ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Parçalı Bulutlu
YAŞAMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 13 Kasım 2012 Salı 14:29

Özal'ın arkadaşı da 'öldürüldü' dedi


8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili yıllardır söylenegelen şüpheler, 19 yıl sonra yapılan otopsi sonrası ortaya çıkan ‘zehirlenerek öldürüldü’ bulgusuyla somut bilgiye dayandı. Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında günyüzüne çıkan bu bilgi, merhum cumhurbaşkanının memleketi Malatya’daki yakın arkadaşlarını da heyecanlandırdı. Özal’ın, ildeki siyasi arkadaşlarından Kemal Deniz, ‘O’nun normal bir şekilde yaşamını yitirdiğine başından beri inanmadık. Zehirlenerek öldürüldüğü şüphesi kafalarda hep vardı. Otopsi raporu bunu somutlaştırdı.” dedi.

Anavatan Partisi’nin, 1987 seçimlerinde Malatya’dan milletvekili adayı gösterilen Kemal Deniz, Azizler Sokağı’nda büyüyerek ülkenin en üst yöneticisi olan Özal’ın şehirde çok sevilen bir kişi olduğunu söyledi. 1980 darbesi sonrası Ülkücüler Davası’nda da yargılanan Deniz, darbe sonrası yargılama sürecini atlattıktan sonra Anavatan Partisi’ne geçtiğini, Özal’ın, ilde 87 aday adayı arasından kendisini milletvekili adayı seçtiğini aktardı.

"PROJELERLE ÜLKEYE ÇAĞ ATLATIRKEN DE ELEŞTİRİLMİŞTİ"

Rahmetli Cumhurbaşkanı'nın, ile her geldiğinde görüştüğü isimler arasında yer alan Deniz, “Özal, kente her geldiğinde birlikte gezdik. Kendisi yokken Metin Emiroğlu ve Yusuf Özal ile seçim çalışması yürüttük. Cumhurbaşkanı olmadan önce daha fazla buraya geliyordu. Seçimler öncesi adaylarla bir istişare toplantısı yapar, kayısı festivallerinde toplantı yapar insanlarla bir araya gelirdi. Nasibimizde yoktu, ben seçilemedim ama benim hemen önümdeki aday seçildi. Turgut Özal’ın ufku geniş, vizyon sahibi bir insandı. Türkiye’yi iletişim teknolojisi ile tanıştırdı. Ülkenin her tarafına elektrik enerjisi götürdü. O, bu projelerle ülkeye çağ atlatırken de eleştirilmişti. Ancak şimdi daha iyi anlaşılıyor yapmak istedikleri.” diye konuştu.

Özal’ın ölümünü, kırsal bir alanda radyodan öğrendiğinde çok üzüldüğünü vurgulayan Deniz, “İlk günlerden itibaren suikast şüphesi, öldürülmüş olma düşüncesi hep vardı. Bir cumhurbaşkanının ölümüyle ilgili adli mercilerin gerekli işlemleri yapmaması, otopsi işlemini gerçekleştirmemesi Türkiye’nin en büyük garabetidir. Bir ülke cumhurbaşkanını koruyamıyorsa ciddi sıkıntı vardır. Hiçbir şüphe olmasa bile gerekli soruşturma yapılmalıydı. Bu sadece Özal ile ilgili değil tüm üst düzey yöneticilerimize de yapılmalı. Saç telinde gerekli inceleme yapılmalıydı.” ifade etti.

"TÜRK BİRLİĞİ FİKRİ, TERÖR MESELESİNE FARKLI ÇÖZÜM ÖNERİSİ NEDENİYLE HEDEF SEÇİLDİ"

Turgut Özal’ın, hem Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetlerle birlikte 'Türk Birliği' oluşturma fikri hem de terör meselesine farklı çözüm önerisi nedeniyle hedef seçildiğini düşündüğünü vurgulayan Kemal Deniz, bu düşüncelerin hayata geçmesini istemeyen bir organizasyonun, ölümün faili olduğunun altını çizdi. Deniz, şöyle devam etti: “Öldüğü dönemde, Orta Asya ülkeleriyle birlikte Avrupa Birliği gibi bir 'Türk Birliği' kurma düşüncesini yeni açıklamaya başlamıştı. O zaman Orta Asya’daki Türki cumhuriyetler yeni bağımsızlıklarını kazanmışlardı. Bu yüzden uluslararası güçler tarafından da hedef seçildiğini düşünüyorum. Rahmetlinin terör sorununa bakış açısı farklıydı. Onun gibi düşünen üst düzey komutanların şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesi, Özal’ın da aynı şekilde öldürülmüş olabileceği şüphesini de doğuruyor. Zaten ikisi birbiriyle bağlantılı. Türk ulusları birliği için öncelikle ülke içinde birlik oluşturulacaktı. Bu girişimi engelleme çalışması ile Özal öldürülmüş olabilir. Artık doğal yollardan ölmediğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Özal, öldüğünde Köşk’te ambulans ve nöbetçi doktorun olmadığı, ambulansın geç geldiği yönündeki iddialar, sanki geniş çaplı bir organizasyonun bir planının varlığı düşüncelerine sevk ediyor.

MAÇ 90 DAKİKA, HER FUTBOLCU 4 DAKİKA MAKSİMUM OYNAMALI

Özal’ın ölümüyle ilgili soruşturmanın çok boyutlu sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Deniz, “Hem askeri hem emniyet hem savcılık hem de TBMM tarafından seçilecek uzmanlar tarafından oluşturulacak komisyon bu araştırmayı yapmalı. Özal sıradan bir insan değildi. O yüzden adi bir adli vaka gibi değil çok iyi araştırılmalıdır. Bilim ve teknolojinin tüm imkanları seferber edilerek, konu aydınlığa kavuşturulmalıdır.” dedi.

Özal’ın, hayatta iken hiç suikast şüphesi taşımadan çalıştığını anlatan Deniz, rahmetli cumhurbaşkanının, insanlara hep umut aşılayan bir yapıya sahip olduğunu, yeise hiç kapılmadığını belirtti. Deniz, 1988’de uğradığı silahlı saldırı sonrası yaptığı tarihi konuşmanın da bunun en güzel örneği olduğunu kaydetti. Kemal Deniz, merhum cumhurbaşkanıyla ilgili durumun, Türkiye’nin üst düzey yetkililerini hem güvenlik hem sağlık yönünden daha sıkı kontrol altında tutulmaları konusunda acı bir ders olması gerektiğini vurguladı. Deniz, elektronik mühendisi olan ve futbolla hiç ilgilenmeyen Özal’ın, maç kazanma üzerine geliştirdiği ilginç bir statejiyi ise şöyle aktardı: “Bir gün Malatyaspor Klübü oyuncuları ile biraraya geldik. O zaman ben aynı zamanda kulüpte yöneticiydim. Takım, ligde kötü günler yaşıyordu. Futbolla hiç ilgilenmeyen Özal, futbolculara mühendislik hesapları ile sporu birleştirerek, farklı bir bakış açısıyla kazanma stratejisi sundu. Özal, futbolculara yaptığı konuşmada, 'Maç 90 dakika ve sahada 22 futbolcu var. Maçın toplam süresini futbolcu sayısına böldüğünüzde, her futbolcunun topla oynama süresi ortalama 4 dakika. Bu topla oynama sürenizi maksimum değerlendirirseniz kazanmak kolay olur’ diye bir teori sundu. Bu strateji, orada bulunanları hem şaşırttı hem de gülümsetti.”

 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER