ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Gereği Düşünüldü:

Cüneyd Altıparmak

08 Ağustos 2013 Perşembe 07:29
  • A
  • A

 

 

“Kurda merhamet, kuzuya zulumdür” Anomin

Ülkemizde yargının yapısal sorunlarını meselenin ucu kendine dokunanların diline pelesnk etmesini öyle kanıksadım ki, söylediklerinin değeri olsa da, tarafgirlikleri inandırıcılıklarını yok ediyor. Anlamsızlaştırıyor.

Bu ülkenin bir dosya kararı ile bölüneceği iddiasında bulunanların, serdettikleri düşüncelerinin tarihsel arka planına bakmalarını öneriyorum! Ülkeyi kurarken bölüşmüş bir kitlenin ve onların kalıtsal ve fikri mirasçılarının kendilerine bir çeki düzen vermelerinin vakti gelmedi mi?

“Halka rağmen ve halk için darbe” paradigması çökmedi mi? 

Bunca yıl bu tip işlerle uğraşacağınıza, keşke halkı aydınlatma ve gerçeklere yöneltme gibi bir işlev üstlenip, halkın desteğini alabilecek işler yapsaydınız keşke! Modern demokrasi anlayışına davet değil bu sözlerim. Erdemli yönetim ve halkın taleplerine kulak veren, bir jakoben zümrenin değil halkın içinden gelenlerin yönetebildiği bir yaklaşım… Türkiye’nin metropollerden ibaret olmadığının farkında olan “tanıyan” ve “tanımlamayan” erdemli insanların yönettiği bir ülke. Yıllarca ellerinde her türlü mekanizmayı tutanların ve fakat bu anlayışa geçiş vermeyenleri artık konuşmaya hakkı yok. Susup dinleyin! 

 

TÜRK CEZA KANUNU:

Hükûmete karşı suç

Madde 312-

(1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

 

Meselenin Özüne Dokunun!

Bu karar sonrası, tarafgir biçimde davranılması bir biçimde anlaşılabilir. Yani meselede “bize bu muameleyi nasıl yaparlar!” diyenler ile “oh iyi oldu” diyenlerin olması doğal ancak, her ikisinin de bu tavrı meselenin özüne dokunmaktan uzak. Meselenin özü “bu insanlar niçin yargılandı ve karar nasıl verildi” sorusuyla bulunabilir. Yani bu insanlar, ne istediler, neyin peşindeydiler? Empatik bakarak vicdanen karar verin. Bir ülkede seçimle geliyorsunuz lakin size dayatılanlar var, eğer yapmazsanız bir türlü gönderilmek isteniyorsunuz, hoşunuza gider mi? 

Dava adamlarının kurabileceği bir cümle değildir, biz ne yaptık ki? demek. Ya da “tarafgir saydığın yargıya” kendini ispat etmeye çalışmak! Bu tümceyi bir çok kimsenin ağzından duyuyoruz, “ suçları ne ki?” “ne yaptı bunlar?.. Bu çok yakışık bir tavır değil. Başarılsaydı bir darbe yapılmış olacaktı, tıpkı eski günlerdeki gibi. Bunu biz biliyoruz! 

 

Suça Teşebbüs, Teşebbüs Suçu.

 

SUÇA TEŞEBBÜS: Suça teşebbüs (kalkışma), maddedeki ifadeye de uygun olarak, failin işlemeyi kastettiği bir suçu, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamasına rağmen elinde olmayan harici engellerden dolayı tamamlayamaması hali olarak tanımlanabilir.Genel ve özel ceza kanunları ile ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan suçların yaptırımı olarak belirlenen cezaların fail hakkında uygulanabilmesi, suç ve cezada kanunilik ilkesinin doğal bir sonucu olarak, failin işlediği fiilin kanunda tarif edilen suç tipine uygun olmasına bağlıdır.

TEŞEBBÜS SUÇLARI: Suçun teşebbüsünün bile başlıca suç olarak düzenlendiği durumlardır.

Örneğin, Cumhurbaşkanın suikast suçu bir teşebbüs suçudur. Suçun oluşması için suikatın gerçekleşmesi aranmaz, teşebbüste kalması bile kafidir. Ergenekon dosyası da bu minvalde ele alınmıştır. Lakin mesele 28 Şubatta böyle bir madde yoktu. Bunun için suçun olması için darbenin yapılması gerekiyordu. Hali hazırda TCK’da bu eyleme teşebbüs dahi suç olarak kabul edildi. Bu ayrım hukuk için çok önemlidir. 

Olayda bir suça teşebbüs mantığı ile bakamazsınız! Bu suça yani darbeye teşebbüsün kendisi suçtur. İcra hareketlerinin tamamlanması beklenemez.

Zira, suç tamamlansa, darbe olur, darbeyi yapanlar sizi yargılar! 

Bu nedenler "teşebbüs suçuna", suça teşebbüs mantığı ile bakılması hata.

Netice

 Eldeki veriler ile hemen her ülkede üç aşağı beş yukarı aynı karar çıkardı. Hukuki karar hatası olmuş olabilir. Ancak faillerin bir şeylerin hazırlığında olmadığını söylemek çok büyük bir hata olacaktır. Kararın yayımlanması ile meselenin daha da netleşeceği, kimin ne yaptığının ortaya çıkacağı açık. Delil uydurma, sahte belge iddiaları bunları değerlendirecek olan Yargıtay! Ancak, tamamı kurgu bir yargılama izlemiş olabilir miyiz sizce? Yani sanıklar “hiç bir şey yapmadık/planlamadık” diyebilirler mi?

Olması gereken ne? 1) Artık,  kimsenin kimseyi yok saymadığı ve rövanş kollamadığı bir yaşam. 2) Sağda ve solda devrim çılgınlığı yaşamak çok anlamsız. 3) Bu ülke kurulurken bölüktü, kuranlar birilerine hayat hakkı tanımadı. 4)Jakoben bir yapı vardı, kabul edin artık ve bu yapı ilk kez yargılanıyor. 5) Karar da hatalar olması, sanıkların sütten çıkma ak kaşık olduğunu göstermez.  6) Herkes seçimle gelmenin yollarına baksın halka rağmen halk yönetmek olmaz. Halka kulak versinler.7) Herkesin yorum kabiliyetine (!) sahip olduğu bu ülkede yaşamak sinir bozucu olduğu karar, zihin bozucu olmaya başladı!

Son Sözüm:Empatik bir düzen için çalışalım. Bu ülke millet için var. Bir taraf siz, darbe peşinde koşmayın, öbür taraf sizde hep adil olun! Herkesin herşeyi bildiği ülkede, herşeyi bir komplo olarak görerek yaşamak/yaşatılmak sinir bozucu olduğu kadar, zihin bozucu! Kim milletten yana ise, Allah'da ondan yana olsun.Herkesin herşeyi bildiği ülkede, herşeyi bir komplo olarak görerek yaşamak/yaşatılmak sinir bozucu olduğu kadar, zihin bozucu! Kim milletten yana ise, Allah'da ondan yana olsun.

 

 

YORUM YAZ
TOPLAM 5 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - av.lale:03 Eylül 2013, Salı 16:38

    cüneyd bey, 28 şubat dosyasındakiler neye göre yargılanacak peki?

  • - av.ahmet aydın:02 Eylül 2013, Pazartesi 11:41

    yazınızı geç okudum, hukuki açıdan bilmediklerimi öğrendim. ellerinize sağlık

  • - korkusuz avukat:02 Eylül 2013, Pazartesi 10:52

    ellerinize sağlık

  • - selin erenköylü:11 Ağustos 2013, Pazar 04:12

    hiç bu yönüyle bakmamıştım

  • - Halil Altıngöz:10 Ağustos 2013, Cumartesi 12:10