ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Anayasayı Önemsizleştirmek!

Cüneyd Altıparmak

25 Kasım 2011 Cuma 15:23
  • A
  • A
“Anayasa” kavramına bakınca, “bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar bütünüdür” şeklinde bir tanım karşımıza çıkar. Net ve masum görünen bu ifadenin her zaman pratikte sorunlar yaşattığı görülmektedir. Hemen her millet bu tehdit altındadır. Zira Anayasayı kaleme alanlar, kendileri gibi düşünenleri koruma altına almakta mahir tutum içerisine girmektedirler.

Anayasa bir ideoloji ve yaşam biçiminin ürünüdür. Toplumunun gerçekleri ile bağdaşmayan, “halk dokusuyla uyumsuz” anayasaların akıbeti hep “mülga” olmaktır. Zira dayandığı temeli millet ve onun iradesi olmayan her siyasi hareketlenme gibi, siyaset, hukuk ve ideoljinin müşterek "ana"yasanın bundan etkilenmemesi mümkün olmaz... Toplum değiştikçe, bu temel kurallarda değişmek zorundadır ve devlet aygıtının “değişim” unsuruna uymasında yani “değişikliğe başlamasında” ilk ve son durak anayasalar olur. Burada halkın taleplerine karşı bir direnme ve ideolojik yaklaşım görülür. İlkin anayasayı değiştirmemek için içerisinde bir sürü değişiklik yapma yoluna gider. (Örneğin 1982 Anayasasında yapılagelen değişiklikler ; yeni bir anayasa metni çıkarabilecek kadardır). Sonra, sistem zorda kaldığı için anayasayı tamamen değiştirmek zorunda kalır.

Ülkemizde devletin Anayasayı değiştirme zorunluluğu doğmuştur. Diğer tüm ülkelerde olduğu gibi devlet, anayasanın olabildiğince kendi tarihsel fonksiyonunun bekasına uygun dizayn etmek isteyecektir. Bu ısrara kim karşı koyacaktır?
Burada üç unsur başat rol üstlenmelidir. Bunlarda ilki hükümet, ikincisi diğer partiler ve üçüncüsü sivil toplumdur. Bunların devlet iradesinin yaklaşımına karşı hep beraber net bir tavır belirlemeleri elzemdir.

Anayasa konusunda ittifak edilmelidir. Bu tarihi bir sorumluluktur. “Eski devlet mantığının” tersine, bu meseleye “sade”, “çerçevesel” ve hepsinden de öte “genelinde geneli” tarzında bakılmalıdır. Yani Anayasa konusu itibariyle “önemsizleştirilmelidir”. Bu; Anayasayı önemsememek değildir. Bilakis toplum iradesinin yansıdığı meclisi ve halkı önemsemek adına, onların yıllar sonrasını düşünerek “siyasi müneccimliğe” soyunmamaktır. Çünkü asıl olan müstakbel iktidarın/hükümetin iradesinin serbest bırakılması ve tercihlerini yapması açısından imkanlarının kolaylaştırılmasıdır. Anayasayı önemsizleştirmek ve normlar hiyerarşisindeki konumunu kutsallıktan çıkarmak, bu Ülkenin hukuksal ve siyasal düzeninin yarının için elzemdir. Zira aslolan kanun ile yönetilmektir, herşeyi önceden bilen bir anayasa ile değil... Kutsal olan halk ve iradesidir, bu hep unutulur.

Bu nedenle, AK Parti’nin ve saydığımız diğer bileşenlerin hiçbir siyasi iradenin önüne set çekmeyecek biçimde bir metin için çalışması elzemdir. Kimin neye itiraz edeceği polemiğinden çok, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği tümceler ile anayasa oluşturması gerekir. Böylece siyasette, sitem edilecek bir “maddenin” olmadığı bir ülkenin önü açılır. Aksi halde ise “önemli” bir anayasa yapacağım derken, toplum önemsizleştirilir...
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.