ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

ABD'nin iç meselesi dünyaya yansır/2

Cüneyd Altıparmak

19 Eylül 2012 Çarşamba 13:16
  • A
  • A

Demokratların, “doctrine of unilateralism” yaklaşımına bir yönde eleştiri getirerek, yani ABD’nin uluslar arası konularda “doğrudan”, “birebir” müdahil olmak yerine yani tek taraflı müdahale prensibine karşı çıkarak oluşturdukları siyasete göre, “Amerika Birleşik Devletleri güçlü ittifaklar ve geniş uluslararası destek ile uyum içinde uluslararası arenada hareket etmelidir” ilkesi doğrultusunda hareket etmektedirler. Bu ayrımın öbür ucunda Cumhuriyetçiler vardır.

Bu anlamda, Obama'nın, hem Avrupa'yı hem de ABD'yi İran ve başka yerlerden kaynaklanabilecek füze tehditlerine karşı koruyacak balistik füze savunma sistemine yönelmesi, Arap Baharına müdahalede uluslar arası kurumlar ile beraber hareke etmesi ve sair “işbirliği çabalarını” bu mahiyetten analiz etmek gerekir.

Öte yandan parti programının; "ABD ve Rusya'nın füze savunma konusunda işbirliği yapabileceğine inanıyoruz, ancak şunu da açıklıkla dile getirdik ki, (füze kalkanı) sistemimizde, Polonya, Türkiye ve Romanya'da konuşlandırmak suretiyle attığımız adımlardan başlayarak, yol almaya devam edeceğiz" biçimindeki ifadeye dikkat çekmek isteriz.

Önemle belirtmek gerekir ki, bu bir yöntem farklılığıdır, amaç her iki parti için de aynıdır aslında, Nitekim bu düşüncemize dair bir yaklaşımı Şark-el avsat gazetesinden İyad Ebu Şekra’nın bir makalesinde görmekteyiz:

“Demokratlar özellikle 2.Dünya Savaşı sonrası dini ve etnik azınlıklarla etkin ve ilerlemeci grupların çıkarlarını gözeten liberal bir güç olarak belirmişken Cumhuriyetçiler kapitalizme sıkı bağlı pragmatistler ve dini ve etkin çoğunlukların çıkarları peşinde koşan bir güç olarak belirdi. Belirli bir zaman dilimi sonrası hangi partinin Araplara karşı İsrail’i daha fazla desteklediğini kestirmek zorlaştı. Belirginleşen tek şey iki partinin yapısı ve ideolojik farklılığıydı.

Cumhuriyetçiler, Amerikan çıkarları ve emperyal nedenlerle İsrail’i destekliyor; İsrail’i Ortadoğu’da stratejik öneme sahip bir uygar üs olarak telakki ediyorlardı. Demokratlar ise Yahudilerin azınlık olmalarını sebebiyle ve kalkınan Batı'nın Yahudilere karşı uyguladığı (özellikle de Nazilerin) soykırım dolayısıyla besledikleri liberal düşüncelerden dolayı İsrail’i destekliyorlardı.

Bill Clinton dönemi boyunca Amerikan yönetimi kuruluşundan beri İsrail’i en fazla destekleyen hükümet olarak nitelendirildi.

Aşırı Hıristiyan Siyonistlerle Yeni Muhafazakarların desteğiyle 2000 yılında başa gelen oğul Bush ise Clinton yönetimini geride bıraktı; 11 Eylül saldırılarını bahane ederek işgal ve yönetimleri devirme politikalarını benimsedi. Yeni Muhafazakarlar için bir dönüm noktası olan 2000 yılından beri Ortadoğu bölgesi önemli olaylara sahne oldu….

ABD, ne olursa olsun ve bölgedeki durum başkanlık seçimleri ne kadar etkilerse etkilesin tek süper güç olarak kalacak. Stratejik konulara ilişkin iki parti arasındaki ihtilaflar ise öze yönelik değil daha çok üsluba yönelik olacak...

Hem Washington hem de Tel Aviv bölgedeki yönetimlerin örgüsünü, isteklerini ve sıkıntılarını çok iyi biliyor. Buna İran da dahil. Ancak öncelikli konular noktasında anlaşmazlıklar var. Tel Aviv ve bazı Amerikalı demokratlar Suriye’deki rejimin değişmesini istemiyor; bilakis onu güçlendiren Tahran rejimiyle ilişkisini kesmek istiyor”. Yazı 2007 yılındaki bir öngörüydü, şuandaki belirsizliğe ışık tutar biçimde kaleme alınmış.

Suriye meselesindeki belirsizlik, Arap baharı ve son yaşanan olaylar, tamamıyla dış diplomasinin işi olarak görünse de, aslında, Dünya’yı yönetmek gayesinde olan bir ülke için bir anda “iç meseleye” dönüşebilmekte, hatta Bush’un ikinci dönemini “zorla kazandıran” bir “deep state” sorunu olarak gündeme gelebilmektedir. Reuters’in haberine göre, büyük elçinin öldürülmesi ve film meselesi çoktan, iç siyaset argümanı haline geldi.

Zira, “Cumhuriyetçi başkan yardımcısı adayı Paul Ryan kürtaj ve Ortadoğu'daki ABD düşmanları suçladı, Cuma günü sosyal muhafazakarlar için bir konuşmada ABD Başkanı Barack Obama ile ilgili geniş kapsamlı eleştiriler yaptı”. (devam edecek)
 

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.