ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Parçalı Bulutlu

YAZARLAR

Wikileaks Kuyusu

Ahmet Turgut

01 Aralık 2010 Çarşamba 22:40
  • A
  • A
Wikileaks sitesinden dünyaya yayılan belgelerle yatıp kalkıyoruz. Alışkını olmadığımız her yeni durumu sorguladığımız gibi Wikileaks bahsinde de aklımızı kurcalayan birçok şüphe var.

Site yöneticileri bu belgelere nasıl sahip oldu? Kendi başlarına hareket etmiyorlarsa kimden yardım veya direktif aldılar? Belgelerin tamamı mı yayınlanıyor, yoksa bir elemeye mi tabi tutuluyor? Varsa bu elemenin kriterleri neler? ABD, Wikileaks sitesinin yayınını direkt yahut endirekt yollardan engelleyemez mi?

Liste uzadıkça uzayacak cinsten. Ama yanıt aramaya sondan başlayabiliriz. ABD isterse bu sitenin yayınını durdurabilir ama şu ana kadar durdurmadı. Bu durumda “neden?” sorusu akla geliyor. Cevap için yakın geçmişe uzanabiliriz. İsrailli bir ajan ülkesinin nükleer sırlarını deşifre etmiş ve tesislerin mahiyetlerini dünya kamuoylarıyla paylaşmıştı. Oysa İsrail devleti yıllardır nükleer güç olduğunu inkâr ediyor. Yani; Dünya Atom Enerjisi Kurumunun denetimine tabi olmayacak kadar nükleersiz ama komşularını bu güçle tehdit edecek kadar nükleer bir İsrail var karşımızda. Benzer bir motivasyonu pekala Wikileaks olayı için de düşünebiliriz. ABD bir şeyleri hem söylüyor, hem söylemiyor.

İlk iki sorunun cevabı içinse eserden müessire doğru yol almak gerek. Birinci tespit: En fazla deşifre edilen belge ABD’nin Ankara Büyükelçiliğine ait. Tüm belgeler içerisinde ismi en çok geçen ülkeler İran ve Irak. Konular üzerinden bir değerlendirme yaptığımız vakit ikinci tespit de beliriyor: Belgeler “enerji, terör ve güvenlik” odaklı. Ama ne hikmetse küresel sermayenin global dalaverelerinin esamisi bile okunmuyor.

“Türkiye-Irak-İran-Enerji-Terör-Güvenlik” başlıklarına en fazla atıf yapanlar kimler?

ABD’li Neo-Con yapılanma ve İsrail. Zaten skandalın adı şimdiden “Diplomasinin 11 Eylül’ü” oluverdi. Kodlar ve çağrışımlar örtüşüyor.

Peki, Wikileaks olayının arkasında bu güçler varsa hedefleri neler olabilir?

Aslında en can alıcı nokta burada. Cevabın sade olması mümkün değil. Birçok boyutta meseleye bakmak gerek. Birincisi; dünya nasıl çok kutupluysa ABD’de de yekpare değil. Tek bir elden strateji üretilmiyor. Demokrat Başkana karşı Cumhuriyetçiler –özelde NeoConlar- yeni arayışlar içerisindeler. İsrail ile yeni ABD yönetimi İran konusunda hemfikir değil. İkincisi; açılan belgelerde daha evvel üzerinde kalem oynatılmamış hemen hemen hiçbir bahis yok. Herkes biliyor ki, ABD işgal ettiği ülkelerde insan haklarını ihlal etmekte. İşine geldiği zaman terör örgütlerine yardım ediyor. Haliyle hesabı sorulamayan vahşetlerin ha bire hatırlatılması aba altından sopa göstermeye yarıyor. “Ey İran yahut Türkiye! Irak ve Afganistan’da olanları görüyorsunuz. Tüm dünya bunu bildiği halde bana karşı çıkamıyor. Siz de oturun oturduğunuz yerde” demek isteyenler var.

Üçüncüsü; belgeler bir yandan Türkiye’nin komşularla sıfır sorun stratejisini yadırgıyor; Neo-Osmanlıcılık tehditinin başladığını vurguluyor, Türkiye’nin İslamcı yönetiminin El-Kaide’ye yardım ederek eksen değiştirdiğini iddia ediyor. Öte yandan Türkiye’nin İran’a karşı samimi olmadığını ve bazı bakanların hatta başbakanın yolsuzluklara bulaştığını söylüyor.

Hedeflenenleri tahmin etmek zor değil. Mesajların her biri muhatabına özel. Bunları sırasıyla okuyabiliriz:

“Ey Araplar! Türkler sizi bin yıl yönetti. Eski efendiniz yeniden buralarda söz sahibi olmak istiyor, dikkat edin.

Ey İran yöneticileri! Türkiye’yle asırlardır rekabet içerisindesiniz. Onlara güven olmaz. Meşhur Acem oyunlarına bu kez kendiniz düşmek üzeresiniz.

Ey dünyanın terör karşıtı bloğu! Türkiye, El-Kaide üzerinden dünyanın huzuruyla oynuyor. İran’dan sonraki müstakbel fundemantalizm odağı Türkiye’dir.

Ey Türkiye’deki AKP muhalifleri! Hükümetinizi sarsın. Seneye koalisyona gidin ve tıpkı SSCB yıkılırken, dünya 90’larda yeniden inşa edilirken kabuğunuza çekildiğiniz gibi yine içinize dönün. Gerekli desteği size vereceğiz.”

Yazının başında belirtildiği gibi ne dünya eskisi gibi tek kutuplu, ne de ABD yekpare. Herkesin kendince bir planı ve hedefi var. Yakında taraflar yeni kartlarını açmaya başlayacak.

Sonraki yazı da Wikileaks üzerinden empatilerde buluşmak üzere…
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.