ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Terör Sahaya Yansırsa!...

Ahmet Turgut

15 Mayıs 2012 Salı 16:32
  • A
  • A


Terör teorisyenleri ve psikolojik harp uzmanları iç karışıklık çıkarma ve/veya terörist yetiştirme konusunda benzer reçeteler sunarlar. İşlerin başlangıcı "Mağduriyet-Mazuriyet" denklemini kurmaktır. 

Buna göre hedef kitleye önce mağdur olduğu bilinci yüklenir. Bu yönde mevcut haksızlıklar dile getirilir. En azından suimisaller sürekli tekrarlanır. Kitle adaletsizliği uğradığına ikna edilince ikinci aşamaya geçilir. 

Strateji; "Mağduriyetin bedelini birileri ödemelidir!" yargısı üzerine kurulur. Burada aslolan kimin hesap verdiği değil, mağdurların birilerinden hesap sorduğudur. Öfkenin kanalize edileceği kimlik/kurum/oluşum/şahıs netleşince mağdurlar şuursuzca intikam almaya başlar. Terör teorisyenlerince bu aşama "Kör terör" olarak adlandırılır. 

Artık yapılan her eylemde mazuriyet aranır. "Sen mağdurken, diğerleri neredeydi?" sorgulaması yapıldıkça mağdurlar, tüm ötekilerden alacaklı hale getirilir. Bu noktada vicdan, hakkaniyet, empati devre dışı bırakılır. Yüceltilen değer, "her ne pahasına olursa olsun tepki vermek" üzerinedir. 

Bu aşamaları desteklemek için medyanın önemi belirginleşir. Seçilen dil, savaş-şiddet-öfke-intikam üzerinedir. Tabir yerindeyse bu dil, korsan erdemler ile kutsanır. Durmak miskinlik olarak aşağılanır. "Ama" ile başlayan ve vicdanlara hitap eden tüm söylemler; "işbirlikçilik" ile itham edilir. 

Yukarıdaki süreç PKK'nın gelişimine ayna gibidir. Şablon evrensel olduğu için aynı süreç futbolla bile yinelenebilir. 

"Fenerbahçe Cumhuriyeti" sözü bugün için gayet masumdur. Yarın nelere gebe olacak, kim bilebilir? 

"Tüm takımlar, hükümet, UEFA, yayıncı kuruluş, vs...vs... bize düşmanlar" söylemiyle kemikleştirilmeye çalışılan mağduriyet bilinci, derbi sonrası patladı. Etrafı apartmanlarla dolu benzin istasyonlarını havaya uçurma girişimi basit bir holigan psikolojisi olamaz. Eğer haftasonu yaşanan olaylarda (Allah korusun!) birkaç taraftar ölseydi, sonuçları öngörülemeyecek olaylar tüm yurda yayılabilirdi. 

Çarşamba günü FB-Bursaspor arasında oynanacak olan Türkiye Kupası maçı da bu açıdan gözlem altına alınmak zorunda. 

Terör terorisyenlerinin en büyük kazançlarından biri de karşı söylemdeki acemilik ve/veya art niyettir. Suçlu-suçsuz ayrımı yapmadan "Bunların hepsi böyleler!" söylemi yangına körükle gitmekte. 

"FB taraftarı" ile "FB tişörtlü eylemci" ayrımına hem Fenerbahçelilerin hem de medyanın acilen ihtiyacı var. Aksi halde günün birinde "Fenerbahçelilik" alt-etnisite haline gelir ve kendisini "öteki" üzerinden tarif etmeye başlar. Belki çoğu insana bu düşünce abartılı gelebilir. Ancak tarih buna benzer yığınla örnekle dolu...
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.