ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Sanat ve Ahmet Kaya

Av. Zeki Onat

29 Kasım 2012 Perşembe 16:53
  • A
  • A

1985 yılarında üniversite öğrencisi olarak hayata yeni başladığımız dönemlerde Diyarbakır’ın Nebi Cami müştemilatından bir dükkanda dükkan sahibini beklerken hemen yanında ki o zaman ki adıyla ‘’kasetçi’’ dükkanında adını bilmediğim bir şarkıcının tok sesiyle dinlediğim kadarıyla öfkeli bir aşkın nidalarını dile getiren şarkılarıyla etrafın şenlendiğini görmüştüm. Sonraları adının Ahmet KAYA olduğunu öğrendiğim protest müzik söyleyen bu adamın sözlerinde içinde bulunduğum düşünce grubunun anlayışına uygun hiçbir kırıntı olmamasına rağmen sesindeki tını ve sözlerinde ki sıralanış içinde bulunduğumuz gençlik olgusunda içimizde bir yerlere değdiğini hissettiriyordu.

İsyan etmeyi ‘’kadere inanç’’ içerisinde bir yere koyamayışımızın teslimiyetinde yaşam şeklimizi akışında bir kabulleniş içerisinde sürdürmemizin bizi mutlu kılacağına inanmıştık ve öyle de yaşıyorduk. Zaman akıp giderken Ahmet KAYA bize aşkın değişik hal ve oluşlarını şarkılarıyla ’’Ahmet Abi’nin vapuru’’nda anlatmaya devam etmişti.

Ahmet KAYA ve diğerleri şeklinde kalıplar oluşmaya başladığında ‘’aşkı ve öfkeyi bir arada yaşamayı’’ öğreten adama bir şeyler olacağını anlamış ve ‘’etmeyin, yanlış anlıyorsunuz adamı’’ diyerek yürekten olanlara karşı çıkmıştım. Zaman Ahmet KAYA’ya tepki gösterenleri haklı çıkarmaya doğru ilerlerken bize aşkı o demde anlatacak kimsenin kalmayışıyla artık yürekten değil sesli karşı çıkışları dile getirmek gerekliliğini anlamamıza sebebiyet verdi.

‘’Dağlarda Öfkeli başım serhatta hep akşam oluyor’’ sözlerini bir de İbranice bir ezgi ve sözlerle dinleyince bir zamanlar yüreğimizde aşka dair öfkeli tohumların ekilmesine sebebiyet veren Ahmet KAYA’nın ayrı inançlardaki insanları sanatın gücü ile nasıl aynı duygularda buluşturduğunu görünce ‘’bu milleti birleştirecekse sanat birleştirecek" insan olarak ortak acı ve hüzünleri ve sevinçleri paylaşabilmeyi bilmemiz gerekir sözünü bir kez daha yazmak gerekliliğini düşündüm.

Ahmet KAYA aramızda yok artık bu gök kubbenin altında. Öfkemizi çatal bıçakla O’na yöneltemiyoruz. O’nun yokluğunu hissetmeyenlerimizde var.

Ama bildiğimiz bir şey var ki ister düşünce ve isterse inanç kalıpları olsun bu kalıpların arkasından bakarak dünyayı şekillendirmeye çalıştığımız ölçüde karşımıza çıkan tüm varlıkları ve gerçekliklerini ve sonrasında ise kendi seyir defterimiz içinde ‘’Hakikati’’ ıskalamış oluyoruz.

Yeni ve gerçek sanatçılarımızın varlığıyla bir araya gelebilir ve hayatı paylaşabiliriz. “  

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir09 Şubat 2013, Cumartesi 12:42