ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Demir Leydi (Iron Lady)

Ali Buhara Mete

25 Ocak 2012 Çarşamba 15:23
  • A
  • A
Siyasi tarihe adını büyük harflerle kazımış,‘Demir Leydi’ lakaplı Avrupa’nın ilk kadın Başbakanı Margaret Thatcher’ın biyografisini anlatan film iki dalda Oscar’a aday oldu. En iyi kadın oyuncu (Meryl Streep) ve makyaj dalında yarışacak olan film, adaylıklarına rağmen beklentileri karşılamaktan uzak. Meryl Streep’in mükemmel oyunculuğu ve diyalektiği harika bir makyajla birleşince karşımızda neredeyse İngiltere Başbakanı Thatcher’ın kopyasını buluyoruz. Demir Leydi, aday olduğu iki dalda göze çarpan artılarına rağmen bütünüyle vasatın altında bir profil çiziyor.

Fecaat bir hikaye anlatımı

Film günümüz Londra’sıyla açılır. Eski İngiltere Başbakanı, Barones Margaret Thatcher, (Meryl Streep) şimdi seksenli yaşlarda Chester Square’deki evinde kişisel asistanı June ile birlikte yaşamaktadır. Kızı Carol onu düzenli biçimde ziyaret etmektedir. Bunaklığının erken aşamalarında Margaret, birkaç yıl önce ölen kocası Denis’in (Jim Broadbent) kendisiyle birlikte yaşadığını zannetmektedir. Bu noktadan sonra ileriye ve geriye dönüşlerle kronolojik bir anlatım söz konusudur. Hikaye anlatımındaki bozukluk; böylesi sinematografik bir karakterin seyrini oldukça tatsız tuzsuz bir kıvama getiriyor. Filmin başında Margaret’ın kocası Denis’le diyalog içinde olduğu halüsinasyonlar; bir iki dakikalığına bizleri eğlendirse de kadının hayalleri filmin merkezi olunca seyirciler için izlenilebilir olmaktan çıkıp bunaltıcı bir hal alıyor. Nitekim Margaret’ın icraatlarla dolu hayatını soluksuz izlemek yerine sürekli bunaklık dönemlerine geri dönmek zorunda kalıyoruz. Dönem dönem Başbakanlık ve bakanlık dönemlerine gitsek de sürekli flashbacklerle günümüze döndüğümüz için Margaret’ın kariyerine odaklanamıyoruz. Dolayısıyla film izleyici için seyirlik olmaktan çıkıyor.

‘Bunak Thatcher’

Demir Leydi’nin sorunsalı ‘Güçlü olmak ve güçlü kalmak için ödenen bedel’ şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu ödenen bedeli göstermek için yönetmen Margaret’ın seksenli yaşlardaki bunaklığına yoğunlaşıyor. Thatcher’ın, ‘Popüler olmak için değil doğru olanı yapmak için buradayız’ nutukları çelişki ve çatışma içermediği için nasihat ve öğütten ileri gidemiyor. Örneğin Folkland Adaları için İngiltere’yi tek başına savaşa sokan Margaret’ın yaşadığı çelişki… Margaret’ın karşısındaki ciddi engeller (Kamuoyu baskısı, parlamento baskısı) yüzeysel bir biçimde resmedildiği için kararlılığı, göstermiş olduğu cesaret ve almış olduğu risk güme gidiyor. Margaret’ın ölen askerlere mektup yazması yüreğimize dokunmadığı gibi çiğ bir melodram yansıtıyor.
İngiltere’de en uzun dönem başbakanlık yapmış, yaptığı açıklamalar ve icraatlarıyla sürekli bölünme yaratmış, üç kez üst üste seçim kazanarak rekor kırıp, başbakanlığı devam ederken kendi partisi tarafından dramatik bir biçimde saf dışı bırakılan bir karakterin bunaklığına yoğunlaşmak bir senarist olarak fecaat bir seçim. Tam da bu yüzden filmin adı Demir Leydi değil ‘Bunak Leydi’ olmalıydı! Ayrıca Demir Leydi’ye gidenler Margaret Thatcher hakkında yüzeysel bir bilgiye dahi sahip olamayacaklar. Belgesel olmadığı için bize bilgi aktarma yükümlülüğü olmayan yapımın; en azından izleyicilere tarihi dokusuyla bir fikir edinebilme imkanı sunması gerekirdi.  

Filmin en etkileyici sözü

Margaret kendisine bunak muamelesi yapan doktorunu şaşırtacak bir şekilde çarpıcı cevaplar vermeye başlar. Yanıtlar birden nasihate dönüşür: Düşüncelerine dikkat et kelimelerin olur. Kelimelerine dikkat et eylemin olur. Hareketlerine dikkat et alışkanlık olur. Alışkanlığına dikkat et karakterin olur. Ve karakterine dikkat et kaderin olur. Ne düşünürsek oyuz.

Tanıyamadığımız biri

Filmin sonu melankolik bir notla bitiyor; yaşlı Margaret’in kavgadan uzak oluşu bizim tanımadığımız, bir yere koyamadığımız ve ilişkilendirmediğimiz bir şahsiyeti yansıtıyor.  Sorun da burada zaten… Tanıyamadığımız birisinin hayalleri ekseninde dönüp dolaşmak…  Hem kötü biyografi hem de kötü bir film... Bu filmi izlemek yerine Margaret Thatcher belgeseli izleyin daha iyi.
 
buhara53@hotmail.com
alibuhara@tweeter.com

 
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.