ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Laboratuardan Çıkan Ulus: ABD - 2

Ahmet Turgut

27 Temmuz 2010 Salı 22:38
  • A
  • A
Geçen haftaki yazımızda erken dönem Amerikan toplumu hakkında bilgi ve yorumlara yer vermiştik. Kaldığımızdan yerden devam edelim.

17.ve 18.asır Amerika’sında Protestanlık, İngilizce ve Cumhuriyet ideolojisi –muhalefetsiz- ortak paydalardır. Ulusal Kimlik oluşturabilmek için devrin yöneticileri bu ortak paydaları sonuna kadar kullanma yoluna gitmiştir. Öyle ki; Amerikalılar yeni ülkelerini “Vaat Edilen Topraklar” ya da “Yeni Kudüs” olarak adlandırır. Haliyle Kızılderililere “bu toprakları kirleten vahşiler” rolü düşer ve yok edilirler. Kendilerini bu toprakları yeniden yaratmakla görevli “Seçilmiş Halk” ilan eden Amerikalılar, sadece “Yeni Dünya”yı değil; aynı zamanda “Adaletin Yurdu”nu ve “Tanrı’nın Ülkesi”ni de imara başlar.

Bu yeni vizyonun önünde zamanla bir engel belirir. İtalya, Polonya, İrlanda gibi Katolik Avrupa ülkelerinden yoğun göçler vardır. Devlet, başarılı olamadığı noktalarda bu Katoliklere vatandaşlık vermeye yanaşmaz. Lakin Katolik karşıtlığının söyleminde asla dini-mezhepsel motiflere yer verilmez. Onun yerine ideolojik değerler bütününe uygun olarak politik vurgular yapılır. Zira Amerikan ruhu bir anlamda “Tanrı’sız Protestanlık”, Amerikan’ın resmi dini ise “İsa’sız Hıristiyanlık”tır. Haliyle Katoliklik, Amerikan Protestanlığının değil Amerikan Demokrasisinin düşmanı ilan edilmiştir.

Ancak Samuel Huntington’ın da dikkat çektiği gibi -paradoksal şekilde- bunların hiç biri Musevi yerleşimci ve göçmenlere yapılmaz.

Göçmenlerin sisteme adapte edilip Amerikan değerlerini ve ruhunu içselleştirmeleri için bir asır beklenir ve Dünya Savaşlarından sonra Kore Savaşı yıllarında bu durum istenen seviyeleri yakalamaya başlar. 1960’da J.F.Kennedy ile birlikte bir Katolik, ilk kez Amerikan Başkanı olur. Aynı yıllarda Vietnam Savaşı, -Protestan veya Katolik olsun- tüm Amerikalıları birlikte ölmeye, birlikte acı çekmeye zorlar. Sürecin sonunda Avrupa kökenli Katolikler artık çorba kazanında eritilebilmiştir.

Ancak Amerika’nın Protestan homojenliği, Hispanik ve Asyalı göçler neticesinde 2000’lı yıllarda % 60’lara kadar geriler. Özellikle Hispanik Katolikliği, Avrupa Katolikliği gibi erime sürecini başaramadığından Meksika ve Latin Amerika’dan gelenler hâkim topluma entegre olamamıştır.
“WASP” olarak formüle edilen “White (Beyaz), Anglo-Sakson, Protestan” hâkimiyeti bu durum karşısında yine ideolojik bir desteğe ve bunu besleyecek bir düşmana ihtiyaç duyar.

Bu yüzden -ilk ideolojik temelli savaşın mucidi olan- ABD, düşmanlarını sırasıyla İngiltere Krallığı, İspanya Krallığı, Alman Nazizmi, Japon Militarizmi ve Sovyet Komünizmi olarak belirlemişken, yeni süreçte listeye Kore, Guatemala, Küba, Laos, Vietnam, Kamboçya, Granada, Libya, El Salvador, Nikaragua, Panama ve Somali’yi de ekler.

Ancak her şeye rağmen alt milliyet ve çifte kimlik olguları Amerikan ulusal kimliğiyle yeniden çatışmaya başlar. Yine Samuel Huntington’ın tespitiyle ABD, son düşmanını da yaratır. Bu kez Irak ve Afganistan örneklerindeki gibi anti-demokratik, Arap-Asya rejimleri ABD müttefiği olduklarına bakılmaksızın suçlar. Üstelik Avrupalı Katoliklerde dikkat edilen dini hassasiyetler bu kez göz önünde bulundurulmaz. Amerikalı yetkililer mücadelelerine “Haçlı Seferi” diyecek kadar bağnaz bir yola saparlar.

Ancak hiçbir çözüm arayışı şu sonucu değiştirmeyecektir:

“Amerika, diğer toplumlara göre daha fazla ölmek için doğmuş bir toplumdur.”

Çünkü ilk dönemindeki gibi ırk ve dinsel kökenli ortak paydaya dayalı Amerika artık yok. Kültürel Amerika ise kuşatma altında. İdeolojik Amerikan değerleri tüm dünyadan sonra kendi toplumunca da sorgulanır oldu. Zaten SSCB örneğinde görüldüğü gibi “millet, din, dil birliği”nden yoksun bir toplumu sırf ideoloji ile bir arada tutabilmek mümkün değil.

Bu yüzden “Son İmparator” mukadderi gördükçe hırçınlaşıyor, hırçınlaştıkça da yeni savaşlar icat etmeye çalışıyor.

Kim bilir belki İran’a karşı artan ABD baskılarının temelinde bir noktada da bu çözülme korkusu vardır.
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.