ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Parçalı Bulutlu
YAZARLARTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 14 Aralık 2019 Cumartesi 16:31

Tanımlar neyi değiştirir ki! – 1

Tanımlar neyi değiştirir ki! – 1


Son günlerde, İslamcılık, İslamcıların iktidarı ve sair kavramlar üzerine, cevap ve cevaba cevap istikametinde yürüyen entelektüel bir tartışma sürüp gitmekte…
Milli görüş, Nakşilik, Nur cemaatleri, radikal İslamcılar, Gülen hareketi bağlamında gayet kavramsal bir tartışmaya şahit oluyoruz. Yani… Modernizm, demokrasi, özgürlük post modernite kavramlarının araya serpiştirilmesiyle enteli anladığı ama topluma dantel gibi işleyemediği, sanırsınız arş-ı aladan inen sözler üzerinden yürütülen bir tartışma girdabına şahit oluyoruz.

Bu kavramsal tartışmanın, tabii ki önemi var ve yararlı…Sözümün muhatapları “entel akıllar” değil. Ancak, söylenen sözün anlaşılmamasının farkındalar mı hatırlatmak isterim. Çünkü bir çoğu için “herkesten, her şeyden uzak tüm gelişmelerin izleyicisi olmanın bıkkınlığı kadar, tiksindirici artık kavramsal konuşmalar.”

İslamcılık nedir peki?
İslamcılık diye tanımlanan kavram aslında, batı karşısındaki “gerileme” konusunda bir tepki ile ortaya çıkar. Özellikle askeri ve ekonomik alanlardaki duraklama ve gerileyişle ortaya atılan bu kavramın temsilcileri Cemaleddin Efgani, Reşid Rıza, Muhammed Abduh gibi isimlerdir. Bu düşünürler, geri kalmışlığı bir yorum olarak görmüş ve bu geleneksel yoruma karşı bir duruş sergilemişlerdir. Bu yorumu, 20. yüzyılda da Seyyid Kutub, Ali Şeriati gibi isimler takip etmiş, katkıda bulunmuşlardır. Böylece iddiaya göre “hurafelerden arınmış Kur'an” ile Müslümanların hayatlarına, devlet yapısına, siyasetine, askeri düzenine vs konulara yön vermesi telakki edilmiştir. Bu dolayısı ile bir siyasi/ideolojik örgütlenmeleri de beraberinde getirmiş, çeşitli ülkelerde bu yönde/bu ilkeleri benimseyen siyaset ortaya çıkmış, partiler/dernekler/cemaatler/gruplar ve kurulmuştur.

Son Dönem’de “İslamcılık” kavramı üzerine…İsmail Kara'nın bu konudaki tanımı şöyledir: "19 ve 20. yüzyılda, İslâm'ı bir bütün olarak (inanç, ibadet, ahlâk, felsefe, siyaset, eğitim) yeniden hayata hâkim kılmak ve akılcı bir metodla Müslümanları, İslâm dünyasını batı sömürüsünden, zâlim ve müstebit yöneticilerden, esaretten, taklitten, hurafelerden kurtarmak, medenîleştirmek, birleştirmek ve kalkındırmak uğruna yapılan aktivist ve eklektik yönleri baskın siyasî, fikrî ve ilmî çalışmaların, arayışların, teklif ve çözümlerin bütününü ihtiva eden bir hareket"…
Son dönemde, ülkemizdeki yazarlar/düşünürler açısından duruma özetle bakmamız da yarar var ki konu net biçimde anlaşılsın. Ali Bulaç’a göre; İslamcılık; İslam dinin esasa alınarak toplumun, siyasetin, devletin ve bu biçimli “dünya tasavvurunu”, hem ülkeler hemde uluslar arası alanda bir birlik biçiminde tezahür ettirmeyi hedefleyen bir entelektüel anlayıştır. Abdulaziz Tantik ise; İslamcılığın bir itiraz olarak görmektedir. Bu itirazın pek tabi tek muhatabı vardır: O da “modern seküler dünya”… Bu itirazla içkin (yani bu itirazın gereklerini yerine getirmekle, itirazına konu değerleri benimsemekle) var olan bu fikirin, “mevcut yaşam formuna karşı alternatif bir yaşam formunu inşa edecek bir basirete sahip olabileceğini” ileri sürmektedir. Şahin Alpay; İslam diniyle bir siyasi akım olan İslamcılığı birbirine karıştırmak gerektiğini, bunun bir hatadan daha çok, çoğu zaman bir kasıtla yapıldığını, Türkiye'de “Müslüman = İslamcı” denkleminin yanlış olduğuna vurgu yapar. Yasin Aktay ise “İslamcılık zaten hiç bir zaman Müslüman kavramının yerine geçecek bir kavram değil, aslında hiç bir zaman böyle bir iddiası da olmadı. Doğrusu belli bir entelektüel seviyedekilerin tartışmaya böylesine nominalist bir tepki vermelerini anlamlandırmakta zorlanıyorum” diyerek son dönem tartışmalarına dair yargısını belirtmektedir. Şükrü Hanioğlu ise İslamcılık ve modernizm arasındaki ilişkiyi irdeleyerek şöyle bir sonuca varmaktadır: “İslâmcılık gerek modernliğin ürünü olan yeni dünyanın sorunlarına cevap verme ve bu dünyadaki din kavramsallaştırılmasına itiraz etme, gerekse de Batı kültürel ve siyasî hegemonyasına karşı koyma amacıyla yaratılmış "aktivist" bir ideolojidir.”
KAYNAK:
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER