ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Doğu Akdeniz enerjisinin kalbi Kıbrıs'ta atıyor

Furkan Kaya

09 Temmuz 2014 Çarşamba 15:58
  • A
  • A

Akdeniz’in güvenliğinin yanı sıra Orta Doğu, Kuzey Afrika hatta Asya ile Avrupa’nın

güvenliğinin tesis edilmesinde adeta doğal bir “uçak gemisi” vazifesi gören Kıbrıs adası, son

dönemde Doğu Akdeniz enerji kaynaklarının önem kazanması ve nakli konularının sıcak

gündemde yerini almasıyla adada Türk ve Rum taraflarının siyasi mekanizmada mutabakat

yönünde yeniden girişimlerin başlamasına neden oldu. Özellikle “Leviathan” olarak

adlandırılan bölgede önemli oranda doğal gazın keşfedilmesi ve bunun gibi Doğu Akdeniz’in

çeşitli yerlerinde enerji kaynaklarının ortaya çıkmasıyla tüm dikkatler bu coğrafya üzerinde

yoğunlaştı. Elbette Kıbrıs meselesinin Türk ve Rum tarafları arasında siyasi çözümsüzlüğün

kronikleşmesi adanın geleceğini belirsiz kılarken, çevresindeki enerji havzasının kim

tarafından kontrol edileceği sorusunun yanıtsız kalmasına neden oluyor.

Kıbrıs’ta süren çözümsüzlük enerji kaynaklarının geleceğini belirsiz kılıyor.

Leviathan bölgesindeki kaynaklar Güney Kıbrıs Yönetiminin güneyi ile İsrail’in açık deniz

kısmında yer alıyor. İsrailli yetkililer 2011 senesinde yaptığı açıklamalarda bu bölgedeki

enerjinin çıkarılmasında Tel-Aviv yönetiminin finansal ve teknik anlamda yardımda

bulunacağını belirtmişti. Elbette Kıbrıs’taki siyasi çözümsüzlük, ada çevresindeki doğal

kaynaklarının hukuken ne şekilde çıkarılacağı meselesine çıkmaza sürüklüyor. Çünkü Rum

yönetimi bu kaynaklardan elde edilecek geliri kendi tekeliyle yönetebileceğini düşünürken,

Türk tarafı buna şiddetle karşı çıkıyor. Dolayısıyla Kıbrıs’ta her iki tarafında adadaki

istikrarsızlığın önüne geçebilmesi için siyasi entegrasyonu sağlama yolunda somut adımlar

atması gerekiyor.

Rum lider Kıbrıs’ta mutabakata en yakın siyasetçi.

Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis şimdiye kadar Rum liderleri arasında çözümü en

çok isteyen isim olarak ön plana çıktığı söylenebilir. Anastasiadis, Rum kesimin merkez sağ

partisi lideri hukukçu geçmişe sahip bir siyasetçi. Annan Planını desteklemesi kendi partisi

ve bazı kesimlerce rahatsızlık uyandırmış olsa da, çözümün bu yolla sağlanacağına inanan

bir lider. Bu sebeple Türk ve Rum yönetimleri arasında yeni dönemde eski politikalardan

bağımsız bir süreç içine girilmesi imkansız değil.

Kıbrıs-Türkiye-Yunanistan-İsrail arası işbirliği istikrarın kaynağı olabilir.

Anastasiadis’e göre entegre olmuş Kıbrıs-Yunanistan-İsrail-Türkiye arasında

gerçekleştirilecek işbirliği ile bölgede siyasi ve ekonomik istikrar uzun vadede sağlanmış

olacak. Bilhassa Doğu Akdeniz güvenlik politikalarının şekillenmesinde bu dört devletin

tartışmasız rolü kritik öneme sahip. Çünkü sınırdaş ve deniz aşırı sınıra sahip olan bu

ülkelerin siyasi açmazlar ile bölge politikaları üretmeleri son derece güç. Coğrafya tabiatı

gereği başta saydığım bu ülkeler ve diğer önemli bölge ülkelerini işbirliğine mecbur kılıyor.

Bunun yanı sıra Rum lider daha önce birçok lider tarafından dile getirilen “kırmızı çizgi”

konusunda istekli değil. Onun için hem Rum hem de Türk taraflarının kazanacağı, yani

literatürde “win-win” olarak belirtilen AB müktesebatına uygun bir çözüm yolunun idrak

edilmesi önemli. Elbette bu Rumların Ankara’ya güvenini aynı zamanda Türklerinde Rumlara

güveni ile tesis edilebilecektir.

Türkiye enerjinin merkezi olabilir.

Rum lider Anastasiadis enerjinin geleceği hususunda ise Kıbrıs’ın bölge ülkeleri ve özellikle

Türkiye için enerji merkezi olabileceği görüşünde. Bunun içinse yine Türkiye, Yunanistan,

İsrail ve Kıbrıs arasındaki enerji anlaşmaları ile enerjinin batı pazarına taşınmasıyla köklü

bir barış döneminin gelebileceğini savunuyor. Dikkat edilmesi gereken nokta, Ukrayna’daki

siyasi belirsizlik, Suriye’de iç savaşın devam etmesi ve Irak-Suriye bölgesinde IŞİD

güçlerinin otorite kurma çabaları enerji güvenliğini kritik hale getiriyor. Bu demek oluyor ki

diğer bölgelerin ateşi Kıbrıs’ta suların kaynatma devam edecek.

Haftanın Sözü: “İnsan özgür doğmuştur ve her yerde zincire vurulmuştur. İnsan kendisinin

başkalarının efendisi olduğuna inanır ama aslında onlardan daha çok köledir.”

Simon Crithley’in “İmansızların İmanı” kitabından 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.