ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Sağlık Uygulama Tebliği’ne Dair

Av. Zeki Onat

19 Haziran 2012 Salı 10:01
  • A
  • A
Hastalık hali gerek bireyin başına gelmiş olsun gerekse yakınlarından birinin başına gelmiş olsun duygusal olarak hassas ve akli olarak zayıf olduğumuz bir durumdur. Hastalığın ağırlığı ve derecesine göre normal düşünme ve davranma yetisinin en aza indiği, bir an önce sağlıklı ve normal hayata dönme çabasını arzu ve isteğini en üst seviyeye çıkardığı bir dönemdir. Ancak böyle bir durum yaşanırken aciz oluşun ve elinden bir şey gelmiyor olmanın yarattığı duygu hali gözünüzün hiç bir şey görmediği bir dönemdir.

Tüm bunları neden mi anlatıyoruz.? Tabi ki amacımız insanın duygu durumunu tasvir etmek değil ancak ‘’hayatın içinden manzaralar’’ niteliğinde herkesin yaşadığı yaşayabileceği böyle bir dönemde başımıza gelecekleri o sırada gelmiş olanlardan daha fazlasını yaşamamak adına bilgilendirmeye bir nebzede olsun katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
Herkesin sağlık hizmetlerine rahatlıkla ulaşabildiği(!) bu dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu ile sağlık hizmet sunucuları olarak tanımlanan hastanelerin uygulamalarına dair tüm kurallar Sağlık Uygulama Tebliği’nde kural altına alınmıştır. Yani bu işin anayasası olan Sağlık Uygulama Tebliğidir. Ancak gelin görün ki bir çok vatandaşımız bu uygulamaların ne kadar doğru uygulandığını, kendisine ifade edilen ve uyulması zorunlu olduğu söylenen kuralların gerçekten ifade edildiği gibi olup olmadığını bilmemektedir.

Hasta ve hasta yakınları yukarıda anlattığımız ruh hali içerisindeyken önümüze uzatılan tüm evrakları hiç okumadan nasıl imzaladığımızı, hastane görevlileri tarafından ‘’nazik ve nazenin’’ bir şekilde ifade edilen rica(!) niteliğindeki komutları nasıl yerine getirdiğimize dikkat çekmek gerekmektedir. Örneğin Sağlık Uygulama Tebliği Ek 2-b listesi ‘’sadece yatan hastalarda kullanımı halinde bedelleri ödenecek ilaçlar listesi’’ yayınlanmıştır. “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi” nde yer almayan herhangi bir ilacın ödenmesi mümkün değildir. Peki bu durum yeterince denetlenebilmekte midir.?

Uygulama şöyle yaşanmaktadır. Sağlık Uygulama tebliğinde yer alan kurallara aykırı bir durum yaşamışsa hasta veya yakını bu durumu belgeleyecek ve bir dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Merkez Müdürlüklerine müracaat ederek mağduriyetinin giderilmesini isteyecektir. Kurum yapacağı incelemede vatandaşı haklı bulursa(!)  işlemi yapan hastaneye idari para cezası yaptırımı uygulayacaktır.

Sağlık Uygulama Tebliği sürekli revizyona tabi tutulmaktadır bu nedenle bırakın bir kez esaslı şekilde Sağlık Uygulama Tebliği’nde yazılan kuralları öğrenmeyi sırf değişimleri takip edebilmek ve hasta hakları açısından değişimleri öğrenebilmek için çok zaman ve eğitim gerekmektedir.
Böyle bir uygulama vatandaş memnuniyetini sağlar mı? Vatandaş canı yandığı ve yakını veya kendisi zor durumda olduğu için memnuniyetsizliğinin farkında dahi olmayabilir. Ancak çok ciddi bir ekonomik kaynak aktarılan ve sadece sağlığını tekrar kazanmaya çalışan vatandaşın devlete olan ekonomik külfeti 50 milyar TL yi bulmaktadır. Vatandaşın katkı payı adı altında ödediği rakamların büyüklüğü ise tam olarak bilinmemektedir.

Televizyonlarda kamu spotu olarak yayınlanan bilgilendirme amaçlı fragmanlar yayınlanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri neden günümüz görsel iletişim teknolojilerini aktif olarak kullanarak vatandaşın bu konudaki memnuniyetini artırmaya yanlış(!) uygulamaların önüne geçmek istemezler.?  Çok anlaşılır bir tutum olarak gelmemekle beraber son derece ileriyi düşünen(!) yöneticilerin ‘’özel hastaneler’’le karşı karşıya gelmek istememeleri olabilir mi? Diye düşünmek istemiyoruz tabi ki…
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.