ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Lumia 920 para vermeye değer mi?

Bünyamin Saraç

04 Aralık 2012 Salı 20:13
  • A
  • A

Geçtiğimiz hafta Sosyal Medya üzerinde dikkat edilmesi gereken anahtar konular üzerinde durmuştum. Özellikle Twitter üzerinden gelen (@bunyaminsarac) sorularınız ve olumlu-olumsuz geri dönüşleriniz için teşekkür ederim.

Bu hafta yoğun istek üzerine, oldukça merak edilen bir mobil cihazı inceledim. Anlatacağım ürün: Nokia Lumia 920.

Nokia Lumia 920’yi tanıtmadan önce, Nokia Microsoft işbirliğine değinmek gerekiyor. Nokia’nın, akıllı telefon dönemine geçildiğinden bu yana diğer üreticilere göre (özellikle Apple ve Samsung) biraz geride kaldığını söyleyebiliriz.

Peki yıllarca sektörde en önde gelen markalardan biri olmasına rağmen Nokia neden böyle bir gerileme sürecine girdi?

Bunun tek cevabı var; yazılım.

Nokia’nın kullandığı Symbian işletim sistemi, ne Samsung’un Google ürünü olan Android’ini gölgede bıraktı, ne de Apple’ın IOS’una bir alternatif olabildi. Symbian1, Symbian2, Symbian3 derken Symbian isminin yarattığı olumsuz ön yargıyı gidermek adına işletim sisteminin adını değiştirme çabaları, Symbian 3’ün geliştirilmiş versiyonları olan ve adında Symbian kelimesi geçmeyen Anna ve Belle işletim sistemleri, ya da yeni bir deneyim olan ve N9 ile karşımıza çıkan Meego, Nokia’yı kurtaramadı.

Microsoft cephesinden bakacak olursak, firmanın bir PC ve yazılım devi olmaktan öteye geçip mobile bir yapıya bürünen çağı yakalama çabası; Microsoft’un da akıllı telefon sektöründe bir yer edinme çabasına girişmesini sağladı. Bir dönem Philips ile işbirliği bile denendi. Fakat bir türlü başarılı olamadılar. Bahsettiğimiz süreç öyle kısa bir süreç de değil üstelik, Microsoft 2000 yılından beri sektörde sağlam bir yer edinmeye çalışıyor. Windows 7’nin mobile versiyonu ile bu doğrultuda sağlam adımlar attıktan sonra ise, şu sıralarda Windows’un adeta dokunmatik ekranlar için tasarlanmış olan yeni sürümü Windows 8 ile herkesin duyabileceği bir şekilde “Ben de varım!” demeye başladı.

Nokia Lumia 920, bu iki devin bir araya gelerek ortaya çıkarttığı yepyeni bir telefon. Nokia ve Microsoft’un ayrı ayrı eksiklerini birbirleriyle gidermesi ile, bir elmanın iki yarısı birleşerek piyasadaki rekabeti yerinden oynatacak bir ürünü piyasaya sürdüler. (Apple’ın elmasının bir bütün olmaması da tam bir ironi oldu burada.)

Her şeyden önce, Nokia Lumia 920 büyük bir telefon. Fakat estetik açısından hiçbir kaygınız olmasın. Telefonu elime aldığımda hiçbir şekilde yadırgamadım, iriliğini size güven veren bir hale büründürebilmiş. Ayrıca sahip olduğu 1280×768 piksel çözünürlük, 16,7 milyon renk desteği, 4,5 inçlik büyük bir ekranda sizi çok da mutlu edecektir. PureMotion HD+ özelliğinin de bulunduğunu hatırlatmakta fayda var. (PureMotion HD+ ile güneş ışığı altında bile ekranı rahatça görebilmeniz sağlanıyor. Klasik ekranlara göre \%30 daha parlak bir ekran, PureMotion HD+ teknolojisi ile ortamdaki ışık yoğunluğuna göre parlaklığını otomatik olarak ayarlayabiliyor.)

Donanımsal olarak, 1,5 GHz hızında çift çekirdekli Snapdragon S4 işlemci sayesinde Nokia Lumia 920, çalıştıracağınız bütün uygulamalar için oldukça yeterli bir kapasiteye sahip. S4’ün işlemci gücünün yanında, kaynak dağıtımını oldukça akıllı bir şekilde yapması sayesinde açık olan ama o sırada kullanmadığınız diğer uygulamaların sizi rahatsız etmemesini sağlıyor.

Pil ömrüne bakacak olursak; fabrika verilerine göre Lumia 920′nin 3G açıkken 460 saat açık kalabiliyor ve 10,8 saat konuşturabiliyor. Fakat bunları kimsenin dikkate alacağını sanmıyorum. Bu nedenle bir gün boyunca telefonu oldukça zorladım ve şarj sorunu olmadan da telefon kullanabildiğimizi hatırladım. Üstelik burada bahsettiğimiz şey bir akıllı telefon.

Kamera özelliği de özellikle ülkemizde en çok önem verilen şeylerden biri. Nokia’dan bahsediyorsak aslında kameranın iyi olduğunu söylemeye gerek bile yok. Nitekim Nokia 7650 ile cep telefonumuzda kamera özelliği yaşamamızı sağlayan ilk firmaydı Nokia. Lumia 920 de 8,7 megapiksellik Carl Zeiss Tassar lensli kamerası ile alanında en iyiler arasında diyebiliriz. Meraklısı için Google’da “Carl Zeiss Tassar” araması yapması tavsiye edilir, bu lensin ne kadar iyi olduğunu anlatırsak apayrı bir yazı ortaya çıkar çünkü.

Gelelim Windows 8 konusuna. Lafı uzatmadan; Microsoft bu defa mobile olarak da iyi bir iş çıkartmış. Yine de artıları ve eksileri olarak ele alalım. Önce iyi haberler: Arayüzü tablet bilgisayarlar ve dokunmatik telefonlar düşünülerek tasarlanan Windows 8, güzel bir deneyim sunuyor ve kullanıma kısa sürede alışabiliyorsunuz. Microsoft Office’i kusursuz bir şekilde kullanabilmemiz belki de en önemli artılardan biri. Akıllı telefonlar için birçok office programı yazıldı bugüne kadar ama hepsinin atasının Microsoft Office olduğu aşikar. Nokia Microsoft işbirliği ile eski Nokia sürümleri de bu yenilikten faydalanmıştı, ben ilk olarak N8’de Microsoft Office deneyimi yaşamıştım. Symbian üzerinde bile performansı göz kamaştırıcıydı. Lumia 920’de ise kusursuz diyebiliriz. Eksilere geçmeden bana göre nötr olan bir noktaya değineyim: Internet Explorer! Her ne kadar bilgisayarlarımızdan aklımızda kalan büyük bir olumsuzluk hissettirse de bana IE simgesi, mobile versiyonu yeterli bir kullanım sunuyor. Hatta yıllarca kendisinden çok çekmiş olmasam, iyi olmuş bile diyebilirim. Windows 8’in olumsuz yönü ise şu anda yeterli uygulamaya sahip olmaması. Bu konuda da iyimserim, Windows 8 yaygınlaştıkça yazılımcılar uygulamalarının Windows versiyonlarını da yazacaklardır diye düşünüyorum.

Yazılım aşamasında Nokia için de bir parantez açmak gerekiyor. Her ne kadar yazılım firması olmasa da, az ama öz yazılımları ile bir süredir parlayan bir yıldız Nokia. Haritalarının ve navigasyon sisteminin kusursuza yakın olması, bu yazılımların başında geliyor. Artık Nokia haritaları ile kapalı mekanlarda bile yönümüzü bulabiliyoruz. Nokia City Lens ise kameranızı açıp sokaklara tuttuğunuzda binaların üzerinde yerleri (kafe, sinema, avm gibi) gösteriyor. City Lens’i denemenizi özellikle tavsiye ediyorum. Klasik bir harita üzerinde değil de, direkt kameranızla baktığınız yerde yer ve mekanları görmek eşsiz bir deneyim.

Bir müzik çalar olarak da Lumia 920 sizi tatmin etmekten öteye geçiyor. Müzik arayüzü gerçekten başarılı. Üstelik kendi arşivinizden bir şarkı dinlerken, eser hakkında şarkıcı/grup hakkında bilgiler, resim galerileri sunuyor ve dahası o esere benzer başka eserler tavsiye edebiliyor. Müzik sekmesindeki en önemli özellik ise Mix Radio. Uzman DJ’lerin hazırladığı playlistleri müzik tarzı seçip dinleyebiliyorsunuz. Internet üzerinden dinlediğiniz bu şarkıları daha sonra dinleyebilmek isterseniz de tek dokunuşla telefon hafızasına kaydedebiliyorsunuz. Üstelik ücretsiz bir şekilde.

Sonuç olarak Nokia Lumia 920, her alanda en iyisini sunmayı hedeflemiş. İlerleyen günlerde uygulamaların da artmasıyla piyasadaki en iyi seçeneklerden biri olmaya aday bir ürün olarak karşımızda. Fiyatlara gelecek olursak, Türkiye için belirlenen satış fiyatı 1650 TL. Rakiplerine oranla fiyat olarak da iyi diyebiliriz böylece. Nokia Lumia 920 ile hem Microsoft, hem de Nokia, artık biz de varız diyorlar kesinlikle.

YORUM YAZ
TOPLAM 8 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir12 Aralık 2012, Çarşamba 02:03

    biraz saygılı olun

  • - Misafir10 Aralık 2012, Pazartesi 09:32

    ben aldim cok takiliyo

  • - Misafir07 Aralık 2012, Cuma 16:55

    süperrr

  • - Misafir07 Aralık 2012, Cuma 16:08

  • - Misafir07 Aralık 2012, Cuma 11:06

    bu malmısın yazan mal kim, arkadaş virüz fabrikasının ortağı ellaaam

  • - Misafir07 Aralık 2012, Cuma 08:42

    Uygulamalar yok denecek kadar az. İlk nesil win Phone muhtemelen eksikler olacaktır, android te olduğu gibi. Bu sebepten bir kaç nesil daha beklemeyi düşünün derim.

  • - Misafir06 Aralık 2012, Perşembe 00:20

    malmısın:)

  • - Misafir06 Aralık 2012, Perşembe 00:02

    Abi bu telefonu tavsiye eder misin alayım mı?