ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Çok Bulutlu

YAZARLAR

Bahardan Yaza

Ahmet Turgut

14 Haziran 2011 Salı 12:51
  • A
  • A
Aylardır kasetlerle, anketlerle ve “benim liderim, senin liderini döver” havasıyla yatıp kalkan ülkemiz sonunda seçim endeksli düşünme boyunduruğundan kurtulacak. Veya “kurtulmalı” diyelim. Zira kapıda yığınla sorun var. Evet! Ufukta değil sorunlar. Bizatihi kapıda, başucumuzda...

Ortadoğu yeniden dizayn edilme arifesinde. Bir yanda Hamas-El Fetih uzlaşısına bağlı İsrail-Filistin meselesi var, bir yanda Arap Baharı…

Mısır ve Tunus’ta diktatörlerin iç dinamiklerle yıkılabildiğini gördük. En azından görünen aktörler o ülkelerin vatandaşlarıydı. Vahşet ve zulüm görüntüleri devrim ölçütlerinde değerlendirilecek olursa vicdanları yaralamamıştı (!)…

Oysa Yemen ve Libya’daki devrim teşebbüsleri halkın elinden çıkıp yabancıların inisiyatifine geçmiş durumda. Malum! Nato, Libya’yı bombalıyor.

Ve Suriye… Komşumuz adım adım iç savaşa doğru ilerlerken pusuda bekleşen Batı ülkeleri Suriye’yedeki meselelere de müdahil olmak arzusunda. Mısır, Tunus ve Libya’da saflar iyi-kötü netti. Sorun da hakeza… Türkiye, Abi Devlet olmanın gereğiyle tarafları ikaz edip uzlaşmaya çağırabilmişti. Kendi pratiklerini model gösterip Müslüman Coğrafyada Demokrasi Deneyimine kapı aralanmasına yardımcı olabiliyordu. Ta ki, diğer Arap ülkeleri gibi Suriye de karışana dek…

Artık ne saflar net, ne de sorun… Bu yüzden Türkiye’nin Suriye ile ilgili tavrı henüz netleşemedi. Oğul Esad, babası kadar demir yumruk olabileceğini ispatlarken bir yandan da Türkiye’ye hiç olmadığınca yakın durmaya çalışıyor. Üstelik Suriye ile benzer fay hatlarımız var. Oradaki Alevi-Sünni gerilimi ve artan Kürt talepleri ülkemizdeki Yeni Anayasa süreci üzerinde baskı kurabilecek durumda.

Sorunlar için “kapımızda” demiştik. Vize alabilirse aynı sorunlar sınırdan içeri girmeye çalışacak. Eğer Libya’dan sonra Suriye de Nato uçaklarının hedefi olursa bu durumda Türkiye’nin Ortadoğu sınırının karışma ihtimali yüksek. Bunun sinyallerini veren BDP, hükümeti ısrarla Apo ve Kandil ile muhatap olmaya zorluyor. Demeçlerinin arasında “halk bunun hesabını sorar” kabilinden aba altı sopalar kullanıyorlar. Alternatif Cuma Namazı ile başlayan ve Kürtçe Ezan ile devam eden hamleler, sandıktaki yüzdeleri görünce pervasızlaşabilir. Nato uçaklarını Türkiye’nin güney sınırından içeri sokmak planı, elbette yöre insanına da tüm ülke vatandaşlarına da hayır getirmeyecektir. Lakin böylesi bir gelişmeden ekmek yiyecek odaklar olduğu muhakkak. Adına ister savaş lobisi deyin, ister terörizm; bu işten ekmek yeme hesabında olanların biricik sığınağı ve sponsoru İsrail…

Geçen yıl gemiler durdurup sivillere kurşun yağdıran Siyonist Çete, bu kez daha büyük şantajlar peşinde. Seçim sonrası ilk demeçleri yeni Mavi Marmara’nın durdurulması yönündeydi. Yine geçen yılı hatırlayalım. Hatay’daki deniz üssüne yapılan PKK saldırısı, Mavi Marmara’ya yapılan baskınla aynı gece gerçekleşmişti. İsrail’in şu anki Mavi Marmara demeçleri ile eş zamanlı olarak BDP’li yetkililerin de nabız yükseltmesi yine tesadüf değil.

Bu bağlamda Yeni Anayasa ve Açılımların sabote edilme riski yüksek. CHP ve MHP parti içi hesaplaşmalarla çalkalanacak olursa (330 yeterli m.v. sayısına ulaşamamış olan) AK Parti, BDP ile birçok alanda hem karşı karşıya kalacak, hem de uzlaşma yolları arayacak. Bu durumun İsrail’in işine geleceği de muhakkak.

Uzun sözü kısası: 2011 yazı hayli sıcak geçeceğe benziyorsa Suriye’den yurda giriş yapabilecek sıcak havaya dikkat!..
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.