ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Post-Haziran Süreci

Ahmet Turgut

25 Mayıs 2011 Çarşamba 13:31
  • A
  • A
Ülkemiz bir yandan siyasi kürtajlarla uğraşırken bir yandan da sıcak ve belki de haşin gelişmelere gebe…

Global dünya şartları ve bölgesel Ortadoğu gerçeklerine bakınca Türkiye’nin ekonomik krizden fazla bir yara almadığı açık. Lakin kimlikler ve açılımlar üzerinden kan kaybı yaşayıp yaşamayacağımız belirsizliğini hala koruyor. İstikrarsızlık için siyasi taleplerin yetmediğini göz önüne alacak olursak -eğer ülkemizde bir değişim ve belki de gerileyiş yaşanacaksa- bunun ekonomik ayağında da bir şeyler yapmak isteyen birileri muhakkak olacak.

Tuhaf şekilde bir haftadır holdingler teminatlarını yakma bahasına ihalelerden çekilmeye başladılar. “Ya onların görüp öngördüğü karanlık bir ekonomik geleceğe yürüyoruz, ya da bu havanın oluşması için para babaları değişik bir spekülasyon içindeler” diyebiliriz.

“Kaset depremiyle MHP’nin meclis dışına itilmesi, Ülkücüleri sokağa dökebilir” yorumları dillendirilirken CHP yönetimi klasik çizgisinden sapma bahasına değişik açıklamalar yapar oldu. CHP’liler Bölgesel Özerklik konusunu dile getirerek Batı’daki ortak tabanlarını MHP’nin kullanımına sunuyorlar. Bu görüşe göre CHP, yüzde bir veya iki puanlık oy transferiyle MHP’yi meclise sokma gayretinde…Ya da seçim sonrası yaşanacak Açılım fırtınaları arefesinde CHP yönetimi AK Partiyi cesaretlendirmek arzusunda. Bu noktada da yollar ikiye ayrılıyor.

Birincisi MHP ve Başörtüsü örneği... AK Parti, MHP’nin işbirliği önerisiyle Başörtüsü Yasağını Anayasal olarak imkansız hale getirmek isterken hakkındaki kapatma davasıyla yüz yüze gelmişti. “Ortada bir suç varsa MHP’nin de cezalandırılması lazım” haykırışlarıysa duymamazlıktan gelindi. Aynısını CHP ve Özerklik konusunda da görebiliriz miyiz?

İkincisi; CHP peşinen görüş bildirerek AK Parti ile koalisyona hazırlık yapmakta. Mevcut anketler aksini söylese de CHP yönetimi kendisini çok partili iktidar ortaklığına hazırlıyor olabilir.

Üçüncüsü ise maalesef ülkemizin ulusalcı kitlesi için en kötü haber. Onların bir kaleleri daha düşmüş durumda. Hem MHP meclis dışı kalır, hem de CHP bu yeni söyleminde ısrar edecek olursa Açılım Karşıtı Blokta saflar şıklaşacak ve sokakların durumu düşünülenden de dehşetli bir noktaya gelebilecek.

Tüm bunların üzerine tuz biber olabilecek açıklama terör örgütüne ait. Malum, 15 Haziran’ı kendilerine milat bellemiş durumdalar. Kuzey Afrika’da başlayıp Orta Doğu’ya sirayet eden ve sonunda İspanya’ya da ulaşan Sivil İtaatsizlik benzeri bir hareketi ülkenin doğusunda ve hatta Batı Sahillerinde aynıyla yaşatmak istiyorlar.

Merceği biraz büyütüp iç meselelerden dünyaya açılabilirsek İsrail-Filistin görüşmeleri ile ülkemizin müstakbel sorunlu döneminin örtüştüğünü de görebiliriz. Seçim sonrası günlerde Ortadoğu’da etkin olma sorumluluğundaki bir Türkiye, bir şekilde kabuğuna çekilmeye zorlanacak gibi…

Uhulet ve suhulet yolu bir kenara atılıp sağduyu ve temiz akıl devre dışı kalırsa bu yaz epey sıcak geçeceğe benziyor, hem Türkiye hem de Ortadoğu için…
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.