ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Kartın Rengi Değişiyor mü?

Av. Zeki Onat

25 Ocak 2012 Çarşamba 14:38
  • A
  • A

3816 sayılı ‘’Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun’’ kapsamında yeşil kart verilenler 01.01.2012SGK mevzuatı çerçevesinde ‘’genel sağlık sigortalısı’’ sayılmaktadır.

Görüldüğü üzere herhangi bir ödeme gücü olmadığını beyan edenler ‘’Yeşil Kart’’ uygulamasıyla sağlık yardımlarından faydalanabiliyorlardı. Ancak ‘’yeşil kart’’ uygulama anlayışı korunmakla beraber kademeli olarak gelir grupları belirli oranlarda prim ödeme yükümlülüğü getirilerek hiç ödeme gücü olmayan kişiler ile belirli bir miktar ödeyebilecekler arasında bir ayrıma gidilmiştir. Yapılan düzenleme son derece yerinde olup ‘’yeşil kart’’ genel kavramının yerine derecelendirilmiş ‘’Ödeme gücü olmayan’’ kavramı getirilmiştir.

‘’yeşil kart’’ları olanlar vize süreleri dolmamışsa aynı şekilde hayatlarına devam edecekler. Vize süresi dolanlar yeniden sağlık yardımından ‘’yeşil kart’’ uygulamasında olduğu gibi prim ödemeden faydalanabilmeleri için illerde Valiliklerde ilçelerde ise Kaymakamlıklarda sosyal yardımlaşma vakıflarına müracaat etmek suretiyle ‘’Gelir Testi’’ yaptırmak durumunda kalacaklar. Burada önemli olan her yeşil kart sahibinin hemen müracaat etmesi gerekmediği, vize süresi tamamlanıncaya kadar ‘’yeşil kart’’ın kendilerine ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağladığı tüm hakları kullanmaya devam edeceklerini özellikle belirtelim.

​Bir başka deyişle telaş etmeye ve endişelenmeye gerek olmadığını üstelik gelir testi yaptırma zorunluluğunu içeren bu surenin 01.03.2012 tarihine kadar uzatıldığını da göz önüne alalım.  

​Burada vatandaşta oluşan kafa karışıklığının Genel Sağlık Sigortası kapsamında kimlerin olduğunun bilinmemesi ve basın tarafından akademik çevreye mi ? Yoksa gelir düzeyi son derece düşük olan eğitimi az bir çevreye mi? Açıklama yapıldığı göz önüne alınmadan bilgi yağmuru altında tutulmasından kaynaklanmaktadır.  

1/1/2012 tarihinden önce herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kişiler SGK Kurumu tarafından re’sen genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmiştir. Bu kişiler 233 TL prim ödemedikleri takdirde sağlık yardımlarından yararlanamayacaklardır. Üstelik ödenmesi gereken bu prim miktarının içinde uzun vadeli sigorta kollarına yönelik prim hesaplaması dahil olmadığından ileride emekli de olurum gibi yanlış bir algı ve bilgi kirliliğini görmekteyiz. Buradan uyaralım bu prim sadece hastanelerde muayene olabilmek için – katkı paylarını da ödeyerek- gerekli olan prim miktarıdır.

Sigortacılıkta prim toplama argümanları diyebileceğimiz birçok unsur mevcuttur. Genel Sağlık Sigortası bunlardan biridir. Ancak son dönemde sanki tek ve son noktaymış gibi bir algı oluşmuştur. Oysa bir kişi herhangi bir yerde çalışmıyor ve sağlık güvencesi de bulunmuyor ise ‘’İsteğe Bağlı Sigorta’’ primi yatırmak suretiyle ve sağlık yardımından yararlanmak istiyorum şeklinde talepte bulunması halinde en düşük 270 TL ödeyerek emeklilik hakkına da kavuşabilecektir. Yani vatandaşın durumu asgari ücretin altında bir gelire bağlı değilse yapılacak en güzel şey isteğe bağlı sigortalı olarak tescil ettirmektir.

Gelir testi için müracaatlarda ‘’aile içi gelir’’ kavramı irdelenmektedir. Gider kısmına bakılmamaktadır. Bu sebeple asgari ücret düzeyinde geliri olan birinin ‘’geçinemiyoruz birde 270TL her ay prim mi ödeyeceğiz’’ diye serzenişte bulunması ayrı bir ironi  ve tartışma konusu ancak gelir düzeyi düşük olanların kendi içlerinde tasniflenmiş olması oldukça yerinde ve doğru bir uygulamadır. Sosyal devlet anlayışına her geçen gün bir adım daha yakınlaşılması sevindiricidir.  

​Mutlu ve sağlıklı günler dilerim.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.