ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Karabağ işgali sona erecek mi?

Furkan Kaya

12 Aralık 2013 Perşembe 21:35
  • A
  • A

 

Soğuk Savaşın sona ermesi ile çöken Sovyet rejimi sonrasında uluslararası düzen yeni bir küresel sisteme doğru evrilirken, çözülmenin yaşandığı Sovyet topraklarında milliyetçi hareketlerin canlanmasına tanık olundu. Bu süreçte beklide en çok dikkat çeken hareketlerin başında Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ üzerinde milliyetçilik perspektifinde süren hakimiyet mücadelesi geliyor.

Karabağ sorunu kronik bir hal aldı.

Temelleri İkinci Dünya Savaşı sonrası atılan Karabağ meselesi, 1987-1994 yılları süresince Azerbaycan-Ermenistan arasında süren savaş ve neticesinde Azerbaycan topraklarının yüzde 20 sini kaybetmesiyle kronikleşen bölgesel sorun olmasından çok uluslararası nitelik kazanmıştı. Sonrasında ise taraflar defalarca Karabağ üzerinde anlaşmaya varabilmek için bir araya gelmiş olsa da somut bir sonuç elde edilemiyor.

Tabiatıyla Türkiye, 1990 sonrası Orta Asya Türkî cumhuriyetleri ile yakın temas ve işbirliği hedefiyle hareket ederken, Azerbaycan ile Ermenistan arasında başlayan Karabağ sorununda duyarsız kalması beklenemezdi. Nitekim Türkiye,  öncelikle bölge barışının sağlanması ve ülkeler arası güven ortamının tesisi için Karabağ üzerinde Ermenistan işgalinin sona ermesi adına diplomatik girişimlerini başlattı.

Büyük güçlerin bilek güreşi alanı haline geliyor.

Elbette Karabağ meselesini sadece Azerbaycan ve Ermenistan bazlı değerlendirmek yanlış olacaktır. Çünkü iki ülke arasındaki mücadeleden faydalanacak olan bölgesel güçler için Karabağ meselesi çoğunlukla baskı aracı niteliğinde algılanıyor. Örneğin Rusya, Ermenistan’a ekonomik yardımların yanı sıra askeri anlamda da büyük oranda desteğini sürdürüyor. Ermenistan’ın ulusal güvenliğini koruyabilmesi adına Rusya’nın S-300 füze anlaşmasını Erivan hükümeti ile imzalaması, Moskova’nın bu denklemde kendini koyduğu yeri açıkça gösteriyor.

Rusya için Ermenistan’ın önemi, Kafkasya’nın kontrolünü sağlama temelinde olmasından ziyade Azerbaycan’ın Batı ile kendisine dönük tehlikeli yakınlaşmasını önlemeye yöneliktir. Bu sayede Rusya, Karabağ işgalinde Ermenistan’ı destekleyerek Azerbaycan’ın motivasyonun büyük kısmını bu mesele üzerine yoğunlaşmasını, hatta askeri harcamalarını da mili gelirlerine daha fazla yük olmasını hedefliyor. Dolayısıyla bir bakıma Rusya, Azerbaycan’ı ekonomik ve siyasi konularda baskı altına almaya çalışıyorken bunu Ermeni kartını kullanarak yapıyor. Diğer taraftan Azerbaycan-Rusya ilişkileri gerildikçe de Ermenistan’a daha fazla maddi ve askeri yardım yapıyor.

İran ise Karabağ meselesinde Ermenistan’a yakın tavır sergiliyor. Bunun gayet anlaşılır sebebi de İran’ın kuzeyi, yani İran Azerbaycan’ı olarak adlandırılan alanın, Azerbaycan’ın bölgede nüfuz kazanması halinde birleşme olasılığına karşı koz olarak Ermenistan taraftarlığını sergilemesidir. Bu demek oluyor ki, bölünme korkusu içerisinde olan İran, Ermenistan işgali altında bulunan Karabağ sorununda safını kendi menfaatleri ölçüsünde belirliyor.

 

Bölgesel çok uluslu projeler uzun vadede kalıcı barışa hizmet edecektir.

Fark edilmelidir ki, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ve Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi önemli bölgesel projeler bölge dinamiklerini son derece olumlu yönde etkileyen, uzun vadede kalıcı barışın sağlanmasında büyük pay sahibi olacak anlaşmalardır. Türkiye’nin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen Ermenistan’ın uzlaşmaz tavır sergilemesi ile halen sığ ve sonu olmayan politikaların peşinden gitmesinin Türkiye’den çok kendisine zararı dokunuyor. Halbuki Türkiye, Ermenistan için Batıya açılan yegane kapı olurken bunun yansıması ise Ermenistan refah düzeyinin hızla yükselmesidir. Kuşkusuz, Ermeni halkından kimse yoktur ki böyle bir imkana sahip olmak istemesi.

Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’nin kurucusu olduğu Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü toplantısı için Erivan’a ziyareti Türkiye’nin Ermenistan’ın Karabağ işgalini sona erdirmesini ve Erivan ile ilişkilerin normalleştirilmesi gerektğini ifade edeceği önemli bir platform. Türkiye bunu yaparken Ermenistan’ı dışlamak gibi bir niyeti elbette olmayacak. Çünkü Ankara hükümeti daha öncede defalarca Ermenistan ile sınır ticaretinin, siyasi ilişkilerin normale dönmesi için hazır olduğunu vurgulamıştı. Lakin tek şart Karabağ işgalinin Ermenistan tarafından sona erdirilmesiydi.

Bölgesel güvenlik ancak coğrafyadaki tüm ülkelerin iştirak edeceği ortak barış platformunun kurulmasıyla sağlanabilir. İzolasyon veya aktörlerin birbirlerine karşı uluslar arası meseleleri kronikleştirerek koz kullanması bölgeyi dinamitlemekten öteye gitmeyecektir.   

 

Haftanın Sözü: “Dünyada bütün sorunları halletmek zorunda değilsiniz. Fakat sorunun halledilememesinin sorumluluğunu karşı tarafa yükleme becerisini gösterebilmelisiniz.”

                                                                                                                  Henry Kissenger

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.