ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu
YAŞAMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Aralık 2014 Perşembe 22:28

TV programında evlenmişlerdi

Geçtiğimiz yıllarda Mahmut Tuncer'in programında evlenen ancak evlendikten sonra bir türlü yüzü gülmeyen Erdem-Hatice Fedakar çifti, yaşadıklarına isyan etti.


Ailelerinin evlenmelerine karşı çıkması ve maddi imkansızlıklar yüzünden 2011 yılında Mahmut Tuncer'in programında evlenerek dünya evine giren Erdem-Hatice Fedakar çiftinin peşini talihsizlikler bir türlü bırakmadı. Evlendikten sonra kıt kanaat geçinmeye çalışan çift, iki kız çocuklarının dünyaya gelmesi ile büyük mutluluk yaşadı. Ancak aradan geçen zamanda baba Erdem Fedakar'ın işsiz kalması ile zor günler geçirmeye başlayan çift, bir müddet mescitte ve parklarda yaşamaya başladı.

"BÖBREĞİMİ SATILIĞA ÇIKARDIM"
  Evliliklerine ailelerinin karşı çıktığını ve Mahmut Tuncer'in programında evlendiklerini ancak bir türlü yüzlerinin gülmediğini anlatan baba Erdem Fedakar, "O gün bugündür sıkıntılar yaşıyoruz. Çiftliklerde filan yaşadık, çalıştık. Ancak çocuklardan dolayı çifliklerde de çalışamıyoruz. Çalışamayınca sıkıntılar yaşamaya başladık. Ev yok, eşya yok, kalabileceğimiz bir yer yok. Şu anda bir arkadaş da kalıyoruz. Arkadaşın da evde sıkıntıları var, ailesiyle problemler yaşıyor bizden dolayı. Ben onlara da sıkıntı olmak istemiyorum. Mecbur çıkacağız. Gidecek bir yerimiz yok, ailelerden aldığımız bir destek yok. ‘Gelin bizde kalın' diye sahiplenme yok. Benim iki kızım var, ne yapayım ben parkta mı yaşayayım, mescitte mi yaşayayım. Nereye gidiyim. Ben tüm insanlara sesleniyorum. Kızlarımız için bir ev, bir göz oda olsun, içinde idare edecek temel ihtiyacım olsun yeter. Ben çalışırım, işime gücüme bakarım. Her işi de yaparım. Sıkıntımız sadece ev olmaması şu anda. Kış günündeyiz, yaz olsa bir şekilde bir yerde sabahlarız. Ama çocuklarımı düşünüyorum. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Çaresiz kaldık. Devletten yok, aileden yok. Ben ne yapayım, kötü şeyler düşünmek istemiyorum. Ben kızlarım için böbreğimi satılığa çıkarmış bir insanım. Bunu yapmak hiç kolay değil ama çaresiz kaldığım için yaptım. Çaresiz kalınca insan her şeyi düşünebiliyor" diye konuştu.

"MESCİTTE YAŞADIK, OLMAZSA YİNE ÖYLE YAPACAĞIZ"

Çaresizlikten böbreğini satmaya kalktığını ancak onu da başaramadığını aktaran Erdem Fedakar şunları söyledi:
"Ben sadece iki evladını yetiştirmeye çalışan bir babayım. Bir insan huzurlu bir şekilde evinde olmak ister, doğru dürüst bir işi olsun ister. Ne yapayım? Hırsızlık mı yapayım, adam mı öldüreyim? Mescitte daha önce yaşadık, gidecek yerimiz yoktu. Yine olmazsa yine orada yaşayacağız. Ya otogarda, ya parkta, ya mescitte kalacağız. Başka yapacak hiçbir şeyimiz yok. Bütün Türkiye'ye bir baba olarak Allah rızası için sesleniyorum. Sadece kızlarım için istiyorum. Bir evim olsun kutu gibi içinde bizi idare edebilecek üç-beş eşya olsun be başka hiçbir şey istemiyorum. Soğukta kalmak istemiyorum ben. Biz büyük olarak dayanamıyorsak çocuklar hiç dayanamaz. Benim iki tane kızım var. Küçük kızımın astımı var, buhar makinesi kullanıyoruz. Zor yani, Allah inşallah yüzümüze bakar. Bir eve girmek, depozitosunu vermek, elektriğini suyunu açtırmak baya bin liraya mal oluyor. Bende şu anda sıfır, hiç yok sıfır. Zaten olsa ben bu yayına çıkmazdım, bu duruma düşmezdim, arkadaşın evine kalmazdım. Çocuklarıma bir baba olarak yüreğim el vermiyor. Ben bu durumlara düşecek biri değildim gibi geliyor. Kendimi suçluyorum karamsarlığa düşüyorum. Bir baba olarak bu duruma düşmek hiç hoş bir şey değil, iyi bir şey değil."

"KENDİMDEN UTANIYORUM, NASIL BİR ANNEYİM BEN"

Anne Hatice Fedakar ise gözyaşları içinde yetkililerden, hayırseverlerden yardım istedi. Çocuklarının isteklerini karşılayamamanın kendini diri diri mezara soktuğunu ifade eden Hatice Fedakar, "Tek bir odada olsa yeter ki soğukta kalmasınlar. Rahat yatsınlar rahat kalksınlar. Bazen kendimden bile utanıyorum. ‘Nasıl bir anneyim ben' diyorum. İnsan çocuğuna bir şey alamaz mı? Bize sadece vidan sahibi, durumu iyi olan insanlar çocuklarım için yardımda bulunsunlar. Onların da evlatları var. Kimse demesin ‘ben düşmem'. Düşmez kalkmaz bir Rabbim. Kimse istemez bu durumda olmayı, ben istemiyordum. Keşke böyle olmasaydı. Ahır gibi bir evim de odam da olsaydı çocuklarım şuan dışarda kalmasaydı. Çocuklarıma keşke şu günleri yaşatmasaydı. Vicdan sahibi olan insanlar çocuklarım için tek bir oda da olsa bize yardım etsin." 

KAYNAK:
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

Türklerin bilinmeyen ayıbı!

SONRAKİ HABER

Suçüstü yakalandı