ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Savaşın sonu devletlerin sonu mudur?

Furkan Kaya

06 Kasım 2013 Çarşamba 08:15
  • A
  • A

 

 

Devletler arasında savaşın ortadan kalkması, iktidarların da sonunu getirir mi?

Aslında bu sorulara net bir cevap bulmak oldukça güç. Bir bakıma soruyu yönelttiğimiz kişilerden aldığımız cevapların değişken olduğunu ve bunun “Rölativizm” ile alakalı olduğunu düşünebiliriz. Rölativizmi basit bir örnekle açıklamak gerekirse, kahvenizi şekerli mi yoksa şekersiz mi seversiniz sorusunun kişiden kişiye göre değişeceğini, yani hangisi cevabın mutlak doğru olduğunu bilmemizin imkansız olduğunu bir göstergesi olduğunu düşünebiliriz.

Esas olan savaş değil caydırıcılık.

Öyleyse günümüzde devletler arası savaşların artık cephelerde değil “banka hesapları” arasında gerçekleştiğini düşünürsek, ülkelerin ulusal güvenlikleri adına silahlanma yarışı içine girmesi topyekûn savaştan ziyade “caydırıcılık” kabiliyetlerini arttırma amacına yönelik olduğu görülmektedir. Bu husus ile alakalı gösterilebilecek en somut örnek ise İran’ın nükleer çalışmalarının uluslararası arenada bölge ülkelerine yönelik büyük bir tehdit olarak algılanmasıdır. Lakin fark edilmelidir ki, Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin arkasında nükleer silah elde ederek yeni bir “dehşet dengesi” oluşturma gibi bir çaba yer almıyor. Çünkü İran, uluslararası sistemden izole edilmesi ve çevresinde nükleer güce erişmiş devletlerin varlığı sebebiyle bu yolla “caydırıcılık” kabiliyetini koruma peşine düşüyor.

Artık korkulmak sevilmekten saha güvenli değil.

“Arap Uyanışı” veya “Arap Baharı” olarak adlandırılan otoriter rejimlere karşı başlayan halk ayaklanmalarını ise kendi özü itibariyle özgürlük isteyen halkların otoriteye karşı ilan ettiği “savaş” olarak nitelendirebiliriz. Savaşın genel manasıyla bir iradeler çarpışması olarak değerlendirecek olursak, Arap coğrafyasında yaşanılan dönüşüm sürecinin ülkelerde oluşan yeni iradenin otorite ile çarpışma içinde olduğunu fark ediyoruz. Dolayısıyla artık Machiavelli’nin ifade etmiş olduğu “Korkulmak, sevilmekten daha güvenlidir.” düşüncesi ülke idarecileri için uzun vadede istikrar sağlamıyor. Mısır’da halkın oylarıyla Mübarek sonrası cumhurbaşkanı seçilen Mursi’nin dış destekli askeri darbe ile devrilmesinin ardından Mısır halkına yönelik şiddete rağmen meydanlarda darbe karşıtı gösterilerin devam etmesi ve Suriye’de Esad rejiminin muhalifleri bastırmaya yönelik uyguladığı kontrolsüz şiddete karşın radikal gruplara kaymadan özgürlük için adalet istemeleri, baskı ve zorlama ile bölge halklarının kontrol altına alınamayacağını gösterdi.

Taraflar kendilerini güvende hissettiklerinde taviz verebilir.

Machiavelli’nin ünlü “Söylevler” eserinde bahsetmiş olduğu gibi, kötü şeylerden acı çekeceği şüphesine düşen insanlar, kendilerini tehlikeden uzak tutmak için her yola başvurabilir ve iktidarı devirme de daha cüretli olur. Dolayısıyla halkların kendi ülkelerinde otoriteye karşı verdikleri “savaş” da devletlerinin devamlılığına yönelik bir harekettir.

Gerek devletler arası güvensizlik konjonktüründe oluşan mücadelede, gerekse ulusal bazda halkın siyasal iradeye karşı direniş göstermesinde taviz ancak karşı grupların kendilerini güvende hissettiklerinde verilebilir. Bunun maliyeti göreceli olarak ağır veya hafif olacaktır ama barışı tesis etme yönünde taraflara güçlü manevra kabiliyeti sağlayacaktır.

Platon’un “Devlet” isimli yapıtında insanın gözünün iki sebepten ötürü bulandığından bahseder. Birincisi aydınlıktan karanlığa geçişte olur, diğer ise karanlıktan aydınlığa geçişte. Halkların özgürlükleri adına mücadele ettikleri topraklarda, bazı güçlerin “kuklası” olmadan bu yolda nihayete erme gayretleri karanlıktan aydınlığa geçişte ki göz bulanıklığını geçici kılacaktır. Aksi halde içinde bulundukları karanlık gözleri kör etmeye devam edecektir.  

Haftanın Sözü: “Halk cahilde olsa hakikati kavrayabilir. Doğru olanı anlatan güvenmeye değer biri ortaya çıktığı zaman ona kolayca teslim olur.”

                                                                                                                               Cicero

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.