ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Kırım’ın ilhakı bölge için ne anlama gelecek?

Furkan Kaya

17 Mart 2014 Pazartesi 08:36
  • A
  • A

1954 yılında Sovyet lideri Kruşçev’in Ukrayna’ya bıraktığı Kırım bölgesi, 16 Mart 2014

tarihinde yapılan halk oylamasıyla yeniden Rusya’ya bağlanma yönünde ilk adım atmış oldu.

Batı’nın ısrarla Kırım’daki halk oylamasının meşru olmadığı savlarına karşın, Rusya bunun

uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) tüzüğüne uygun olduğunu iddia ediyor.

Neticede Kırım halkı yüzde 93 gibi yüksek bir oran ile Rusya’ya katılmayı kabul etmiş oldu.

Batı için önemli olan Karadeniz’in Güvenlik Sorunu

Şimdi gözler Duma’dan, yani Rus Parlamentosundan Kırım’ın ilhakına yönelik yapılacak

oylamada. Eğer Duma’dan da onay çıkarsa bölgede ve özellikle Karadeniz’de sular

oldukça ısınacak. Daha önce 2008 Gürcistan savaşı sonrası Osetya’nın ve Abhazya’nın

bağımsızlıklarının Rusya tarafından tanınmasının ve ardından, bu halkaya Kırım’ın da

eklenmesi sonucunda Batı nazarında Karadeniz’in güvenlik sorunu ön plana çıkmış oldu.

Çünkü başta ABD ve AB için Rusya nüfuzu bölge ülkeleri üzerinde mümkün olduğunca

engellenmeli ve ülke yönetimlerinin batı yanlısı politikacılardan oluşmasının önüne geçilmeli.

Rusya’nın tüm dikkati NATO’nun politikası üzerinde.

Ukrayna’da Moskova yanlısı eski cumhurbaşkanı Yanukoviç’in görevini bırakmasının

ardından yeni Kiev yönetiminin batı yanlısı zeminde şekilleneceği aşikar. Yani Ukrayna

yeni dönemde Batı ile ilişkilerini kuvvetlendirecek. Burada önemli olan husus, Rusya’nın

gelişmelere ses çıkarmayacak olması. Çünkü Rusya için en hassas sinir ucu NATO’nun

herhangi bir sebeple bölgeye yerleşerek Rusya’nın manevra alanının kısıtlanacak olması.

Ukrayna’nın Batı nezdinde ki önemi Rusya ile arasında tampon bölge oluşturması ve

doğalgaz da yüzde 80 oranında Rusya’ya bağımlı olmasından kaynaklanıyor. Ayrıca

doğalgazın Ukrayna üzerinden geçen boru hatları ile tedarik edilmesi ülkenin öneminin daha

iyi anlaşılmasına zemin hazırlıyor.

Bölgede sıcak çatışma olasılığı çok düşük.

Rusya için Ukrayna, Rus imparatorluğunun tohumlarının atıldığı topraklar olması nedeniyle

duygusal aidiyete sebep oluyor. Bunun yanında Ukrayna Rusya’nın Batı pazarına açıldığı,

Karadeniz ve bunun üzerinden Akdeniz politikalarını şekillendirdiği bir ülke. Dolayısıyla

Rusya’nın arka bahçesi olarak gördüğü bölgede sıcak çatışma çıkma olasılığı son dere güç.

Çünkü ABD-AB-Rusya ve Ukrayna denkleminde kritik husus enerji. Bu nedenle taraflar

savaş ekonomisine neden olacak hamlelerden uzak durmaya çalışmaya devam edecek.

Ukrayna’nın bölünmemesi için iki tarafa da büyük iç düşüyor.

Uluslararası camiada gelişmelerin getireceği sonuç olarak en kritik senaryo Doğu

Ukrayna’nın ülkeden ayrılması ve Rusya saflarına katılmasıdır. Bölge de böyle

durumun oluşması halinde tansiyon hızla yükselecek, uluslararası hukuka aykırı bir hal

alacaktır.Türkiye açısından öncelikli husus Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunmasıdır.

Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesinin Türkiye-Rusya ilişkilerine olumsuz etki

bırakması beklenmemeli. Esas önemli konu Karadeniz’in güvenliği bağlamında stratejik

noktalardan biri olan Kırım’da yaşayan Tatar vatandaşların geleceği olacak. Bu konuda Türk

makamları görüşmelerini sıklaştırarak devam ettirmeli.

Başta ABD olmak üzere Batı, Rusya’yı Asya topraklarına hapsetmek istiyor. Devlet Başkanı

Putin ise Suriye’de ki menfaatlerinin devamlılığının Karadeniz politikasının gücüne bağlı

olduğunun farkında. Görüldüğü üzere iki durumda Türkiye’yi yakından ilgilendiren kritik

gelişmelerdir. Dolayısıyla Türkiye kendisine coğrafyasının yüklediği bir özellikle olarak

“denge politikasını” bu süreçte iyi yönetmelidir.

Haftanın Sözü: “Ceza ile suç aynı anda birlikte doğarlar. Cezasını bekleyenler onu

çekiyor demektir.”

Hesiodos 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.