ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Hukuk herkese lazım, cemaate de!

Av. Zeki Onat

11 Ocak 2013 Cuma 15:46
  • A
  • A

İstanbul da özel bir televizyonun Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından gelen bir ihbar üzerine sigortasız çalışanların olup olmadığını denetlemek için gitmesi üzerine binadan içeriye alınmamaları ve sonrasında yaşananlar bir hukuk devletinde yaşanması hayret vericidir. Görevini yapmaya giden denetmenler hakkında soruşturma açılmış olması ve bu soruşturmada alınan ifadelerin yine aynı yayın grubuna ait bir gazetede yayınlaması ise ne hukuk ne insanlık nede vicdanın kabul edebileceği şeyler değildir.

Hani bununla da yetinilmeyip "Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin görevlerini yaparken" yönetmeliklerle belirlenen usul ve esaslara aykırı olarak yeni bir düzenleme yapılması ‘’iç emir’’ şeklinde aykırı talimatlar verilerek yukarıda açıkladığımız skandalın yaşanmaması için kural ve kaidenin değiştirilmek istenmesi sözün bittiği yer olsa gerek.

Ancak hukuka aykırı iş ve işlemler sadece bir il müdürlüğünde yaşanan bu hadise ile sınırlı kalsa hakikaten ‘’fevri bir çıkış’’, ‘’kişisel bir hata’’ veya ‘’yanlış anlaşılan bir durumdur’’ diyerek geçiştirmek insani bir tavır olacaktır. Oysa bu köşeden daha önce yazdığımız ve sürekli dile getirdiğimiz hukuk dışı uygulamalar bir devrin belediye başkan yardımcısı tarafından ifade edildiği‘’ biz adam asmayız, para basmayız geri kalan her şeyi yaparız’’ anlayışı ülkeyi kurtarmaya gelmiş kahraman edasıyla kendi inanç sitemine de aykırı ‘’hak ve hukuk tanımaz’’ bir gayretkeşlik içerisinde aleme nizam verme gayreti içerisinde iktidarın keyfi sürülmektedir.

Kanun ve yönetmeliklere aykırı olarak bir Sosyal güvenlik İl Müdürlüğü tarafından iç emir olarak yayınlanarak ‘’denetim görevlisinin, kamu kurumlarıyla soruşturma doğrultusunda, doğrudan yazışma hakkı’’ kısıtlanmış olması bir nevi idareden onay alınarak denetim ve inceleme yapılması anlamına gelmektedir ki ‘’ bizden olanlara dokunmak yasak’’ değildir de nedir.?

‘’Denetim istemlerinin basın yayın kuruluşları ve siyasi partilerle ilgili olması durumunda denetim talebi il müdürlüğüne bildirilecek ve denetimler ilgili müdür yardımcısının oluşturacağı denetmenlerden oluşacak komisyon tarafından yapılacaktır’’ hükmü ise ben istediğim işvereni istediğim kişiye denetim için gönderirim anlayışını uygulamaya koymak için gayret değil midir?

Denetimlerde asıl olan iki denetmenin birlikte denetim yapmasıdır ve yönetmelikle bu husus kural altına alınmıştır. Ancak ‘’iç emir’’ şeklinde düzenlemeyle ‘’denetim memurlarının tek başına gitmesi esastır’’ düzenlemesi getirilmiştir. Bu hangi hukuk kuralı içerisinde kabul edilebilir?

‘’İl müdürü ve yardımcısı veya merkez müdürleri tarafından talimat verilmesi halinde talimat konusu denetim istemi incelenerek derhal sonuçlandırılır’’ ifadesi ise ‘’denetim görevlilerinin görevini yaparken bağımsızlık’’ kuralı ayaklar altına alınmıştır. Dolayısıyla vatandaşımızın il müdürü tanıdığının bulunması halinde denetim taleplerine öncelik verilecek ve sade vatandaşın ise biriken iş yükü içerisinde işlemi sürekli beklemeye alınacaktır.

Bu liste böylece uzayıp gidiyor daha fazla ayrıntı ile yirmi dört sayfadan ibaret bu düzenlemenin söz konusu özel televizyonun denetlenmesinin arkasından yapılmış olması daha nerelere kadar gidilebileceğinin bir işareti bir yol haritası olarak görmek mümkün.

Sosyal Güvenlik sisteminin temel esaslarına dair Yargıtay’ın verdiği kararı ve temel ilkelerini bir önceki yazımızda anlatmıştık. Şimdi anlattığımız bu uygulama karşısında hangi temel ilkelerden bahsediyorsun diyebilirsiniz. Belki de daha önce çok kişi tarafından söylendiği gibi "niyet okuyorsunuz"(!) da diyebilirsiniz. Ancak son söz ‘’HUKUK inanana da inanmayana da HERKESE LAZIM’’

YORUM YAZ
TOPLAM 1 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • - Misafir12 Ocak 2013, Cumartesi 17:28