ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Rusya güvenlik stratejisini Kırım’da uyguluyor

Furkan Kaya

04 Mart 2014 Salı 08:34
  • A
  • A

Ukrayna’da sular ısınmaktan çok artık kaynamaya başladığını ifade edersek pek de abartmış

olmayız. Ukrayna’nın devrik cumhurbaşkanı Rusya yanlısı Yanukoviç’in görevinden

ayrılmasından sonra Rusya’nın karşı hamlesini Kırım üzerinden oynaması, meseleyi bölgesel

ölçekten küresel boyuta taşımayı başardı. Şimdi gözler Rusya ile ABD’ye çevrilmiş durumda.

Yalnız Ukrayna olaylarının Kırım üzerinden sadece ABD ve Rusya bazlı çözülmesini

beklemek halen bunun Soğuk Savaş döneminin tezahürü düşüncesinin devam ettiği anlamına

Moskova Kırım’ın iç işlerine karışmada çok daha cüretkar.

18. yüzyılda Rus Çariçesi Katerina tarafından fethedilen, 1954 yılında ise Sovyet lider

Kruşçev tarafından Ukrayna’ya verilen Kırım Özerk Cumhuriyeti Rusya için hem tarihsel

miras anlamında hem de ulusal güvenliği açısından büyük değer taşıyor. Rusya’nın

Karadeniz’de ki donanması Kırım’ın Sivastopol limanında demirli olması, Moskova

yönetimini Kırım’ın iç işlerine karışmada daha cüretkar kılıyor. Son olarak Ukrayna’da

ki olayların getirdiği noktada devlet başkanı Putin öncelikle savaş tatbikatlarını başlatmış

sonrasında ise Kırım’a askeri birliklerini göndermiştir.

Ukrayna’da Rusya muhaliflerinin zaferiyle sonuçlanan olaylara karşı hamle olarak başkan

Putin Kırım’ın bağımsızlığını desteklemeye başladı. Elbette bu durum başta Ukrayna olmak

üzere Batı dünyası tarafından endişeyle karşılandı. Rus askeri birliklerinin Kırım’da ki tüm

harekat ve kilit noktaların kontrolünü ele geçirmesine meşru zemin olarak Putin bunun

bölgedeki Rus vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya yönelik olduğuna işaret etti. Elbette

Olayların bu kadar basit sebebe indirgeyip olağanlaştırmaya çalıştırmak anlamsız olacaktır.

Çünkü Rusya bölgedeki kendi vatandaşlarından çok kendi ulusal güvenliğini koruma altına

almak için askeri birliklerini bölgede konuşlandırıyor.

Rusya sıcak çatışmadan çok müzakere masasında elini kuvvetlendirmek istiyor.

Büyük resme bakmamız gerekirse Rusya’nın bölgede sıcak çatışmayı diplomasiye tercih

etmeyeceğini tahmin edebiliriz. Çünkü Rusya’nın birincil amacı bilhassa NATO’nun

siyaseten ve fiilen yanı başına kadar gelmesine mani olmak. Dolayısıyla Rusya 2008

Gürcistan olaylarında meydana geldiği gibi coğrafyasında varlığını hissettirmek ve elini

güçlendirmek için Kırım’da silahlı kuvvetlerini konuşlandıracaktır. Böylelikle Rusya hem

Karadeniz ve Akdeniz politikalarının geleceğini teminat altına alacak hem de bölgedeki siyasi

nüfuzunu pekiştirecektir.

Dünyaca ünlü stratejistler Mahan ve Modelski deniz gücünün küresel politika ile derin ilişkisi

olduğunu ve bunun küresel operasyonun vazgeçilmez unsurları olduğunu ifade ediyorlar.

Bu görüş aslında Rusya’nın jeopolitik iddiasını açıklar nitelikte. Rusya’nın hakimiyet

politikalarının başında deniz gücünü kullanabilme geliyor. Bunu da özellikle Soğuk Savaş

sonrasında Karadeniz’de gücünü kaybetmemek adına Kırım Sivastopol limanının güvencesi

sağlamaya, Akdeniz’de ki varlığını sürdürebilmek içinse Suriye’nin Tarsus limanında ki deniz

üssünün güvenliğini korumaya çalışmaktadır.

Rusya Ukrayna üzerinde hangi yaptırımlarda bulunabilir?

Kırım gibi özel yerlerin fiziksel coğrafyası uluslararası çatışmaları anlamlandırabilmek için

büyük önem teşkil ediyor. Rusya sıcak limanlara sahip olma ve Akdeniz de var olmak Rus dış

politikasının yüzyıllardır ana stratejilerinden biri. Kırım bu bağlamda Rusya’nın Karadeniz’in

güvenliğini sağlama ve Akdeniz politikalarının devamlılığı adına son derece kritik.

Fakat basit olarak “Rusya Ukrayna üzerinde hangi yaptırımlarda bulunabilir?” sorusunu

soracak olursak bunun enerji kartını kullanarak ekonomik yaptırım yollarını deneyeceğini

söyleyebiliriz.

Amerika’nın deniz üssünün bulunması tek yer Karadeniz

Diğer taraftan ABD, Rusya’nın Kırım’da uluslararası hukuku çiğneyerek müdahalede

bulunacağı endişesiyle Karadeniz’e askeri filosunu göndermek istiyor. Bilindiği üzere, ABD

uzun zamandan beri donanma gücünü Karadeniz’e bulundurma gibi bir gayesi mevcut. Çünkü

Karadeniz havzası coğrafi sorunlara olan yakınlığı ve enerji geçiş güzergahı üzerinde olması

nedeniyle hem Rusya hem de ABD açısından büyük önem arz ediyor. Karadeniz’e uzun sahil

sınırı olan Türkiye içinse bölgede sıcak saatlerin yaşanması haklı endişelere sebep oluyor.

Kırım, Rusya için adeta Karadeniz’de ki “uçak gemisi” vazifesini görüyor. Bunun bilincinde

olan Batılı güçler Ukrayna’yı NATO saflarına katıp Rusya’yı biraz daha dar alana hapsetme

peşinde. Fakat Kırım’ın bağımsızlığı olması durumunda Rusya şemsiyesi altına girmesi

Ukrayna’nın Yugoslavya tarzında bölünmesini tetikleyecektir. Bu sorun ancak her iki

tarafın Ukrayna’nın iç işlerine karışmaması ile çözüme kavuşabilir. Lakin Avrupa devletleri

Rusya’nın gazına muhtaç olduğu sürece karşılıklı restleşmelerin de bir sınırı olacaktır.

Haftanın Sözü: “Diplomasinin değeri, kılıç kınındaki pastan anlaşılır.”

                                                                                              Victor Hugo 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.