ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

Yargı Kararları İle SGK

Av. Zeki Onat

05 Ekim 2010 Salı 11:34
  • A
  • A

Son günlerde gündemi oldukça meşgul eden ‘’tez el’’den çözülmesi gerektiği konuşulan bir konu, yargı kararları doğrultusunda kurum mevzuatında yeni bir düzenleme yapılmak suretiyle çözüme kavuşturulmuş görünmektedir. Yazılarımızı takip eden okuyucularımız hatırlar SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın mevzuatları yıllarca yargı kararlarıyla şekil değiştirerek Sosyal Güvenlik Yasası’nın hayata geçtiği 01.10.2008 tarihine kadar uygulanmıştır. Bu tarihten sonra getirilen 5510 sayılı yasanın uygulamada yargı kararlarıyla şekil alacağını bu şekliyle de ‘’dinamik ‘’olma özelliğini koruyacağını daha önce ifade etmiştik. Bu yönüyle ‘’kadın doğum borçlanması’’ adı ile bilinen ve sosyal güvenlikte borçlanmak suretiyle hizmet kazanılması hakkı tanıyan 5510 sayılı Kanun’un 41. Maddesinin uygulama esasları Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2010/106 sayılı genelgesiyle yeniden belirlenmiştir.
Belirlenen bu esasları, hukukçu olan ve olmayan bir köşe de sosyal güvenlik uzmanı(!) olarak yazan hemen herkesten farklı yorumlar dinleyerek vatandaşımızın kafasının karıştırıldığını görmekteyiz. Bu durum daha önce de belirttiğimiz üzere çok ciddi yığınlar halinde ve içerisinde vatandaşla kurumda çalışan memuru karşı karşıya getiren öfkeli tutumları barındıran çatışmaların yaşanmasına neden olmaktadır.
Oysa kitleleri etkileyen bu insanlar biraz hukuk bilgisine sahip olsa idiler ‘’kadın doğum borçlanması’’nın erkeklerin ‘’askerlik borçlanması’’ndan hukuki nitelik olarak birbirinden ayrı olduklarını görecekler ve ‘’sigortalılık süresini geriye götürmek’’ vb sonuçları doğurmayacağını anlayabileceklerdi. Klavuzlar (!) hukuk bilgisinden yoksun olunca ortalık biraz daha karışmaya devam edecek gibi…
Bu durumu görünce vatandaşımızın sorunlarını çözebilmek için bilgiye aslında doğru bilgiye ne kadar ihtiyaç duyduğunu çok daha fazla idrak etmiş bulunmaktayız. Bu nedenle yazılarımızı artık günlük olarak yazmayı ve siz okuyuculardan gelecek sorulara günlük cevap vermeyi daha uygun gördük. Bu sebeple yazılarımızı sıklıkla takip etmenizi verdiğimiz bilgileri değerlendirmek suretiyle ‘’tez el’’den çözümlerin kafanızı karıştırmamasına gayret edeceğiz.
Efendim neymiş bu ‘’kadın doğum borçlanması’’ ?
Hukuki olarak kadına ‘’pozitif ayrımcılık’’ içeren ve ileri medeni seviyeye ulaşmış ülkelerde uygulanan bir kuraldır. Eski sosyal güvenlik mevzuatımızda bu hakkın uygulanmadığını belirterek sosyal güvenlik reformunun ne kadar ciddi bir değişiklik içerdiğini öncelikle vurgulayalım.
Kadın sigortalılar daha önceden sigortalı bir işte çalışmış olmaları halinde yani hizmet akdi ile 4-a sigortalısı olarak çalışmış olma veya çalışırken çalışma hayatına doğum sonrasında ara vermiş olma durumunda çalışmadıkları veya faaliyette bulunmadıkları süreleri borçlanarak hizmetlerinden saydırabileceklerdir. Bu durum yaşını ve sigortalılık süresini tamamlamış olup da prim gün sayısı yeterli olmayan sigortalılar açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilir.
Ancak sosyal açıdan yüksek düzeyde ‘’beklenti’’ oluşturulan konularda genelgenin yetersizliğinden bahsedilmektedir ki bu durum da hukukçu olmamanın ortaya çıkardığı yanlış yorumlardır. Örneğin hizmet başlangıç süresinin geriye yürümemesi, tescil edilmiş olma şartı kanaatimizce sosyal güvenlik hakkı açısından yerinde düzenlemelerdir. Ancak 4-b sigortalıların yani diğer adıyla Bağ- Kur sigortalılarının ortaya çıkacak değişik durumları açısından borçlanma hakkının verilmemesi sigortalılıkta eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşünmekteyiz.
Bu konuda ki düzenlemeye yönelik olarak değerlendirmeye yarınki yazımızda devam etmek üzere
Sağlıklı ve mutlu günler dilerim
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.