ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

DUVARLAR YIKILIYOR, DÜNYA DEĞİŞİYOR

Furkan Kaya

24 Aralık 2014 Çarşamba 10:39
  • A
  • A

2014 yılının son günlerini yaşarken dünya gündeminin nabzı hızla atmaya devam ediyor.

Şüphesiz bir yıl içerisinde yaşanılan ulusal veya uluslararası bazda olaylar bir önceki

dönemlerden devrederek tazeliğini korurken, 2015 ve daha sonraki yıllarda da bunların

devamlılığını ve etkilerini görmeye devam edeceğiz. Uluslararası düzende sorunların

üstesinden gelmek son derece zor. Çünkü biz farkında olmasakta çözüm bekleyen problemler

diğer sorunların üzerine kuluçkaya yatıyor.

Sınırlar kalkıyor, ülkeler daha bağımlı hale geliyor.

Yaşadığımız çağda ülkeler birbirleri ile artık cepheler yerine banka hesapları arasında

mücadele ediyor. Yani şiddetin en kötüsü sıcak savaşlar yerine ülkeler arası siyasetin doğurdu

şiddet hüküm sürüyor. Bunların arasında terör, ekonomik ve siyasi yaptırımlar ile yumuşak

güç olarak tabir edilebilecek yöntemler yer alıyor. Bu sayede her geçen gün kendini yenileyen

dünya düzeni, ülkelerin sınır çizgilerinin sadece haritalarda yer aldığı, devletlerin gittikçe

birbirlerine daha bağımlı hale geldiği düzene doğru evriliyor.

Enerji fiyatlarındaki düşüş Rus ekonomisine darbe vurdu.

Rusya’nın Ukrayna politikası ve Kırım’ın ilhakı sebebiyle Batı’nın ekonomik yaptırımlarına

maruz kalması, ülke ekonomisine ciddi zarar verdi. Ayrıca enerji fiyatlarının son zamanların

en düşük seviyelerine gerilemesi, Rusya’nın en hayati gelir kaynağı olan enerji gelirlerinde

ciddi kayıplara neden oldu. Bilhassa OPEC üyesi ülkelerin ham petrol varil fiyatlarının 20

dolara gerilese bile üretimde azaltmayı düşünmediklerini vurgulaması, Batı’nın net bir şekilde

Rusya’yı en hassas karnı olan enerji ile vurma stratejisini alenileştirdi.

Putin Ukrayna üzerinde yumuşadı.

Moskova yönetimi ise yaptırımlara karşı sergilediği sert tutumundan bir nebze yumuşamaya

geçti ve son olarak Merkel ile görüşmesinde Putin, Ukrayna’nın doğusundan ağır silahların

geri çekilmesi noktasında görüş birliğine vardı. Elbette bu Rusya’nın Ukrayna’dan tam

anlamıyla vaz geçeceği anlamına gelmiyor fakat en azından Putin’e diplomatik manevra alanı

Rusya için Çin önemli ve stratejik bir ortak

Çin ise Rusya’nın bu denli ekonomik buhran altına girmesinden rahatsızlık duyuyor. Bilindiği

üzere Çin geleceğin “süper gücü” olarak görülen fakat aynı zamanda refah seviyesi düşük

ülkelerden biri. Bir yandan enerji fakiri ve dışa bağımlı bir ülke, diğer yandan elinde trilyon

dolarlık Amerikan doları bonolarını bulunduran bir devlet. Dolayısıyla Çin’in tek taraflı

politika üretebilecek konuma gelmesi beklenmemeli. Onun yerine işbirliği ve diyaloga dayalı

bir dış politika çizgisi takip etmelidir. Bu noktada Çin şehirlerindeki dayanılmaz hava kirliliği

nedeniyle kömür kullanımından olabildiğince vazgeçip, doğalgaza geçmek istiyor. Bunun

içinde tabiatıyla en makul tedarikçi Rusya. Zaten iki ülkenin aralarında 100 milyar dolarlık

anlaşmaya imza attıklarını göz önünde bulundurursak, Çin’in ve hatta Hindistan’ın Rusya’nın

en önemli enerji müşterileri olabileceğini söyleyebiliriz.

Bir devir kapanıyor, yenisi açılıyor.

Washington yönetimi ise 1959’da Küba’da Fidel Castro’nun yönetimi ele almasından bu yana

kestiği diplomatik ilişkileri Küba ile tekrar tesis etme girişiminde bulunması büyük şaşkınlık

oluşturdu. Özellikle “Domuzlar Körfezi Çıkarması” ve “Küba Füze Bunalımı” gibi olaylar

nedeniye sadece 200 km uzaklığındaki ABD ile ilişkilerini donduran ve Rusya’nın sadık

dostu Küba, kendisininde ticari yaptırımların kaldırılması karşılığında Washington ile

mutabakata varması önümüzdeki dönemler açısından son derece kritik bir gelişme.

Kuşkusuz Küba’nın ABD ile yakınlaşmasından Rusya memnun değil. Moskova yönetimide

derhal Küba ile ticari ve siyasi ilişkilerini güçlendirme çalışmalarına başladı. Bu çekişmede

Küba ise iki taraftan mümkün olduğunda menfaat elde etmeye çalışacaktır. Zaten olması

gerekende Küba’nın ulusal menfaatlerini ön planda tutmasıdır.

Dünya çok bloklu çok taraflı düzene doğru gidiyor.

“Yeni Soğuk Savaş mı geliyor?” sorusu anlamsız. Dünya artık sadece iki kampın etrafında

kümelenen ülkelerin orta politika yürüttükleri düzenin değil, merkezden çevre ülkelere her

devletin menfaatlerinin hesaba katılacağı ve ikiden fazla bölgesel organizasyonların sistemin

içinde olacağı düzene doğru ilerliyor.

Anarşi, uluslararası ilişkilerin özünde yer alır. Çünkü egemen devletlerin üzerinden merkezi

bir otorite olmadığı için devletler kendi güvenliklerini sağlama peşinde olurlar ve buda

çatışmaya zemin hazırlar. Anarşiyi sistemden yok etmek imkansız fakat bunu ekonomik,

siyasi işbirliği ve karşılıklı bağımlılık ile en aza indirgemek mümkündür. 2014’ten 2015’e ve

daha sonraki yıllara da bu miras kalmaya devam etmesi muhtemel.

Haftanın Sözü: “Büyük tehlike, yarı aptallar ile yarı akıllılar arasında yatar.”

                                                                                                                                     Goethe 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.