ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Baykal neden gönderildi anladınız mı?

Kürşat Özdemir

06 Haziran 2013 Perşembe 07:49
  • A
  • A

Turnusol: “Gücü üzerine tatbik edebileceği bir ‘nesne’den mahrum ederseniz, o güç kendi kendini yıkmaktan başka ne işe yarar ki?” Nabi Avcı – Bombacı Parmanides

Türkiye’nin üzerinde karabulutların eksik olmadığı 1979 yılının yaz aylarında İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’in makam telefonu çalıyordu, arayan Amasya Belediye Başkanı Gündüz Türem’di. Türem, ziyaretine gelen Robert Alexander Peck adında bir Amerikalı’nın kendisine çok ilginç sorular yönelttiğini söylüyordu.

İçişleri Bakanı Güneş, belediye başkanına Amasya’daki Sünni ve Alevi nüfus oranları, işçi sayısı, çatışmaların etnik veya mezhep temelli olup olmadıkları gibi sorular soran Amerikalı ile ilgili Amasya Valisi’nden de benzer bilgileri alınca, Peck’i Amasya’da misafir etmeleri istiyordu. Zorunlu misafirliğin ardından kentten ayrılan Peck; Kıbrıs’ta akredite olmasına rağmen Ankara’da, ABD Büyükelçiliği’nde İkinci Katip olarak çalışıyordu; CIA ajanıydı! Türkiye’de çok ilginç dostluklar geliştiriyor, nedense Peck’in ziyaret ettiği illerde, ziyaretler sonrası büyük olaylar çıkıyordu. (Çorum, Amasya, Kahramanmaraş)

Olay bir süre sonra basına yansıyor, ABD Büyükelçisi Spain, Hasan Fehmi Güneş’ten konu ile ilgili izahat istiyor ancak Güneş “Büyükelçi ile konuşacak bir şeyim yok” cevabını veriyordu. Bu dönemde Abdi İpekçi Suikastı vb. pek çok olayda bizzat soruşturmaların içinde olan ve darbeye giden süreci içinden okumak fırsatı bulan İçişleri Bakanı Güneş, 5 Ekim 1979 tarihinde dönemin film sanatçısı Aynur Aydan'ın evinden çıkarken Hafta Sonu muhabirinin objektifine yakalandı. Hemen istifa etti.

İğne Deliği: Yıllar sonraKanal D televizyonunda yayınlanan Teke Tek programına katılan Aynur Aydan Hafta Sonu dergisi ile anlaşarak bu fotoğrafları çektirdiğini söylüyordu. Yani ortada yakalanma değil, danışıklı dövüş söz konusuydu.

Hasan Fehmi Güneş, 1988 yılında Cüneyt Arcayürek ile gerçekleştirdiği mülakatta bu olayla ilgili hayli ilginç bir bilgiyi paylaşıyordu. Cüneyt Arcayürek bu bilgiyi Darbeler ve Gizli Servisler adlı kitabında şu satırlar ile bizlere aktaracaktı: "İstanbul'dan‘haber’ gelmişti. Enerji Bakanlığında çalışan birine. Güneş'e bir‘tertip yapılacak’ diyordu. Bilgiyi alan emrinde çalıştığı bakana gidip anlatmıştı. Fakat Güneş'in kabine arkadaşı o bakan aldığı mesajı Hasan Fehmi Güneş'e iletmemişti. Bilgiyi Güneş'e götürmeyen Enerji Bakanı Deniz Baykal'dı.”[1]

 Kaleydoskop: “En başından itibaren ABD’nin yanında olmalıyız çünkü Amerika bütün dünyaya ‘Ya bizim tarafımızdansınız ya da değilsiniz’ dedi. Bu konuda Condoleezza Rice Sayın Erdoğan’a ABD’de, ‘Siz gelseniz de, gelmeseniz de biz gidiyoruz’ dedi. Dolayısıyla bizim başka alternatifimiz yok." Rahmi Koç - Milliyet, 26 Aralık 2002 [2]

Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli virajlardan biri olan 1 Mart Tezkeresi’nin TBMM’den geçmemesinin arkasında ABD’nin Irak’a yönelik operasyonuna karşı Türk halkının gösterdiği reaksiyonun yanı sıra dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın “hayır” oyu yönünde grup kararı alması ve Ak Parti grubunun ise bu konuda serbest bırakılması üzerine 100’e yakın milletvekilinin red oyu vermesinin payı büyüktü.

Baykal bu zorlu dönemeçte “milli” bir duruş sergilemiş, “TBMM bugün asıl tezkereye ‘‘Hayır’’ derse Türkiye'yi savaşa sokacak yolu açacaktır.” diyen Ertuğrul Özkök’ün kaptanı olduğu Doğan Medyası’nın uzun süre tepkisini üzerine toplamıştı.

2010 yılının Mayıs ayı başlarında internete düşen ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu ileri sürülen müstehcen görüntülerin ardından 10 Mayıs 2010 tarihinde Baykal genel başkanlık görevinden istifa ediyordu. Baykal’ın ardından CHP Genel Başkanı seçilen Kemal Kılıçdaroğlu ise “Yeni CHP” söylemi ile partinin tüm vitrinini değiştirmekteydi.

Baykal istifasının ardından uzun süre sessizliğini korurken, 9 Mart 2011 tarihinde Milliyet gazetesinden Fikret Bila’ya verdiği mülakatta Oda TV muhabiri İklim Bayraktar’ın kendisine yönelik taciz iddiaları ile ilgili Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü belirtiyor ve sitem ediyordu: “Kemal Bey taciz iddiasını duyduğu an görüşmeyi hemen kesip beni aramalıydı[3]

CHP Eski PM Üyesi Savcı Sayan ise 2012 yılının Ocak ayında bu kez, görüntüler ortaya çıkmadan 3 ay önce bir CHP Genel Başkan Yardımcısı’nın görüntülerden haberdar olduğunu ve bir yemek sırasında “Baykal gidecek” dediğini iddia ediyordu. [4]

Kayarak Müdahale: “Sakin Güç”ten “Gandi Kemal”e doğru evirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı’nda partinin yönetim organlarına yeni isimler dâhil oluyor, genellikle Baykal’a yakın duran isimler ve teşkilatlar tasfiye ediliyordu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu başkanlığında, partinin diğer genel başkan yardımcılarından Faik Öztrak, CHP İstanbul milletvekili Umut Oran ve CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan’dan oluşan “Yeni CHP” heyeti 27 Mart 2011 tarihinde ABD’ye bir ziyaret düzenledi. Hem Amerikan yönetiminden kimi isimler ile görüşen, hem de çeşitli düşünce kuruluşlarında konuşmalar yapan heyetten eski Hariciyeci Loğoğlu, “Anti-Amerikancı değiliz[5] açıklamasını yaparken, Umut Oran; Ak Parti iktidarı döneminde Türkiye-ABD ilişkilerinin çıkmaz sokağa girdiğini vurguluyor ve ilişkileri yeniden onarmak istediklerini belirtiyordu.[6]

Parabol: 27 Mayıs 2013 tarihindeTaksim'deki Gezi Parkı’nın Asker Ocağı Caddesi’ne bakan duvarın 3 metrelik kısmı Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında yıkılması ve 4-5 ağacın da taşınmak üzere yerinden sökülmesi üzerine 50 kişilik bir grubun parka çadır kurması ile başlayan ve giderek binlerce kişinin polis ile karşı karşıya geldiği bir kaos ortamına dönüşen Taksim Gezi Parkı Olayları’nda sosyal medya yoğun olarak kullanıldı.

Taksim’deki olayların 5. gününde Taksim’e gelen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Gezi Parkı Eylemcileri tarafından beklemediği bir tepkiye maruz kalıyor ve BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder tarafından “'Direnişi biz başlattık. CHP ambulans arkasında giden fırsatçı taksi gibi konmak istedi” sözleri ile eleştiriliyordu.

Olaylar boyunca eylemciler tarafından etkin bir şekilde kullanılan Twitter’da  3 Haziran günü CHP Eski PM Üyesi Savcı Sayan’ın attığı bir tweet ise bilgi kirliliği arasında kaybolup gidiyordu: “Śimdi Sayın Baykal'ın neden gönderildiğini anladınız mı...”



[1] Cüneyt Arcayürek, Darbeler ve Gizli Servisler, Bilgi Yayınevi

[2] http://www.milliyet.com.tr/2002/12/26/ekonomi/eko01.html

[3] http://www.milliyet.com.tr/-kemal-bey-in-aramasi-gerekirdi-/fikret-bila/siyaset/yazardetay/10.03.2011/1362190/default.htm

[4] http://www.haberturk.com/gundem/haber/711213-chpde-yeni-kaset-iddiasi

[5] http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/chp-heyeti-abdde-anti-amerikanci-degiliz-haberi-49286

[6] http://www.usasabah.com/Guncel/2011/03/31/chp-abdyle-iliskileri-gelistirecegiz

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Mehmet Keskin:20 Haziran 2013, Perşembe 06:52

    İlginç ve güzel tespitler. Bizleri bilgilendirdiğiniz çin teşekkürler.

  • - Azizcan:07 Haziran 2013, Cuma 16:29