ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Yağışlı

YAZARLAR

İş kanunu tasarısı

Av. Zeki Onat

12 Temmuz 2012 Perşembe 18:07
  • A
  • A


‘’Bürokraside ufak bir mevki edinen, bir şekilde devlette "iş bulan" adamlar telefonu veya kalemi eline alıp âleme nizam vermeye kalkışıyorlar. Büyük lâflar ederek devlet adına konuşarak, bilmedikleri konularda ahkâm kesiyorlar’’ Ahmet Turan Alkan’ın zaman gazetesinde 30.06.2012 tarihinde yazmış olduğu yazıdan alıntı yaptığımız bu cümle belki son 10 yılda her geçen gün dozu ve kudreti artarak devam eden bir düşünce belki de bakış açısının ayak sesleridir. Yer yer kendi köşemizden somut hatalı uygulamalara dair sesimizi yükselterek kaleme aldık. Bunları yazarken kişilerin bizatihi şahıslarıyla değil ortak bir anlayışın ortak adımlarının yanlışlarına eleştiri getirmek istedik.
Kim neyi anladı ve kim ne düşündü bilmiyoruz. Ancak 1998 yıllarında sosyal demokratların iktidarda olduğu dönemde devlet dairelerinde yeni göreve başlayan kişilere uygulanan önyargılı davranış ve tutumlara, insani duygu ve hakkaniyet çerçevesinde o gün itirazlarımızı ileri sürdüğümüz gibi mazluma yardımcı olabilmek adına da gerekli duruşumuzu sergiledik. Ancak dün zulme uğrayan kesimin bugün yukarıda sözü edilen ‘’aleme nizam verme’’ ve ‘’ bilmedikleri konularda ahkâm kesiyor’’ oluşlarına kayıtsız kalabilmek pek mümkün olmuyor. İster istemez neler oluyor diye sorgulamaya başlıyorsunuz. Dayatma zulüm nerede ve ne zaman olursa olsun ve hangi ad ve kisveye bürünerek gelirse gelsin kabul edilebilir bir şey değil.

‘’ben yaptım oldu’’ anlayışı toplumsal mutabakatı içten içe kemiren bir anlayıştır. Zira ‘’doğruluk’’ adına dahi olsa ‘’gönülleri fetih etmeyen’’ bir uygulamanın illaki karşı çıkanları olacaktır. Bu karşı çıkışlara elindeki güç ve kudretle üstü kapalı savaş açmak olsa olsa dünyadaki güç ve iktidar hırsıyla yapılan bir çıkış olur.

Bunlar neden önemli? Hukuk kurallarının kitap sayfalarında yerini alması bir topluma nizam ve intizam getirmiyor. Onların uygulanması ve uygulanırken nihai amacın ‘’adalet’’ olması gerekmektedir. Şayet bir toplumda uygulanan kurallar bütünü topluma huzuru tesis etmiyor ve bir arada yaşama isteği uyandırmıyorsa sorgulanması akılcı toplumlarda en doğal harekettir.
Son dönemde hukuk kuralları süratle değiştirilmekte, birçok yeni düzenleme toplumsal yaşamımızda önemli değişikliklere sebebiyet vermektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği yasası son derece gerekli ve önemli bir düzenleme. İş kanunu ile ilgili tasarı ise konuşulmaya başlandı. Ancak konunun geçmişte gündeme getiriliş şeklini(!) hatırlayınca neden ‘’anayasa hazırlık süreci’’ gibi bir süreç içerisinde bu değişiklikler sosyal taraflar ve akademisyenlerce yeterince tartışılmadan önümüze koyulduğunu anlayabilmek mümkün değil.
Ancak çalışma bakanı Faruk Çelik tarafından yapılan açıklama hakikaten konuya yaklaşımda sağduyunun var olduğunu göstermektedir. Son birkaç gündür kıdem tazminatı konusunda yapılan yayınların sebebi olarak geriye bir tek iktidarın dayanılmaz rantından payını gerek koltuk ve gerekse reklam olarak almak isteyenlerin işgüzarlığı kalmaktadır.

Tüm bunların kamuoyu oluşturmak için kullanılmıyor olmamasını temenni ederek tabiki.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.