ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Obama neden mutsuz?

Furkan Kaya

13 Kasım 2014 Perşembe 09:38
  • A
  • A

Neo-Con olarak tabir edilen türkçe de “yeni muhafazakarlar” olarak adlandırılanCumhuriyetçiler döneminde ABD “tek taraflı” bir dış politika çizgisi takip etmiştir. Yani politikasını başka hiçbir ülkenin dış politika stratejisi ile sağlamasını yapmaksızın kendi bildiğini okuyan bir dış politika anlayışı. 2009’da adının içinde Hüseyin bulunan, babası Kenya’lı bir Müslüman olan Obama’nın oğul Bush sonrası başkanlık koltuğuna oturması ABD’nin “saldırgan realist” anlayıştan vazgeçtiği, onun yerine bilhassa İslam dünyası ile yapıcı dış politika anlayışı benimseyeceği anlayışının belirmesine neden oldu. Fakat “topal ördek” Obama’nın görev süresi dolarken iki dönem boyunca bu hususta başarılı olduğunu söylemek oldukça güç.

Büyük Orta Doğu Projesi adıyla bölgeye demokrasinin ve insan haklarının sağlaması vaadinin pratikteki başarısından bahsetmemiz imkansız hale geldi. 2003 Irak Savaşı ile etnik ve mezhepsel bölünmüşlük coğrafyayı iyiden iyiye yangın yeri haline getirdi. Irak’ın Kuzeyinde otonom Kürt bölgesi ve Kürt yönetiminin özellikle Türkiye merkezli terör eylemlerinde ki yeri konusunda büyük tartışmalar yaşandı. Neticede Türkiye Kürtler ile terör kelimesinin yanyana kullanılmaması için büyük çaba sarfetti. 

Ardından Arap Baharı ismiyle Orta Doğu’da ki dikta rejimlerinin bir bir yıkıldığını Suriye’de Esad karşıtı gösterilerin başladığı güne kadar şahit olduk. Belkide “bahar” sürecinin getirilmesi istenildiği nokta Suriye’nin “Afganistanlaştırılmasıydı.” Nitekim bugün Suriye’de öncelikle Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olarak ortaya çıkan sonrasında yapısında ki muhalif grupların ayrılmasıyla terör odaklarına dönüştüklerini görüyoruz. Artık Suriye’den Irak’a uzanan geniş coğrafyada kimin ne olduğu bilinmeyen terör gruplarının büyük devletlerle diyalog halinde oldukları farkediliyor. 

Rusya Putin liderliğinde Avrasya politikasını enerji ve ekonomik bazlı geliştirmeye devam ediyor. Diğer yandan Çin, çok yönlü işbirliği stratejisiyle uluslararası düzendeki konumunu sağlamlaştırıyor. Bunlara karşılık Amerikan politik karar vericiler ise “Obama Doktirini” politikaların artık işlevini kaybettiğinin farkında. 

Gazze konusunda Washington yönetiminin İsrail hükümetinin hukuksuz politikalarını eleştirme ve yeniden yapılandırma gibi bir gişirimde bulunması beklenmemeli. Netanyahu’nun Başkan Obama’nın söylemlerine ters düşen eylemlerine karşılık hiçbir çekincede bulunmaması aslında İsrail lobisinin yeni Amerikan siyasal hayatında Cumhuriyetçilerin döneminin başlayacağının emarelerinden biridir. Kuşkusuz bunun somut kanıtı olarak kongrede ve senatoda çoğunluğun Cumhuriyetçilerin elinde olması gösterilebilir. 

Kısaca özetlemeye çalıştığım bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde uluslararası politikada rüzgarların artık eskisinden daha sık yön değiştireceğini gösteriyor. 

Peki Obama neden mutsuz? 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.