ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Sherlock Holmes Gölge Oyunları

Ali Buhara Mete

23 Aralık 2011 Cuma 07:49
  • A
  • A
Sherlock Holmes Gölge oyunları filmi, usta yönetmen Guy Ritchie liderliğinde, görsel nüveleriyle aksiyon seven izleyiciler için ideal bir film gibi görünüyor. Conan Doyle’nin romanından esinlenerek yazılan senaryoda Ritchie, eserin orijinaline büyük ölçüde sadık kaldıklarını söylüyor. Birinci Dünya Savaşı öncesindeki dönemi fon alan film; çoğunlukla 1891 İsviçre ve Londra’sında geçiyor. Sherlock Holmes ve Dr. Watson, en acımasız düşmanları Profesör Moriarty ile büyük bir mücadele içerisine giriyorlar. Sherlock Holmes’un ilk versiyonu, Sanayi Devrimi sonrası dönemin tarihi dokusunda geçiyordu. Ayrıca sembolik ve metaforik olarak ‘illüminati’ ve ‘masonik’ ilişkileri, didaktik olmayan bir dille izleyiciye aksettiriyordu. Gölge Oyunlar’nda ise Birinci Dünya Savaşı öncesindeki makineleşme sonucu silah sanayisinin yükselişi ve bu üretimin gizli patronu Profesör Moriarty’nin yoluna taş koymak için amansız bir savaşın içine giren Sherlock Holmes ve Dr. Watson’un serüvenini anlatıyor. Evlilik arifesindeki Dr. Watson balayına çıkma planları yaparken bir anda kendisine karşı suikast girişimlerine maruz kalır. Sherlock Holmes’un da yakın dostu ve ortağı olması onu da maceranın ayrılmaz bir parçası yapacaktır.

Aksiyon var tansiyon yok
Görsel efektleri ve aksiyon sahneleri açısından son derece başarılı olan film, aynı özgünlüğü senaryoya yansıtmakta güçlük çekmiş. Nitekim geçen seneki Sherlock Holmes filmini izleyenler öncekinden farklı şeyler bulmakta güçlük çekecekler. Filmi genel hikâyesinden ziyade sahne bazında inceleyince, muhakkak özgün sekanslar görmek mümkün. Guy Ritchie’nin atmosfer yaratmakta ki hüneriyle birleşen sahneler; Sherlock Holmes’un keskin zekâsı ve öngörüsüyle bölüm bölüm keyifli anlar yaşatsa da bir bütünlük arz etmiyor. Sherlock ve Watson gibi iki dahi karakterin zekâsı senaryo nezdinde aynı sürükleyicilik ve sürprizlerini yaratamadığı için aksiyon dolu bir film olsa bile esasında ‘durağan’ bir izlek karşımıza çıkıyor. İngiliz yönetmenin dövüş ve aksiyon sahnelerinde Sherlock Holmes’un öngörü ve tahmin kabiliyetini görselleştiren kurgu yapısı önceki filmde olduğu gibi Gölge Oyunları’nda da mevcut. Aksiyon sahnelerindeki flash-backler bizi rahatsız etmezken usta yönetmenin kendince bir dil yarattığını ve bunun da seyirci olarak gayet izlenir kıvamda, keyifli olduğunu söylemekte fayda var. Rejisörün ve oyuncuların ‘başarılı performansı’ senaryoya da yansısa çok daha heyecan verici bir film olabilirdi. Senaryonun yeterince iyi olmadığına kanaat ettiren baş etkenlerden birisi de bizleri şaşırtan sahneler olmaması.

Filmdeki maddi hata
Sherlock Holmes’daki sahnelerden birisinde Robert Downey Jr., tüfeği etkisiz hale getirmek için mermi koyulan yere ‘ruj’ sıkıştırır. Rujun tüketim ürünü olması 1915 yılına denk düştüğü için filmin geçtiği 1891 senesiyle örtüşmemektedir. Bu küçük maddi hata, Gölge Oyunları’nı gölgelemese de sinemaseverler için gülünç bir anekdot olarak hatırımızda kalabilir.

Gölge Oyunları’nı bir önceki filmden ayıran ender özelliklerinden birisi de Robert Downey Jr.’ın harika oyunculuğu. Usta aktörün bir önceki Sherlock Holmes’daki fazla ‘Amerikan’ tavrına kıyasla bu filmde daha ‘İngiliz’ bir başkarakter izliyorsunuz. İlham veren noktalardan birisi de aktörün, trende kadın kılığından çıktıktan sonra dudağında kalan ruj izleriyle Batman serisindeki Joker’e benzemesi. O sahnedeki makyaj tesadüf eseri yapılmadıysa Robert Downey Jr. ‘ben Joker’i oynarım’ diyor. Film boyunca gösterdiği yüksek enerji ve performansı Joker fikrimi destekliyor nitelikte… Jude Law da son derece iyi bir performans sergilerken Robert Downey Jr. ile harika bir ikili olduklarını söyleyebiliriz. Bu ahenk, ilk filme nazaran daha da çarpıcı bir biçimde göze batıyor.
Uzun lafın kısası; Sherlock Holmes Gölge Oyunları’nı salt aksiyon bazında izlemek keyifli olabilir fakat özellikle ilk filmi görenler için yenisi bir nevi ‘tekrar’ niteliğinde… Şahane bir dekor ve tempo yakalayan aksiyon ve macera türü film gene de görülmeye değer. 90 milyon dolar harcanan yapım gişede hayal kırıklığı yaratmazsa yenisiyle de karşımıza çıkacaktır.
buhara53@hotmail.com
alibuhara@twitter.com
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.