ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Sağanak Yağışlı
YAŞAMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Şubat 2013 Salı 13:23

Suriye konulu koordinasyon toplantısı


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılarla ilgili ne Birleşmiş Milletler'den (BM) ne diğer uluslararası kuruluşlardan ne de ülkelerden fazla bir destek geldiğini belirterek, ''Hemen hemen Türkiye bütün yükü kendisi çekiyor'' dedi.
     Atalay, Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleştirilen Suriye konulu koordinasyon toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla Suriye'den Türkiye'ye gelen ve kamplarda kalan sığınmacı sayısının 170 bin 700'ü bulduğunu ve bu rakamın her gün biraz daha yükseldiğini söyledi.
     Özellikle Suriye'ye komşu illerin hemen hemen hepsinde çadır kent ve konteyner kentlerden oluşan kampların bulunduğunu, şu anda konteyner kent sayısının 3'e çıktığını anımsatan Atalay, ''Türkiye olarak ülkemize daha önce olduğu gibi önceki yıllarda da olduğu gibi komşu ülkelerden gelen sığınmacılarla ilgili elimizden geleni yapıyoruz. Onların gerek barınma, gerek beslenme, gerek eğitim, sağlık gibi bütün ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaya çalışıyoruz'' diye konuştu.
     Kamplarda kalan 171 bin kişinin dışında yaklaşık 80-100 bin civarında da kamplar dışında, şehirlerde yaşayan Suriyeliler bulunduğunu aktaran Atalay, şu anda Türkiye'deki Suriyeli sayısının yaklaşık 250 bin olduğunu belirtti.
     Kampların dışındaki Suriyelilerin de yine Türkiye'nin sınır illerinde barındıklarını, bunlara oralardaki sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından yardım edildiğini ifade eden Atalay, bu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için bir genelge hazırladıklarını ve devlet hastanelerinde parasız tedavi görebileceklerini, bunun da hükümet ve AFAD tarafından karşılanacağını söyledi.
     Suriye'deki olaylar nedeniyle Türkiye'ye gelebileceklerin sayısının ne olabileceği konusunda tahminlerinin olmadığını kaydeden Atalay, ''İçerideki her gelişmeye göre, sınırdan bu tarafa geçişlerde şekillenmiş oluyor. Bizim bütün dileğimiz Suriye'deki bu olayların bitmesi ve ondan sonra bu vatandaşlarımızın tekrar kendi evlerine, ülkelerine dönmesi'' dedi.
    
     -Suriyelilere verilen sağlık ve eğitim hizmetleri-
    
     Türkiye'deki Suriyelilere büyük bir sağlık hizmeti verildiğini anlatan Beşir Atalay, şöyle devam etti:
     ''Kamplarda sahra hastanelerimiz var. İlk başvurular orada, ilk küçük çaptaki tedaviler orada. Gerekiyorsa dışarıya, hastanelere bunlar sevk ediliyor. O konuda hiçbir aksama yok. Sağlık Bakanlığımız ve koordinasyon çok iyi yürüyor. Eğitim ile ilgili hiçbir sorun yok. Okul çağındaki çocukların eğitiminden geri kalmaması için çok sayıda çocuk orada eğitimlerine devam ediyor. Şu anda mesela okullardaki öğrenci sayısı 26 bin 461. Yani okul çağındaki bütün çocuklara gerek Suriyeli öğretmenler, gerek Türkiye'den öğretmenler derslerini veriyor.
     Suriye'de üniversite okuyup da buraya gelmek durumunda kalanlar için de YÖK bir karar aldı. Bölgedeki üniversitelerimiz, bunlara kendi bölümleriyle ilgili kabul verdiler. Onlar orada derslerini görecekler. Onlarla ilgili ödemeleri de yine AFAD yapıyor. Bu şekilde okul çağındaki çocuklar da gençler de okullarından geri kalmamış olacaklar.''
    
     -''Uluslararası platformdan bu konuda Türkiye fazla bir destek görmedi''-
    
     Bugüne kadar kamplardaki doğum sayısının 2 bin 295 olduğunu dile getiren Atalay, ''Ölümler var, evlenmeler var, doğumlar var. Burada da hayat böyle devam ediyor. Biz de Türkiye olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz'' ifadelerini kullandı.
     Başbakan Yardımcısı Atalay, güvenlikle ilgili kurumların da tedbirler aldıklarını vurgulayarak,özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarına destekleri için teşekkür etti.
     Atalay, şöyle devam etti:
     ''Uluslararası platformdan bu konuda Türkiye fazla bir destek görmedi. Ne BM'den ne de ikili olarak ülkelerden veya diğer uluslararası kuruluşlardan sığınmacılarla ilgili, Suriye'den gelen bu kardeşlerimizle ilgili fazla bir destek görmedik. Hemen hemen Türkiye bütün yükü kendisi çekiyor. Onu da burada özellikle ifade etmek istiyorum.
     Bu koordinasyonun önemi şu; doğrusu herkes konuyu çok daha dinamik takip ediyor. Hepimiz üzerimizdeki bu görevi iyi yürütmek istiyoruz. Biliyorsunuz Türkiye'nin bu konuda geçmişte tecrübeleri var. Kendi içimizde ülkemizde yaşadığımız afet sonrası çalışmalarımız var. Bütün bunlardan edindiğimiz tecrübelerle bu konuyu da sığınmacılarla ilgili çalışmaları da hamdolsun, uluslararası camianın takdirle karşıladığı, 'Türkiye bu konuyu en iyi yürütüyor' dediği bir şekilde yürütüyoruz.''
    

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER