ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

ABD Savunma Bakanı Hegel'in Türkiye Ziyaretinin satır başları

Furkan Kaya

09 Eylül 2014 Salı 21:39
  • A
  • A

Hatırlanacağı üzere İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan Soğuk Savaş dönemi sürecinde

Sovyetler Birliği tarafınca ihraç edilmeye çalışılan komünizm karşısında ABD’nin en

önem verdiği ülkelerin başında gelen Türkiye, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile birlikte

Batı nezdindeki öneminin eskisi kadar olmayacağı yorumları gelmeye başlamıştı. Nitekim

11 Eylül saldırıları, 2001 Afganistan ve 2003 Irak Savaşları ile başlayan yeni Orta Doğu

döneminde Türkiye’nin içinde yer almadığı savaş ve barışın mümkün olamayacağı anlaşılmış

oldu. Şimdi ise El-Kaide’den bile daha köklü ve tehlikeli olduğu yorumu ABD tarafından

kabullenilen IŞİD terör örgütüne karşı Washington yönetimi Türkiye ile birlikte hareket

etmek istiyor.

Erdoğan-Obama Görüşmesiyle diyalog süreci hızlandı.

Galler’de düzenlenen NATO zirvesinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama kamuoyuna iki ülkenin stratejik ortak ve vizyona

sahip olduklarını istihbarat paylaşımı konusunda hemfikir olduklarını göstererek teyit

etmiş oldular. Sonrasında ABD Savunma Bakanı Chuck Hegel’in Çankaya Köşkü ziyareti

Amerika’nın harekat mekanizmasında Türkiye’nin yerinin önemini işaret eder nitelikteydi.

Türkiye Rusya’yı rahatsız edecek politikalara karşı çekinceli olacak.

Görüşmelerdeki diğer maddelerden biri NATO’nun Ukrayna’ya müdahale birliği gönderme

planıydı. Bilindiği gibi NATO’nun kuruluş maddesi uyarınca ittifakın karar alabilmesi için

bütün üye ülkelerin karar üzerinde mutabakata varması gerekiyor. Aksi takdirde bir ülkenin

itiraz etmesi bile kararın reddine yetiyor. Dolayısıyla Rusya’ya karşı oluşturulacak birlikte

için NATO’nun Türkiye’den ona alması şart. Fakat Türkiye’nin Rusya’yı rahatsız edecek ve

tepkisini çekecek stratejiye karşı çekincesini koyacaktır.

Türkiye koalisyon güçleri içinde yer alacak mı?

Bir diğer önemli madde belki de en önemlisi IŞİD’i coğrafyadan temizlemeye yönelik

oluşturulacak koalisyon gücü içerisinde Türkiye’nin yer alması için ikna çalışmaları

yürütülmesidir. Şüphesiz Türkiye, sınır ötesinde ilerleyişini terör ile sürdüren IŞİD’in bertaraf

edilmesini en çok isteyen ülkelerden biri. Örgütün Türkiye’yi tehdit eden tavırları ve halen

elinde konsolosluk çalışanlarını rehin tutması en azından halk nezdinde büyük gerilim

oluşturuyor.

Türkiye koalisyon güçleri içerisinde yer alırsa ne veya yer almazsa ne olur?

Peki Türkiye koalisyon güçleri içerisinde yer alırsa ne veya yer almazsa ne olur? Bu

soruyu sorduğumuzda hemen aklımıza 31 Mart tezkeresi geliyor. Bu dönemde de ABD

Irak’a müdahale etmek için Türk topraklarını ve üslerini kullanmak istemişti fakat karar

meclisten geçmemişti. O zamanda kimi yazarlar Türkiye koalisyon güçlerine izin vermeyerek

Batı’nın tepkisini çekmiş ve baskı görmüştür, kimileri içinse Türkiye Orta Doğu bataklığına

girmeyerek ulusal güvenliği adına en doğru kararı vermişti.

Bölgeye aktarılan silahların akıbeti ne olacak?

Şimdi ise IŞİD’e karşı oluşturulacak koalisyon gücü içerisinde Türkiye’nin de olması

düşünülüyor. Resmi kaynaklar katkının asker olarak değil, askeri üs ve lojistik destek şeklinde

olacağını belirtiyor. Ayrıca Türkiye vasıtasıyla başta peşmergeler olmak üzere IŞİD’e karşı

savaşacak aşiret grupları da silahlandırılacak. Almanya artık aşikâre olarak Kuzey Irak Kürt

yönetimini silahlandırdığını açıklıyor. Peki ya IŞİD yok edildiğinde veya bir şekilde varlığını

meşrulaştığında bu silahların ve paraların akıbeti ne olacak?

1991 Körfez savaşı hafızalarda çok taze. O dönemde de Saddam yönetimine karşı

silahlandırılan Kürt ve muhalif gruplar vardı. Savaşın bitişi ile birlikte bu silahlar Türkiye’ye

karşı silahlı terör eylemlerinde kullanıldı.

Bush dönemi benzer günlere dönmek çok uzak görünmüyor.

Dolayısıyla Türkiye IŞİD’e karşı başlatılacak harekata karşı çok dikkatli davranmalı. Elbette

kendi sınırları tehlike altındayken böyle bir oluşumun dışında kalmayı tercih edemez.

Fakat bölgeye gönderilecek silah ve yardımların kontrollü biçimde kendi topraklarından

geçişini sağlamalı. Çünkü eğer gerçekleşirse bu savaşı ABD’de demokratlar başlatacak,

Cumhuriyetçiler devam ettirecek, yani Neocon dediğimiz aşırı muhafazakarlar.

Bush dönemi benzer günlere dönmek çok uzak görünmüyor. 

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Ebubekir yıldırım:21 Eylül 2014, Pazar 01:30

  • - EBUBEKİR YILDIRIM:21 Eylül 2014, Pazar 01:19