ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Kurban olurken...

Berna Uslu Kaya

14 Ekim 2013 Pazartesi 09:57
  • A
  • A

 

Kurban olunur mu? Kurban gidilir mi? Bilmem, ama canım ülkemde yaşayan herkes, ne çok şeye kurban olmuştur aslında. Arkadaş kurbanıdır pek çoğumuz, onu yoldan çıkaran “o arkadaşalar” olmasa ah! Nasıl da masumuzdur kader karşısında… Ya öğretmen kurbanı olanlar. Ah o öğretmenler! Onlar olmasa uzaya çıkacak oğlumuzun sebeb-i kederidir onlar. Ya sistem kurbanı, sandık kurbanı olanlar. Ah en fenaları da onlar ya! Kader kurbanıyızdır biz! Ah o kader işte…

Daha keder gelmeden kadere kurban giden onlarca muhabbet işittim. Yapan, eden ardından da iradesini ötekileştirip tüm topu kader ağlarına takan kurbanlıklar tanıdım ruh önsözlerinde. Göz göre göre namlunun ucunu kalbine doğrultan ve tetiği çekerken “kader utansın” diyen gölgelerle bakıştı benim de kaderim.

Bizler, kurban olmakla, kurban gitmek arasındaki ince çizgide ömür geçirirken birileri bizden evvel kararını verip sessizce tarih olmuşlardı oysa.

Kendini kaderine kurban seçen irademiz, başını kaldırıp “zamana” bir baksa! O vakit anlayacak geçen giden ömrün ziyanını. En büyük kurbanlığın, zaman karşısında insanlık anıtı olarak kaldığını… Saatinin ritmine uyamayan ve bir heykel gibi durup tik takların ağıtını yakan içli sesimiz! Konuştukça kendini boğan ritmimiz. Ne vakit düşecek yakamızdan!

Kurban gitmeden kutsal bir hedefte kurban olanlarsa ayrı tabi… Onlara nasıl ölürse ölsün şehit diyecek kaderi.

Vatanı için hiç tereddüt etmeden ölenler mesela. Sen şimdi kadere kurban gitme diye toprağa akan kutsal şehit kanları… Evet onlar! Vatanına kurban olanlar…

Sen doğduğunda, seni göğsüne yaslayıp helal sütünü akıtanlar mesela. Sen hiçbir zaman hiçbir şeye kurban gitme diye kutsal ana sevgisi ile yavrusuna kurban olanlar…

Bir de ömrünü kalemine kurban edenler var tabi…

İşte onlardan biri…

Ziya Osman Saba…

Yazıma onun şiiri ile nokta koymuyorum aslında ve uzayıp giden binlerce nokta arasında tüm ülkemin kutsal kurban bayramını kutluyorum.

KURBAN

Tanrım, sonsuz dünyada ben âcım ve ufağım,

Kulların arasinda Tanrım ben bir koyunum.

İki tuğla halinde kenetlenmiş dudağım,

Sonra geçtiğim yollar kum, hep kum, daim kum.

 

Aradığım pınardan içebilsem bir yudum.

Artık o günden sonra hiç susmayacağım.

İnecek gözlerime uzun, en rahat uykum.

Tuz çalınıp ağzıma, bağlanınca ayağım.

 

Kulların arasında ben yaşadım sessizce,

Hiç ağzımı açmadım, verdim bütün yünümü.

En geniş bir sabahı düşünerek her gece,

Ben, Tanrım, şuracıkta bekliyorum günümü.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.