ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Yolun sonunda mutlu olmak

Berna Uslu Kaya

18 Kasım 2013 Pazartesi 10:43
  • A
  • A

Yolun sonunda mutlu olmak için, şuanlarını kendine dar eden niceleriyiz biz. Tek derdimiz mutlu olmak. Mutlu olmadan evvel mutlu olmak için bazı “ufak şeylerin” gerçekleşmesi gerekiyor tabi. İşte o “şeylerden” bazıları: Başarılı olmak, hep sağlıklı olmak, huzur dolu bir yuvada yaşamak, ev bark sahibi olmak, çocukların bahtının hep açık olması için paralanmak, araba varsa modelini değiştirmek, yoksa bir tanesine sahip olmak. Güzel olmak, yakışıklı olmak... Büyük sınavlara girip, hepsini kazanmak. Diplomalar almak. Başarıyı yiyip yiyip doymamak... Birilerinin “sen şöyle mükemmel...” sözlerine layık olmaya aday olmak. Hep asil de kalıp, yedek kulübesinde asla takılmamak ve tabi her kutsal hedefin asıl gücü olan paraya tez yoldan kavuşuverip, birilerine paranın eşsiz gücü ile “yardım” etmenin dayanılmaz insanlık miracına çıkmak...

Mutlu olmak için kendini mutsuz eden, hırsın ve ihtirasın adına “mutluluk” diyen niceleriyiz biz.

Unuturuz, unuttuğumuzu da unutarak ve sonra hep hatırda kalmak isteriz her şeye inat.

 Hep keşkeler doğar içimize ve bir “mazi” hasretidir yakar kavrurur içimizi, çünkü kendince mutluluğa yürüyenler, asıl saadetin o yolda yürümek olduğunu unutur. “Ah o günler!” deriz bayat bir nakaratı söyleyerek ya da “Hele bir ..... olsun, bak neler olacak” deriz şimdiye, kaçan, yuvarlanan zamana aldırmadan.

Oysa mutlu olmak, mutlu olmaktan ne anladığımıza bağlı. Mutluluk bir hedef değil; yalnızca bir yol. Mutluluk şuanların kıymetini bilme sanatı, yolun sonuna gitme çabası değil.

Tut ki sonsuz bir deryadasın ve yüzüyorsun yüzün güneşe dönük. Attığın her kulaçta bedenin ve ruhunun derya ile bir olma coşkusu var. Yüzüyorsun... Yüzüyorsun... Yüzüyorsun... Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş, kimi zaman da soluk soluğa. Amaç ne? Akşam olmadan ufuk çizgisine varma mı? Sizi bilmem, ama bence bir tek amaç var. O da ne yaparsak yapalık o deryanın içinde kalmak. Bütünün parçası olmak, hayattan kopmamak...

Sahip olduklarına şöyle bir bak...

İşte, onlara kavuşmak için yaşadıkların; onlarla paylaştıkların gülümsemenin anahtarı!

Yani bir damla gözyaşında da var mutluluk; bir tebessüm çukurunda da...

Yazımı Ömer Hayyam ile noktalıyorum. Yaşarken, henüz vakit varken kıymet bilmek dileğiyle! Hoşça bakın zatınıza...

“arkadaş dünya için boş yere üzülme

şu hurda dünya için gereksiz yere üzülme

 var olan zaten geçti yok da ortada yok

şen ol da var için yok için üzülme”

YORUM YAZ
TOPLAM 2 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - ebru keskin:19 Kasım 2013, Salı 15:23

    ahhh bir unutmasak hep hatırda tutabilsek değilmi. ama iyiki sen varsın, kalemle yazan, anlatsın,cansın.

  • - Betül coşkunyürek:19 Kasım 2013, Salı 00:03

    Kardeşinin yazıları ile büyüyen biriyim bende.iyiki varsın kualemine sağlık