ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Araplar niye bu kadar kolay rencide oluyor?

Berna Uslu Kaya

18 Eylül 2012 Salı 15:09
  • A
  • A
11 Eylül'ün 11. yıldönümünde, ABD'de üretilen ve Hazreti Muhammed'e hakaret eden bir filmin Arapça kopyasının YouTube'da boy göstermesi, hemen bütün İslam ülkelerinde protestolara yol açtı.

Bingazi'deki gösterilerde ABD'nin Libya büyükelçisi ve üç yardımcısı öldürüldü. Bir teoriye göre saldırı, tasarlanmıştı. Şimdi sorulan sorulardan biri, "El Kaide canlanıyor mu?"

"El Kaide'nin Yükselişi ve Çöküşü" başlıklı kitabın yazarı, LSE'den Fawaz Gerges, şunları söylüyor: "En güçlü olduğu 1990'ların sonunda bile El Kaide'nin en çok 3 bin üyesi vardı; ne geniş militan, ne de halk desteğine sahipti. Bugün, çoğu Pakistan ve Afganistan'da bulunan küçük yerel gruplara dağılmış 200 kadar militanı kaldı. Arap Uyanışları meşru siyasi otorite boşluğunu doldurabilirse, El Kaide kalıntılarının da sonu gelecek. (Huffington Post, 3 Ocak 2012.)

Bingazi'deki saldırıyı El Kaide tasarlamış olabilir; ama o ve benzeri örgütlerin temsil ettikleri şiddetli ve totaliter türden İslamcılık artık revaçta değil; 11 Eylül 2001 hunharlığından sonra hemen tamamen itibar yitirdi. Tunus ve Mısır'da özgürlük ve demokrasi talep eden barışçı kitle gösterileriyle zafere ulaşan halk devrimleri, Seyyid Kutub'dan Usame bin Ladin'e uzanan radikal İslamcılığın pilinin bittiğinin en açık belirtisi oldu.

Ne var ki, radikal (yani şiddetli ve totaliter) İslamcılığın marjinalleşmesi, İslamcılığın özgürlük ve demokrasi ilkeleriyle barışık yorumlarının Arap ülkelerinin siyasetinde ön planda rol oynayacağı gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Arap Uyanışı'na liberal görüşlü gençlik grupları öncülük etmiş olabilir. Ama laik-milliyetçi otoriter rejimlere karşı mücadelede başı yıllardır İslamcılar çekiyorlar ve bu mücadele içinde giderek, çoğunluğun desteğini ancak özgürlük ve demokrasi ideallerine sahip çıkarak kazanabileceklerini; adil bir toplumun ancak bütün inançların eşit saygı gördüğü bir toplum olabileceğini kavrıyorlar.

Nitekim Tunus'ta Raşit Gannuşi'nin başında olduğu Ennahda partisi, özgür seçimleri takiben liberallerle koalisyon hükümeti kurdu. Mısır'da başında Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin olduğu Özgürlük ve Adalet Partisi demokratikleşme ve sivilleşme yönünde adımlar atıyor; Koptik Hıristiyan azınlık ile yakın ilişki kuruyor. Suriye'de temsilî bir yönetime geçilebilmesi halinde, Müslüman Kardeşler'in ön planda rol oynayacağı ortada. (Bu arada Libya'da seçimleri İslamcı olmayan partilerin kazanması ilgi çekici.) Arap dünyasında demokrasi geliştikçe ve yerleştikçe İslamcı partilerin Müslüman Demokrat partiler haline dönüşmeleri kimseyi şaşırtmamalı.

Otuz ülkeye yayılan gösteriler dolayısıyla sorulan esas soru ise, İsa'ya hakaretlerin Hıristiyanlar arasında yakıp yıkmaya yol açmadığı halde, böylesine bayağı ve aptalca bir filmin nasıl olup da Müslümanlar arasında şiddetli tepkilere yol açabildiği. Cevaben yine Arapların ve Müslümanların uygarlıktan ne kadar uzak oldukları üzerine ahkâm kesiliyor. Arapların ancak Bush yöntemleriyle adam edilebileceği, Obama'nın saygı göstererek yanlış yaptığı dahi yazılıyor. (Bkz. Fouad Ajami, "Araplar niye bu kadar kolay rencide oluyor?", Washington Post, 15 Eylül.)

yazının devamını okumak için tıklayın!
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.