ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Şeytan üçgeni: TCMB, faiz arttırımı ve faiz lobisi

Erkam Kıvrak

16 Temmuz 2013 Salı 09:20
  • A
  • A

Hali hazırda global satış baskısıyla mücadele etmeye çalışan TCMB, adeta boşa kürek çekmektedir. Daha önceleri TCMB tarafından ifade edildiği gibi, bu mücadelede kullanacağı silahın döviz olacağını belirtmişti. Bir Merkez Bankasının ısınmış bir döviz kuruna müdahale edebilmesi için ilk önce yeterli döviz rezervlerine sahip olması gerekir. TCMB’nın Pazartesi günü yapmış olduğu yedi ayrı ihale ile 2.25 milyar Dolar’lık müdahaleyi ele alalım. Müdahale öncesi 42-43 milyar Dolar civarı olan döviz reservi bir günlük müdahale sonucu 40 milyar Dolar civarına indi. Piyasaya verilen dövizden sonra çok hafif bir soğuma gerçekleşti ancak tekrar ısınmaya devam etti ve etmeye devam ediyor. Peki, TCMB yukarı gitmek isteyen bir kuru ne kadar baskılayabilir?

Mevcut şartlar altında, aynı ihale tutarlarını ele alarak bir hesaplama yaparsak döviz silahını kullanarak en fazla 17 iş günü dayanabiliriz. Bu noktadan sonra bu silahı kullanacak döviz mermisi bulamayız. Bu durumda TCMB’nin hamlesi ne olabilir?

TCMB’nın elinde Döviz silahının dışında pariteye müdahale edebileceği bir çok silah bulunmaktadır. Kullanabileceği başlıca yöntemler; Munzam karşılık oranlarında artışa gitmek, ileri valörlü/vadeli döviz satışında bulunmak ve en önemlisi faiz arttırımında bulunmak. Bu faiz arttırımı da genel anlamda faiz koridorunun yukarı yönlü kaydırılması ya da aradaki farkın kısılıp veya açılarak arttırılması şeklinde olabilir. Zaten faiz lobisi olarak adlandırılan kesimin talepleri de faizlerin arttırılması yönünde.

Gezi olaylarının patlak verdiği günden beri bu olayları fırsat bilen bazı sermaye grupları, yatırım şirketlerini ve bazı uluslararası medya kuruluşlarını kullanarak ortak hareketle TCMB’yi “faiz arttırımı gelmediği taktirde yabancı sermaye Türkiye’den çıkacak” gibi ifadeler ile tehdit etmekte.

Mayıs başlarında 4.74\% seviyesine kadar gerileyen gösterge bono, olayların patlak vermesinden sonra 9.10\% seviyelerine sıçramasıyla halen 4.5\% seviyesinde olan 1 haftalık repo ya da politika faizi, faiz lobisini rahatsız etmiş olacak ki, baskılar gün geçtikçe artmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz haftanın son günlerinde Deutsche Bank’ın yayınladığı bir raporda, 'TCMB'nin kurdaki değer kaybının önüne geçmek için döviz rezervlerini kullanması sürdürülebilir değil. TCMB pes edene ve faiz artırana kadar Türk lirasının baskı altında kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. TCMB'nin izlediği istikrarlı büyüme, istikrarlı enflasyon ve istikrarlı cari açık politikasının aynı anda sağlanması imkansız üçlemedir.' ifadelerinden sonra zaten oynaklığı yüksek olan dolar kuru 1.9650 TL seviyelerine çıktı. Dolar kurunun yükselmesi veya düşmesi bizi ne ilgilendirir ki?

Bugün göz gezdirdiğim köşe yazılarından birinde, ‘Maaşını TL olarak alan birinin dolar ne olacak diye sorması çok anlamsız geliyor’ şeklinde bir ifade okudum. Bu ifade o kadar yanlış ki, kullanmak için uzayda yaşıyor olmak gerekiyor. Şunu baştan söylemiliyim ki, Türkiye net ithalatçı bir ülkedir. Enerjisinden değersiz metallerine kadar her şeyi ithal eden bir ülkeyiz. Bu emtialar Dünya’da TL cinsinden işlem görmediğine ve bir ülke, bu emtialar olmaksızın büyüyemeyeceğine göre, TL’nin Dolar karşısında değer kaybetmesi demek, her bir birimlik emtiaya daha fazla TL ödememiz anlamına geliyor. Bu da doğrudan fiyatların genel düzeyine yansıyor ve aldığımız maaşların bu oranda alım gücü azalıyor; namı diğer: Enflasyon. Dolayısıyla, Dolar’ın yüksek seyretmesi demek, vatandaşın cebinden aynı tüketim miktarına rağmen daha fazla para çıkması anlamına geliyor.

“Devletin ekonomi görüşü 1-2 kelimeyle özetlenebilir: Hareketlenirse vergilendir, hareket devam ediyorsa düzenle, hareket durmuşsa destekle." - Ronald Reagan 

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Resul Tiryaki:16 Temmuz 2013, Salı 16:44