talepler de dikkat çekiyordu. Platform, hükümetten üçüncü köprü, nükleer santral, Kanal İstanbul, üçüncü havaalanı gibi yatırımların durdurulmasını, THY’deki grev ile ilgili adımlar atılmasını vb. talep ediyordu.[8]

Sanki birileri Ak Parti’nin Türkiye’nin kalkınmasının önündeki en önemli engel olarak görülen PKK terörünü bitirmek ve Kürt Meselesi’ne demokratik çözümler üretmek adına ortaya koyduğu irade sayesinde ülkenin kavuştuğu istikrar ve güven iklimini değiştirmek istiyordu. Elbette bu süreçte duran askeri operasyonlara rağmen özellikle narkotik operasyonlar ile bir terör şirketi haline gelen PKK’nın Avrupa ülkelerindeki yöneticilerinin şahsı hesaplarında tutulan serveti büyük darbe almıştı.

Türkiye’nin istikrarsızlaştırılması adına Avrupa ülkelerince açıkça veya örtülü olarak desteklenen terör örgütünün sınır dışına çekilmesi, Türkiye’nin sağladığı bu huzur ve istikrar ortamında sürekli bir ekonomik büyüme hızı yakalaması belli ki kaostan ve terörden beslenen lobileri de harekete geçirmişti. Hükümete tepki göstermek adına samimi anlamda Gezi Parkı’nda buluşan gençler Atatürk posterleri ile yan yana asılan PKK bayrakları ve Öcalan posterleri ile eylemlere karşı ilk hayal kırıklığını yaşamıştı.

Gezi Parkı eylemlerinin enerjisinden faydalanmak isteyen lobilerin eylemleri ülke geneline ve özellikle Güneydoğu’daki kritik illere yayma çabaları sonuçsuz kalıyordu. Yıllarca PKK teröründen birinci derecede zarar gören Kürt vatandaşlarımızın sağduyusu ile bu lobilerin kriz arayışları ulusalcı kitlelere yöneliyor, artık iş televizyonlardan “polis kıyafeti giyip meydanlara çıkalım mı?” türünden aleni provokasyon planlama noktasına vardırılıyordu.

Gezi Parkı eylemleri ile birlikte Türkiye’nin enerjisi bir merkeze odaklanıyor ve hükümetin önünde bulunan önemli gündemler eylemlerin gölgesinde kalıyordu. Çözüm sürecinin demokratik açılımları ile ilgili yasal düzenlemeleri de içeren 2. aşamasında Gezi Parkı olayları nedeni ile yaşanan gecikmeler son bir haftada yaşanan görüşmeler ile giderilmeye çalışılıyor.

İnceltme İşareti: Gezi Parkı eylemlerinin ilk gününden itibaren içerisinde yer alan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder Diyarbakır’da toplanan DTK’yı Gezi Parkı olayları ile ilgili açıklama yapmamak ve destek vermemekle suçladı. Önder’in suçlamalarına cevap veren DTK Eş Başkanı Ahmet Türk “Gezi Parkı eylemlerinde demokrasi talebi var. Bu talep bizim de istediğimiz taleplerdir. Eylemlerde, yaşam biçimlerine karışılmasını istemeyen yeni kuşak bir nesli gördük. DTK olarak biz bu demokrasi taleplerini destekliyoruz. Gezi Parkı eylemlerinde, demokrasi taleplerinin yanında bilinçli bir senaryo da devreye girmiş olabilir. Eylemlerde, demokrasi talebinde bulunanlarla birlikte hükümeti yıpratmak ya da çözüm sürecine karşı olan farklı grupların da yer aldığını söyleyebiliriz” diye konuştu.



[1] http://www.inp.gov.tr/uyusturucu-baronu-yakalandi.htm

[2] http://www.haberturk.com/gundem/haber/847053-komando-girmez-daglarda-uyusturucu-operasyonu

[3] http://ekonomi.milliyet.com.tr/turkiye-suriye-sinirinda-servet-yatiyor/ekonomi/ekonomidetay/28.01.2013/1661490/default.htm

[4] http://www.bigpara.com/haber-detay/gundem/merkezin-rezervleri-rekor-seviyede/863820/

[5] http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/23197988.asp

[6] http://ekonomi.haberturk.com/enerji/haber/841331-japonya-ile-22-milyar-dolarlik-anlasma

[7] http://zaman-online.de/30510/turkiyenin-kredi-notu-birer-birer-nasil-yukseldi

[8] http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/06/06/taksim-platformunun-hukumetten-talepleri

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.