ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

30 Günden az çalışanlar

Av. Zeki Onat

14 Mart 2012 Çarşamba 12:25
  • A
  • A

Günümüz ekonomik koşullarında ‘’iş yaşamı’’ sürekli olarak değişim yaşamaktadır. Teknolojinin baş döndürücü gelişim hızı, çalışma koşullarını ve şekillerini de aynı ölçüde etkilemektedir. Bu sebeple büyüklerimizin ‘’bir iş bulda ne olursa olsun’’ sözü ve yaklaşımı, yeni nesiller için ‘’iyi de ya işimi kaybedersem?’’ ve hatta ‘’dur bakalım bu işte ne kadar çalışabileceğim’’ kaygı ve anlayışına yerini bırakmıştır.

Ancak ekonomik değişimlerin iş hukukunu ortaya çıkarması ile birlikte, hukukun bu dalında çalışma yaşamında ortaya çıkan çalışma şekillerinin temel insan haklarına uygun kurallar içerisinde gerçekleştirilmesini sağlamak üzere yeni kurum ve kurallar ortaya koymaktadır.

4857 sayılı İş Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ‘’kısa çalışma’’ kavramı mevzuattaki yerini almıştır. Ancak ülkemiz çalışma koşullarının farklılığı ve işverenlerin, işçiyi ‘’kısa çalışma’’ türünde bir sözleşme ile istihdam etme isteğinden elde etmek istedikleri beklentilerinin tam karşılanmaması; bu çalışma türünün yaygınlaşmasına ve yoğun bir şekilde çalışma hayatında uygulanmasına pek imkân vermemiştir. Zira sosyal güvenlik uygulamaları ve diğer yasal düzenlemeler ‘’kısa çalışma’’ biçiminin yaygınlaşmasına destek verecek mahiyette değildir.
Bu kısa açıklamaya rağmen 17.01.2012 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan 2012 /2 sayılı genelge ile ‘’Kısmi Çalışma’’ nın Sosyal Güvenlik cephesinde yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Öncelikle ‘’kısa çalışma’’ nın değişik şekillerinden olan ‘’çağrı üzerine çalışma’’ veya ‘’kısmi süreli iş sözleşmesi’’yle çalışanlar ay içerisinde 30 günden eksik çalıştıkları süreleri aylık prime esas kazancın alt sınırından tamamlamak zorundadırlar. Burada bilinmesi gereken önemli bir nokta bu nitelikte çalışma yapan kişilerin tescil işlemlerini kurum kendisi bizzat yapacak ve kişilere prim tahakkuk ettirecektir. Yani bir gün karşınıza yüklü bir prim borcu çıkma ihtimali veya bu konuda bir tebligat alınması ihtimali mevcuttur.

Ancak bu ‘’kısa çalışma’’ şekillerinden biriyle bir ayda 10 günden az sigortalılık gerektiren bir işe sahip olan kişi isterse eksik kalan günlerini 30 güne ‘’isteğe bağlı sigorta’’lı olarak tamamlayabilecektir. Bu hizmetleri her ne kadar ‘’İsteğe Bağlı Sigorta’’ 4-b hizmetleri olarak değerlendiriliyorsa da ‘’kısa çalışma’’ şekillerine bağlı olarak çalışanların kendilerinin yatıracakları bu primleri 4-a statüsünde değerlendirileceği belirtilmiştir.

01.01.2012 tarihinde önce ‘’kısa çalışma’’ şeklinde bir hizmet akdi ile çalışıp da halen çalışmaya devam edenler için işverenlerin eksik gün nedenlerini bildirirken ‘’kısmi istihdam’’ veya ‘’ev hizmetlerinde 30 günden eksik çalışma’’ seçeneklerinden birini kullanarak bildirimde bulunacaklar. Şayet işveren bu bildirimlerde bulunmaz ise kurum kendiliğinden eksik günü bulunan sigortalıyı ‘’Genel Sağlık Sigortalısı’’ olarak tescil işlemleri başlatacaktır.
Puantaj kayıtları esas alınarak eksik gün bildirilenler ise bu durumda ‘’Genel Sağlık Sigortalısı’’ olarak kabul edilmeyecekler. İşveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki bu bilgi paylaşımının mağduru olmamak açısından çalışanların haklarını sıkı bir şekilde takip etmeleri gerekmektedir.

Konuya dair açıklamalara bir sonraki yazımızda devam edeceğiz. Sağlıklı mutlu günler dilerim.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.