ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Laboratuardan Çıkan Ulus : “ABD”

Ahmet Turgut

20 Temmuz 2010 Salı 10:05
  • A
  • A
ABD’nin –özelde Ortadoğu ve genelde- dünyanın her yerindeki kimlik temelli sorunların içinde olması tesadüf değil. Din, mezhep yahut dil temelli ayrışmaların kaşıyıcısı olmakla meşhur ABD, yarım asrı geçkin bir süredir bu hünerini kullanmaya devam ediyor.

Peki, bunca kimlik budalası ABD’nin ulusal kimliği nasıl oluştu? Ne biliyoruz bunun hakkında?

Sanırım bunu anlamak, ABD’nin dünya üzerindeki ayrıştırıcı kimlik politikaları hakkında bizlere değerli fikirler sunacaktır.

“Medeniyetler Çatışması” kitabı ve kuramıyla tanıdığımız Samuel Huntington özetle şunu söylüyor:

“Sadece 200 yıllık geçmişi olan bir toplum -ötekilerin kanlarıyla- kendisini ulus yapıverdi.”

Evet, anahtar kelimeler “öteki” ve “kan”. İsterseniz o yıllara gidelim biraz. İşe terimleri ve tanımları yerli yerine koymakla başlayalım.

Amerikan tarihçileri ilk dalga göçlerle gelenlere “yerleşimciler” veya “kurucu atalar” diyor. “Amerikan değerleri, ruhu, kültürü, dini” denilen karakteristikler bu kurucu atalara bağlanıyor. Kurucular sonrası birkaç neslinde ülkeye gelenlereyse “ilk göçmenler” deniyor. Gayet azınlık olan bu ilk göçmenlerin kendilerinden taşıdıkları şeyleri bütüne ekleyebildiklerini görüyoruz. Bu yüzden Amerikan kültürü ve ulusal bilinci için genellikle “çorba kazanı” benzetmesi kullanılıyor. Dikkat edilirse bizdeki “aşure kazanı” metaforu ile ABD için düşünülen “çorba kazanı” arasında bazı farklar vardır. Merak edenler geçen haftaki yazımıza bu bakışla yeniden göz atabilirler.

Biz yeniden asıl konumuza dönelim.

1790 yılındaki Kuzey Amerika nüfus sayımı kaynamaya başlayan bu kazan hakkında bazı ipuçları verir. O yıllarda köle olarak kabul edilen zenciler 700 bin, yurttaş sayılan beyazlar 3.3 milyondur. Beyazların % 60’ı İngiliz, % 20’si -İrlandalı, İskoç, Gaal olan- diğer Britanyalılar, % 20’e yakını Hollandalı veya Almandır. Kolayca anlaşılacağı üzere Kızılderililere kazanda yer olmadığı için istatistiklere onlarla ilgili bilgi girilmemiştir.
Gayet dindar olan bu toplumun % 98’i Protestan mezhebindendir. Dinden sonraki en büyük ortak paydaysa İngilizcedir. Bu Yeni Dünya’nın kültürel bütünlüğünün temelindeyse 17.-18.asır Britanya’sına özgü Anglo-Püriten ruh vardır. Yine Huntington’a göre bu ruhun bileşenleri İngiliz dili, dinsel bağlılık, hukukun üstünlüğü, -vahşi kapitalizmi çıkarmış olan- iş ahlakı ve insanların yeryüzünde cennet yaratabileceği inancıdır.

Görüldüğü gibi ABD’nin etnik, kültürel, dini yapısı dönem Britanya’sından çok da farklı değildir. Kolonyalizm sürecinde İngiltere ile olan sorunların temelinde aşırı vergiler ve yerel yöneticilerin adaletsizlikleri vardır. Her iki taraf da aynı ırktan geldiği için Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın makul bir nedeni uzun süre bulunamaz. Lakin ayrışma için gerekli sebep zamanla icat edilir…

Amerikalılar, İngiltere Kraliyeti inadına ‘Cumhuriyet’ taraftarı olur. Üstelik “Amerikan ruhu” denilen şeyler bu sayede hem etnik kökenler üstü bir hal alır, hem de dışarıya ihraç edilebilecek duruma getirilir.

Buradan hareketle tarihçiler der ki; “Amerikan Bağımsızlık Savaşı, ideolojik farklılığa dayanan tarihteki ilk savaştır…”

Ancak çok geçmeden ülke içerisinde Kuzey-Güney sorunları başlar. 19.asırdaki Amerikan İç Savaşı’nın etkilerini bastırmaları gerektir. Kendisini rejimine göre tarif etmiş olan ABD –ileride de bozdura bozdura kullanmak üzere- bir düşman bulur.

Hedef despotik, monarşik ideolojilerdeki devletlerdir. İlk olarak o günlerde güney sınırdaşı olan İspanya Krallığı ile savaşa tutuşurlar. Bu savaşın ardından Amerikalılar ‘kolonyal birlikler’ aşamasından ‘vatandaşlar topluluğu’ düzeyine geçer.

Ancak asırların beslediği ortak miras ve kültürden gelmedikleri için müstakbel sorunlar belirir. Ülke ha bire nüfus almaktadır. Üstelik gelenlerin içerisinde Protestan olmayan ve ana dili İngilizce olmayan büyük bir kitle vardır.

Laboratuar şartlarında imal edilmiş olan ‘Amerikan Ulusal Kimliği’ süreci ve kodlarını kaldığımız yerden haftaya devam ettirmek üzere şimdilik hoşça kalın…
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.