ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Türkiye Suriye ile savaşır mı?

Furkan Kaya

25 Mart 2014 Salı 08:31
  • A
  • A

Uluslararası kamuoyunda tüm gözler Rusya ile ABD arasında Kırım üzerinde devam eden

bilek güreşine odaklanmışken, Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden Suriye savaş uçağını füze

ile düşürmesi, Türkiye ile Suriye’nin sıcak çatışmaya gireceği savlarının kuvvetlenmesine

Türkiye uluslararası hukuka göre hareket etmiştir.

Uluslararası hukuk kaidelerine göre, her ülkenin diğer ülkeler ile arasında ihlal edilemez kara

sınırı olduğu gibi, hava ve deniz sınırı da bulunmaktadır. Yabancı bir devlet izinsiz olarak

bu sınırların herhangi birini ihlal etmesi durumunda, uyarıları dikkate almayıp ihlale devam

ederse karşı ülkenin askeri güç kullanma hakkı saklıdır. Dolayısıyla Türkiye Suriye askeri

uçağının düşürülmesinde angajman kuralları çerçevesinde hareket etmiştir. Bu mesele gayet

Öyleyse gündemi bir anda Türkiye ile Suriye üzerine yoğunlaştıran sebep neydi? Daha

önceki yazılarımda da defalarca bahsettiğim gibi Türkiye konumu gereği yıllardır güç

mücadelelerinin ve yangın bölgelerinin tam merkezinde yer almıştır. Bu ona coğrafyasının

yüklediği bedelin verdiği bir sorumluluk belki de. Neticede Türkiye hem iç hem de dış

siyasette zor bir dönemden geçiyor. Her zaman olduğu gibi iç politika dış politika ile

paralellik arz etmeye devam ediyor.

Türkiye’nin Suriye sınırı güvenliksizleşiyor.

Suriye’de iç savaş ucunda ışığın görülmediği bir tünelde ilerlercesine devam ediyor. Ülke

coğrafyası terör örgütlerinin yuvalanmasına öylesine müsait hale geldi ki, bölge çoktan

Suriye’nin demokratikleşmesini savunan haklı grupların kontrolünden çıkmış vaziyette. Şimdi

ortada El-Kaide ve onunla işbirliğinde olan “Irak-Şam İslam Devleti” (IŞİD) örgütleri kol

geziyor. Suriye’nin siyasi olmasa da fiilen bölündüğü fark etmek pekte güç değil. Örneğin,

ülkenin kuzeyi ve doğusuna doğru Esad muhalifi grupların kontrolünde olan bölgeler mevcut.

Binlerce Suriyeli iç savaşın başladığı ilk günden beri Türkiye topraklarına göç etmeye

devam ediyor. Böylece Türkiye’nin Suriye sınırı her geçen gün güvenliksizleşiyor. Güvenlik

zafiyetinin artması ise Türkiye’yi terör saldırılarına açık hale getiriyor.

IŞİD Süleyman Şah Türbesi üzerinden Türkiye’yi bataklığa çekmeye çalışıyor.

Bunun bilincinde olan El-Kaide ve IŞİD gibi terör grupları Türkiye’nin olası zafiyetlerinden

faydalanmak isterken, bunun için fırsat buldukça taciz saldırılarında bulunmaya devam

ediyor. Son olarak IŞİD’in yayınladığı video kaydında Türkiye’nin koruyuculuğunu yaptığı

Süleyman Şah Türbesi’nin terk edilmemesi durumunda silahlı müdahalede bulunacakları

tehdidini savurduğu görülüyor.

Süleyman Şah Türbesi Türkiye ve Fransa arasında 1921 yılında imzalanan Ankara Anlaşması

ile Türkiye’ye bırakılmıştı. Yani bu bölge hukuki olarak Türkiye toprakları içinde yer alıyor.

Türbeye herhangi bir terör saldırısı durumunda Türkiye’nin anlaşma uyarınca bölgeyi

savunma hakkı bulunuyor. Elbette tehdidi savuran terör grupları da bunun bilincinde fakat

esas amaç Türkiye’yi Suriye bataklığına biraz daha çekebilmek.

Türkiye-Suriye savaşı İran için tehlike

Rusya, Kırım’ın ilhakı konusuyla meşgul olurken bölgedeki gelişmeleri İran yakından takip

ediyor. Türkiye ile Suriye’nin savaşmasını en son isteyecek ülkelerin başında İran’ın geldiği

unutulmamalı. Çünkü böylesi bir durumda taraf olma zorunluluğu içine girecek olan İran,

Türkiye veya Suriye’yi kaybetmeyi göze almak zorunda kalacak ki bu İran’ın yeni dış politika

stratejilerine uyum sağlamıyor.

Türkiye Suriye ateşinin içine girmemeli.

Dolayısıyla Türkiye, bazı güçlerin Suriye meselesinde ateşin içine çekmeye çalışanlara

karşı dirayetli bir yol takip etmelidir. Elbette burada dayanak noktası uluslararası hukukun

göstermiş olduğu kaideler olmalıdır. Suriye’nin Türkiye topraklarına veya hava kuvvetlerine

saldırıda bulunması durumunda NATO’nun devreye girmesi topyekûn bir savaşa yol

açacağından böyle bir senaryonun gerçekleşmesi beklenmemeli. Soğukkanlı fakat misli ile

mukabele edecek düzeyde bir politika takip edilmesi Türkiye’nin menfaatinedir.

Haftanın Sözü: “Her rüzgârda otlar gibi eğilip bükülürsen, dağ kadar bile olsan bir ota değmezsin”

                                                                                                                                                                 Mevlana 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.