ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL29°C
Az Bulutlu
YAŞAMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 29 Mart 2013 Cuma 11:25

Miraç Kandilinde Mescidi Aksa'da olmak İster misiniz?

Miraç Kandilinde Mescidi Aksada olmak İster misiniz?

Anadolu'nun kalbi Ankara’dan Direkt uçakla 3-7 Haziranda Kutsal Topraklar Kudüs'e gidebilirsiniz...


Kutsal mekânlara seyahatte yeni bir soluk olan, her seyahati ibret vesikalarına çeviren ÜÇBEY Turizm A Grubu Seyahat Acentesi geçen sene Türkiye’de bir ilke imza atarak Ankara'dan direkt uçuşla ilk yolcuları Miraç gecesine özel olarak KUDÜS’e götürmüştü.

ÜÇBEY Turizm 2013 yılına özel Miraç kandili için yine Ankara’dan özel bir uçak ile Miraç Kandilini Peygamber Efendimiz (sav) Miraca çıktığı mekanda idrak edebilmek için , ilk kıblemiz Kudüs’e daha detaylı bir tur düzenliyor.

Bu seneki tur programı seyahate başından sonuna kadar eşlik edecek ünlü sanatçı Serdar TUNCER’in katılımları ile gerçekleşecek. ÜÇBEY Turizm 2013 Miraç kandil programında, 8 peygamberin bulunduğu mekanlarda ziyaretlerinizi gerçekleştirirken yaşanmış peygamber kıssalarını canlı canlı yaşarcasına Serdar TUNCER'in ağzından dinleyebileceksiniz.

ÜÇBEY Turizm 2013 yılına özel Miraç kandili için sadece bu tura özel Akka ve Hayfa şehirlerine yapılacak ziyaretleri programına dahil etti. Tarihte AKKA denince ilk akla gelen Cezzar Ahmed Paşa (Napolyon’u dize getirmiş meşhur paşa) ve Hayfa’daki Osmanlı eserlerini görerek Lüblan’a doğru bu bölgeyi de görmüş olacaksınız.

2013 yılına özel Miraç kandili ziyaret programı içerisinde Hz. İbrahim (a.s), Hz. İshak (a.s), Hz. Yakub (a.s), Hz. Yusuf (a.s), Hz. Musa (a.s), Hz. Süleyman (a.s), Hz. Davud (a.s), Hz. Yunus (a.s) Peygamberler, Mescidi Aksa, Kubbe'tüs Sahra, Muallak Taşı (Peygamber Efendimizin Miraç'a çıktığı yer), Burak Mescidi, Eski Kudüs şehri ve çarşıları, Çile Yolu, Kıyamet Kilisesi, Hz. Ömer (r.a) Cami, Ağlama Duvarı, İlk Kıblemiz ve 3. Kutsal mekan Mescid-i Aksa'da Sabah, Akşam ve Yatsı namazları, İslam Eserleri Müzesi, Mervan Mescidi, Zeytin Dağı, Selman-ı Farisi (r.a), Rabia'tül Adevviyye (k.s), Hz.İsa efendimizin mübarek ayakizleri, El Halil Şehri, Halilürrahman, Beytlahim Şehrinde Hz. İsa (a.s)'ın doğduğu yer Kutsal Doğuş Kilisesi, Lut Gölü yolu üzerinde Hz. Musa (a.s)'ın Külliyesi, dünya tarihinin en eski şehirlerinden Eriha, Akka Cezzar Ahmed Paşa külliyesi ve Osmanlı eserleri, Hayfa, Yafa Limanı, Tarihi Mahmudiye Cami, Hasan bey Cami, Bahr Cami, Karkol binası ve Sultan Abdulhamid Han (k.s) tarafından yaptırılan Saat Kulesi ve Sebil Çeşmesini de görmüş olacaksınız.

Hepsi Muhteşem Kudüs Ziyaretimizde gezeceğimiz yerlerden sadece bazıları…

Üçbey ile Gezen bilir......

Miraçta Kudüs'te olmak bir ayrıcalıktır.....

Unutulmaz bu geceyi en anlamlı yerde idrak edebilmek için bu özel fırsatı kaçırmayın. Miraç Kandilinde ilk kıblemiz KUDÜS'teyiz.

Son başvuru Tarihi (10 Mayıs 2013) www.gezenbilir.com.tr

KUDÜS HAKKINDA

Kudüs, vahye dayanan bütün dinlerde kutsal sayılan bir şehirdir. Bunun başta gelen sebebi ise Yüce Allah'ın(cc) insanları doğru yola iletmeleri üzere görevlendirdiği peygamberlerin birçoğunun bu şehirde yaşamış veya en azından hayatlarının bir bölümünü bu şehirde geçirmiş olmalarıdır. Ayrıca bu peygamberlerden bazılarının mabet olarak kullandıkları mekanlar da bu şehirdedir.

Kudüs, İslam'da özel bir yere ve kutsiyete sahiptir. Zaten adı da bu yerine ve kutsiyetine işaret eder. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksa'yı bağrında barındırması ve Resulullah (s.a.s.)'ın İsra ve Mirac mucizesini gerçekleştirmiş olması bu üstünlüğünün sebeplerinin başında gelir. Yüce Allah(cc), Kur'anı Kerim'de şöyle buyurur: "Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir." (İsra, 17/1) Burada dikkat edilirse Mescidi Aksa'dan "çevresini mübarek kıldığımız" şeklinde söz edilmektedir. Mescidi Aksa'nın çevresi ise Kudüs topraklarıdır.

Kudüs'e Üstünlük Kazandıran Mabet: Mescidi Aksa

Kudüs en başta Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescitlerin üçüncüsü olan Mescidi Aksa'yı bağrında barındırdığından dolayı İslam'da ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Yüce Allah(cc) İsra, 17/1 ayeti kerimede Mescidi Aksa'dan adıyla söz etmekte ve bu mescidin etrafının mübarek kılındığını bildirmektedir. Aynı ayeti kerimede Resulullah (s.a.s.)'ın İsra olayında Mescidi Haram'dan alınıp Mescidi Aksa'ya getirilmesinin sebebi: "kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için..." şeklinde izah edilmektedir. Bu açıklama Mescidi Aksa'nın birtakım ilahi ayetleri, tevhid inancını ve peygamberler silsilesini sembolize eden bazı işaretleri bünyesinde taşıdığına delalet etmektedir. Bu yönüyle Mescidi Aksa, Allah'ın yeryüzündeki ilahi işaretlerinden bir işarettir.

Kur'an-ı Kerim'in bazı yerlerinde de bu mescitten ismi anılmaksızın söz edilmektedir. Meryem suresinin 11. ayetinde Allah-ı Azimüşşan şöyle buyuruyor: "Bunun üzerine (Zekeriyya) mescitten kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin" diye işaret etti." Burada kastedilen mescit, Mescidi Aksa'dır. Ali İmran suresinin 37. ayetinde de şöyle buyuruluyor: "Rabbi onu (Meryem'i) güzel bir kabulle kabul etti; güzel bir şekilde yetiştirip büyüttü ve onun bakımını Zekeriyya'nın yükümlülüğüne verdi. Zekeriyya ne zaman onun bulunduğu mabede girse yanında yiyecek bulurdu. "Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?" derdi. O da: "Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verir" derdi." Burada sözü edilen ma'bed Mescidi Aksa'dır. Yine aynı surenin 39. ayetinde de şöyle buyuruluyor: "Onun (Zekeriyya (a.s.)mihrapta namaz kılmakta olduğu sırada melekler kendisine, "Allah sana, Allah katından olan Kelime'yi doğrulayıcı, efendi, kendine hakim ve Salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdelemektedir" diye seslendiler." Bu ayeti kerimede mihrab denirken kastedilen mekan da Mescidi Aksa'dır.

Mescidi Aksa'nın fazilet ve ehemmiyeti hakkında ayrıca birçok hadisi şerif bulunmaktadır. Resulullah (a.s.) bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: "Yolculuk ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime, Mescidi Haram'a ve Mescidi Aksa'ya." (Müslim, Kitabu'l-Hacc, 15/415, 511, 512) Burada kastedilen yolculuk ibadet kastıyla olan özel yolculuktur. Bu hadisi şerif dolayısıyla Mescidi Aksa harem mescidlerin üçüncüsü sayılmıştır. Ahmed ibnu Hanbel, Nesai ve Hakim'in Abdullah ibnu Ömer (r.a.)'den rivayet etmiş oldukları bir hadisi şerife göre de Resulullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Süleyman (a.s.) Mescidi Aksa'yı yaptığında Rabbinden üç şey istedi. Rabbi ona ikisini verdi. Ben üçüncüsünü de vermiş olmasını ümit ediyorum: Kendisine, kendi hükmüne denk gelecek hüküm vermesini istedi, (Rabbi) bu istediğini verdi. Kendisinden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir saltanat vermesini istedi, bu istediğini de verdi. Bir de her kim, bu Mescid'de -yani Mescidi Aksa'da- namaz kılmak amacıyla evinden çıkarsa anasından doğmuş gibi günahlarından sıyrılsın istedi. Biz Allah'ın bu istediğini de ona vermiş olmasını ümit ediyoruz." Bir hadisi şerifte bildirildiğine göre Resulullah (s.a.s)'ın cariyesi Meymune (r. anha): "Ey Resulullah! Bize Mescidi Aksa hakkındaki hükmün ne olduğunu bildir" dedi. Resulullah (s.a.s.) da şöyle buyurdu: "Oraya (Mescidi Aksa'ya) gidin ve içinde namaz kılın." -Hadisin ravisi dedi ki: "O zaman burası Daru'l-Harb'di (yani Müslüman olmayanların hakimiyeti altındaydı)."- (Resulullah (s.a.s) sözlerine daha sonra şöyle devam etti): "Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamazsanız kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin." (Ebu Davud, Kitabu's-Salat, 14) Burada zeytinyağı bir semboldür. Yapılması istenen ise Kudüs'e ve Mescidi Aksa'ya önem verilmesi, oranın Hz. İbrahim (a.s.)'ın hanif dininin gerçek sahipleri olan mü'minlerin eline geçmesi için çalışılması ve o kutsal mekanların tevhid dinine uygun kimliğinin korunması amacıyla yapılan çalışmalara herhangi bir şekilde destek olunmasıdır. İşte Resulullah (s.a.s.)'in "zeytinyağı"yla sembolize ettiği şey de budur.

Yeryüzünün en faziletli mekânları camiler, camilerin de en faziletlileri Mescidi Haram, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksa'dır. Bu üç camide kılınan namazların diğer camilerde kılınan namazlardan çok daha fazla sevaplı olduğu hadisi şeriflerde bildirilmiştir. Hatta İbnu Mace'nin nakletmiş olduğu bir hadiste: "Bir adamın kendi evinde kıldığı namaza bir namaz sevabı verilir. Oturduğu beldenin sakinlerinin devam ettikleri camide kıldığı namaza yirmi beş kat sevap verilir. Cuma namazının kılındığı camide kıldığı namaza beş yüz kat sevap verilir. Mescidi Aksa'da kıldığı namaza elli bin kat sevap verilir. Benim camimde kıldığı namaza da elli bin kat sevap verilir. Mescidi Haram'da kıldığı namaza ise yüz bin kat sevap verilir" denmektedir. (İbnu Mace, İkametu's-Sala ve's-Sunne fiha, 5/198) Ancak ez-Zevaid'de bu hadisin isnadının zayıf olduğu söylenmektedir. İbnu Hibban da bu hadisin delil olarak alınabilmesi için bunu te'yid eden bir rivayetin bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Burada verilen rakamları te'yid eden başka herhangi bir rivayet bilmiyorsak da, sayılan üç mescitte kılınan namazların diğer mescitlerde kılınan namazlardan çok daha fazla sevaplı olduğunu bildiren başka hadisler mevcuttur. Bu itibarla verilen rakamlar belki sevabın katını ifade etmek için değil de arada çok büyük bir sevap farkı olduğuna dikkat çekmek için söylenmiş olabilir.

Bilindiği üzere Mescidi Aksa aynı zamanda Müslümanların ilk kıblesidir. Bu özelliğinden dolayı da İslam'da ayrı bir öneme sahiptir. Bu kutsal mabedin İslam'daki önem ve üstünlüğünün bir sebebi de Resulullah (s.a.s.)'ın İsra ve Mirac olayına şahit olmasıdır. Yukarıda vermiş olduğumuz ve İsra suresinde geçen ayeti kerime bu olaya işaret etmektedir.

Tanınmış tefsir alimlerinden Kasımi, Mescidi Aksa'nın ismi hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Aksa kelimesi "en uzak" anlamındadır. Mescidi Aksa da Mekke'ye olan uzaklığından dolayı böyle adlandırılmıştır."

Tarih kaynaklarından, tefsir kitaplarında yer alan rivayetlerden ve hadislerde verilen bilgilerden Mescidi Aksa'nın ilk şeklinin Hz. Süleyman (a.s.) tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim yukarıda bahsettiğimiz ve: "Süleyman (a.s.) Mescidi Aksa'yı yaptığında..." diye başlayan hadisten bu anlaşılıyor. Buhari ve İbnu Mace'nin nakletmiş olduğu bir hadisi şerifte Ebu Zer (r.a.)'in şöyle dediği bildirilmiştir: "Resulullah (a.s.)'a, yeryüzüne konulmuş olan ilk mescidin hangisi olduğunu sordum."Mescidi Haram" diye buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Mescidi Aksa" diye buyurdu. "İkisi arasındaki süre ne kadardır?" diye sordum. Şöyle buyurdu: "Kırk yıl. Sonra bütün yeryüzü senin için mescittir. Nerede namaz vaktine girersen orada namaz kıl."(Buhari, Kitabu Ehadisi'l-Enbiya, 60/40; İbnu Mace, Kitabu'l-Mesacid ve'l-Cemaat, 4/7)

Yüce Allah bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır: "Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimizde, onun ölümünü, bastonunu yiyen ağaç kurdundan başka onlara gösteren olmadı. Böylece o yere yıkılınca, anlaşıldı ki cinler eğer gaybı biliyor olsalardı aşağılayıcı azabın içinde kalmazlardı." (Sebe, 34/14) Bazı kaynaklarda bu ayeti kerimenin tefsiriyle ilgili olarak şu bilgilere yer verilmektedir: Mescidi Aksa'nın inşaatını önce Hz. Süleyman (a.s.)'ın babası Hz. Davud (a.s.) başlattı. Ancak o bitiremeden vefat etti ve bu işi bitirmeyi oğlu Süleyman (a.s.)'a vasiyet etti. Yüce Allah'ın kendisine verdiği bir yetkiyle Mescidi Aksa'nın inşaatında cinleri de çalıştırdı. Bu, oldukça zor ve ağır bir iş olduğundan ayette "aşağılayıcı azab" olarak adlandırılmıştır. Hz. Süleyman (a.s.) Mescid'i tam bitiremeden vefat zamanı gelince üzüldü ve Yüce Allah'a Mescid'in inşası bitmeden vefatını kimseye bildirmemesi için dua etti. Allah da duasını kabul etti ve vefat ettikten sonra bastonuna dayalı bir halde kaldı. Emrindekiler onun odasında bu hal üzere ibadet ettiğini sanıyorlardı. Çünkü önceleri de yanına azığını alıp uzun süre uzlete çekilerek ibadet etmek adetiydi. Ancak daha sonra dabbetu'l-arz denilen bir böcek bastonunu içten kemirince baston çöktü ve Hz. Süleyman (a.s.) da yere düştü. Böylece vefat ettiği anlaşıldı. Bu olayla birlikte cinlerin "biz gaybı biliriz" iddialarının tutarsız olduğu da ortaya çıkmış oldu. Bu rivayet Mescidi Aksa'nın inşası hakkında bazı bilgiler içerdiğinden vermekte yarar gördük.

Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlarca kutsal kabul edilen ve Mescid-i Aksa'nın bulunduğu şehir Kudüs. Çeşitli kaynaklarda Yeruşalayim, Jerusalem, Uruşelim, Yerusalim, Makdis, Beyt-ül-Mukaddes, Beytül-Makdis, İlya ve Eyliya isimleriyle de zikr edilen Kudüs dünyanın eski şehirlerindendir.

Kudüs şehrinin kimler tarafından ve hangi tarihlerde kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Nuh Aleyhisselamın torunu ve Ham'ın oğlu Ken'an'ın neslinden gelen Ken'anilerin kurduğu küçükbir şehir olduğu zan edilmektedir.

Ülkenin doğu sınırı üzerindeki Lût Gölü(lut kavminin yaşadığı bölge)'nün 24 km batısında, Akdeniz'in de 50 km kadar doğusundadır. Şeria Irmağı'nın akaçlama havzasında bulunan kentte yazlar kuru ve sıcak, kışlar serin ve yağışlı geçer.

Kudüs'ün fırtınalı bir tarihi vardır. Bir zamanlar Mısırlılar'ın yönetimi altında kalan kenti, İÖ 1000 dolaylarında ele geçiren Hz. Davud(as), Kudüs'ü Yahuda Krallığı'nın başkenti yaptı. Hz. Davud'un oğlu Hz. Süleyman(as) İÖ 957'de burada Kudüs Tapınağı'nı kurdu. Daha sonraki yüzyıllarda Kudüs birçok kez saldırıya uğrayarak yakılıp yıkıldı. İÖ 63'te Roma İmparatorluğu'nun koruması altına giren kentte büyük çapta bayındırlık girişimleri başlatıldı. Ne var ki, İS 66'da Romahlar'a karşı bir ayaklanma başlayınca kentin büyük bir bölümü Roma ordusunca yıkıldı. Yahudiler'in İS 132'de ikinci kez ayaklanışı üzerine

Kudüs'ü yerle bir eden Romalılar, Yahudiler'in girmesinin yasak olduğu yeni bir kent kurdular. 614'te Sasaniler'in saldırısına uğrayan ve yeniden yıkılan Kudüs, Hz. Ömer'(RA) in halifeliği sırasında Müslümanlara'a geçti ve uzun süre bu himayede kaldı. 10. yüzyılda Fatımiler Kudüs'ü ele geçirdi. 130 yıllık Fatımi egemenliğinden sonra 1099'da kenti yağmalayan Haçlılar, Kudüs Krallığı'nı kurdu. 1187'de Selahaddin Eyyubi Kudüs'ü ele geçirdi(selahaddini eyyübinin daha genç yaşlarda şamda 3 adet minber yaptırması ve soranlara –'Birgün kudüsü feth edeceğim ve bu minberlerin ikisini oraya (Aksa mescidi, Hz.İbrahim mescidine diğeri şamda emeviye mescidindedir) koyacağım der ve böylede olur gidince bu sanat harikalarınıda orjinal mekanlarında göreceğiz inşallah.

13. yüzyıl ortalarında Yahudiler yeniden kente gelip yerleşmeye başladı.1516'da Yavuz Sultan Selim'in Kudüs'ü almasıyla kent Osmanlı egemenliğine girdi. Kanuni Sultan Süleyman eski kentin surlarının büyük bölümünü yeniledi. 402 yıl barış ve husur içinde yaşayan kudus 1918'de İngiliz birliklerinin işgaliyle, İngiliz manda yönetimine bırakılan Filistin'in başkenti oldu.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşmiş Milletler Kudüs'ü uluslararası bir kent durumuna getirmeyi önerdi. Bu karara İsrail ve bölgedeki Arap devletleri karşı çıktı. 14 Mayıs 1948'de İsrail Devleti'nin kuruluşundan sonra İsrail, kentin batı bölümünü topraklarına kattı. Surlarla çevrili eski kent ve tarihsel Yahudi yapılarının bulunduğu doğu bölümü Araplar'ın elindeydi. 1950'de İsrail Kudüs'ün batısının ülkenin başkenti ve yasama organı knessefin merkezi olduğunu ilan etti. 1967'deki Arapİsrail Savaşı'nda, kentin 1948'den beri Ürdün'ün elinde olan doğu bölümü de İsrail'in eline geçti. İsrail bütün kenti başkent ilan etti. Ne var ki, başta Arap devletleri olmak üzere dünyada pek çok devlet bunu tanımadı. İsraile gore kudus başkenti digger ülkelere gore telaviv oldu.

Eski Kent

Sarp tepeler ve vadilerle çevrili yüksek bir düzlük üzerinde kurulu olan eski kent, kabaca her kenarı 1 km uzunluğunda bir kare biçimindedir. Dört yanını çevreleyen surların büyük bölümünü 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman eski surların üzerine yaptırmıştır. Eski kentte Müslüman, Hıristiyan, Ermeni ve Yahudi mahalleleri ile çok sayıda tarihsel yapı bulunur. Güneydoğu köşesinde Tapınak Dağı adı verilen yüksekçe bir düzlük vardır. Müslümanlar'ın Haremü'Şerif adını verdiği Tapınak Dağı'ndaki en önemli yapıt Hz. İbrahim'in kurban kestiğine inanılan Sahra (Haceri Muallak) adlı taşın üzerini örtecek biçimde yapılmış olan Kubbetü'sSahra'dır Tapınak Dağı'nın 25 metre batısında Kudüs Tapınağı'nın batı duvarlarının kalıntıları görülür. Ağlama Duvarı adı verilen bu kalıntılar, Yahudiler'in dua etmek için geldikleri kutsal bir yerdir. Hz. Muhammed(SAV)'in miraç gecesi göğe çıktığına inanılan Mescidi Aksa da Tapınak Dağı'nın güneyinde bulunur.

Eski kentteki Hıristiyan kutsal yapıları arasında en önemli olanı Kutsal Kabir Kilisesi'dir. Kuzeybatıda bulunan bu kilise, Hz. İsa(AS)'nın çarmıha gerildikten sonra gömüldüğüne inanılan yerde yapılmıştır. Hıristiyan dinini kabul eden ilk Roma imparatoru olan I. Constantinus'un 330 yıllarında yaptırdığı bu yapı, daha sonraları birkaç kez onarıldı. Hz. İsa(as)'nın çarmıha gerilmeden önceki son saatlerini geçirdiği Zeytin Dağı eski kentin doğu surları dışındadır. Hıristiyan inancına göre Hz. İsa Zeytin Dağı'nın eteklerindeki Getsemani Bahçesi'nde tutuklanmış ve yargılanmaya götürülmüştü. Getsemani Bahçesi'nde başlayıp Kutsal Kabir Kilisesi'ne uzanan yolun, Hz. İsa(as)'nın çarmıhını sırtında taşıyarak geçtiği yol olduğuna inanılır.

Modern Kudüs

19. yüzyıl ortalarına kadar Kudüs kenti tümüyle surların içinde yer alıyordu. O yıllarda eski kentin batısında TelAvivYafa'ya giden yol boyunca Yahudi göçmenlerin kurduğu yeni mahalleler gelişmeye başladı. Böylece Kudüs'ün batı bölümü yeni yapıların ve çeşitli işyerlerinin yer aldığı modern bir kent durumuna geldi. Kudüs'te elmas kesimi, basın yayın, mobilya, kimyasal madde ve dokuma sanayileri ön plandadır. Ayrıca turist ve hacı adaylarının çokluğu kentte turizmin gelişmesine yol açmıştır. Kudüs İbrani Üniversitesi'nde başka ülkelerden de gelen pek çok Yahudi öğrenci öğrenim görür.

Şehrin önemi

Kudüs; üç semavi din için de kutsal bir şehir olarak kabul edilir, Yahudiler ilk insan yani Hz.Adem babamızın yaratılışında onun hamuruna katılan toprağın muallak kayadan alındığına inanırlar, kıyamet kopunca sırat köprüsünün kudüse kurulacağına ve zeytindağında mezarı bulunanların ilk cennete girecek kişiler olduğuna inanırlar.Ayrıca Yahudiler Hz. Süleyman'ın tapınağının batı duvarının kalıntıları olan Ağlama Duvarı'nı kutsal mekan kabul ederler ve bu duvarın önünde dua ederek ağlarlar.

Hristiyanlarca Dünyadaki en kutsal yer olarak kabul edilen kutsal diriliş veya diğer adı ile kıyamet kliseside Kudüstedir, burada Hz.İsa efendimizin öldürülüp gömüldüğüne ve tekrar buradan dirildiğine inanılır ve burası Hristiyanlar için en önemli Hac merkezidir.

Ayrıca Peygamber Efendimizin Mirac sırasında göğe yükselişin başlandığı yer olması ve ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın burada bulunması sebebiyle Kudüs, Müslümanlar için de kutsaldır.

ANKARA’DAN DİREKT UÇUŞLU
MİRAÇ KANDİLİ ÖZEL KUDÜS ZİYARET PROGRAMI

YAFA – TELAVİV - AKKA – HAYFA – KUDÜS - EL HALİL
HELHUL - ÖLÜ DENİZ – ERİHA – BEYTÜLLAHİM

03.HAZİRAN.2013 – 07.HAZİRAN.2013 (4 TAM GÜN/GECE)

Ankara Esenboğa Havalimanında 02.Haziran Pazar gününü 03.Haziran Pazartesine bağlayan gece 00:30 da buluşma ve bagaj ve pasaport işlemlerinin ardından saat 03:05 de Ankara’dan direkt Telaviv’e hareket ediyoruz. Telaviv Benguryon Havalimanına varış 05:05, pasaport ve güvenlik kontrollerinden sonra havalimanından çıkış 07:00.

1. GÜN (03 Haziran Pazartesi)

Yafada açık büfe sabah kahvaltısının ardından Osmanlıdan günümüze kalan eserleri ziyaret ediyoruz; Mahmudiye külliyesi (ulu cami), Bahr (deniz) cami, Karakol binası , tarihi çarşı, sebil çeşmesi, Sultan Abdulhamidin Tahta çıkışının 25 yılında yaptırdığı saat kulesi, Hasan bey cami ve diğer tarihi yerlerin görülmesinin ardından bu tura özel AKKA ve HAYFA gezisi için hareket ediyoruz burada; Napolyon Bonapartı malup eden Cezzar Ahmet Paşanın türbesini ve Osmanlı eselerini ziyaret ettikten sonra Kudüse geçiyoruz.Öğle yemeğimizi otobüste aparatif olarak alıyoruz.Otelimize yerleşip akşam yemeğine kadar istirahat, akşam yemeğimizi alıp, Akşam ve Yatsı namazları için Mescidi Aksaya gidiyoruz, namaz sonrası otelimize dönüş.

2. GÜN (04 Haziran Salı)

Sabah Namazını Mescidi Aksada kılıp Otelimize dönüş ve Kahvaltımızı otelde alıp Hz.İsa efendimizin dünyaya teşrif ettikleri Beytüllahim şehrine hareket ediyoruz, Beytüllahime varış ve Hz.İsa efendimizin doğduğu mağarayı ve üzerine yapılan kliseyi görüyoruz. Beytüllahimden ayrılıp El Halil şehrine hareket , burada; Halilurrahman caminde Hz.İbrahim (a.s), Hz.İshak (a.s) , Hz.Yakup(a.s), Hz.Yusuf (a.s) ve Zevceleri Hz.Sare, Hz.Refika validelerimizin kabirlerinin bulunduğu Külliyeyi ziyaret ediyoruz.Öğle yemeğimizi alıp Helhul kasabasına gidip burada medfun olan Hz.Yunus (a.s)’ın kabrini ziyaret ederek ikindi namazını kıldıktan sonra Kudüse dönüyoruz.Akşam yemeğimizi otelde açık büfe olarak alıp, Akşam ve Yatsı namazları için Mescidi Aksaya gidiyoruz, namaz sonrası otelimize dönüş.

3. GÜN (05 Haziran Çarşamba Miraç Kandili)

Sabah Namazını Mescidi Aksada kılıp Otelimize dönüş ve Kahvaltımızı otelde alıp Otelimizinde aynı bölgede bulunduğu zeytin dağında bulunan Selmanı Farisi Hz.(r.a) ve Rabiatül Adevviyye (k.s)’nin kabirlerinin ziyaretleri, Hz.İsa efendimizin mübarek ayak izlerinin görülmesi ve eskişehirde bulunan Hz.Davut a.s kabrinin ziyaretinden sonra öğle namazı için Mescidi Aksaya hareket, namazdan sonra otelde açık büfe Öğle yemeğimizi alıp rahat ayakkabılarımızı giyerek tarihi şehir turu için eski şehire gidiyoruz (takriben iki saat yürünen eskişehir turuna katılmak istemeyen konuklarımızı Mescidi Aksaya bırakıyoruz) bu tur kapsamında ağlama duvarı, burak mescidi, kıyamet klisesi, Hz.Ömer efendimizin namaz kıldığı Hz.Ömer camisi gibi birçok Eyyübi ve Osmanlı eserlerinin görülmesinin ardından gezi sonunda ikindi namazını Mesicidi Aksada kılıp otelimize dönüyoruz.Akşam yemeğimizi alıp Akşam ve Yatsı namazı ile Miraç programına katılmak üzere tekrar Mescidi Aksaya geçiyoruz.Kubbetüssahra ve Mescidi aksada yatsı namazı sonrası Miraç kandili münasebetiyle ibadet için serbest vakit veriyoruz.Mescit kapanacağı için gece yarısına doğru otelimize geçiyoruz.

4. GÜN (06 Haziran Perşembe)

Sabah Namazını Mescidi Aksada kılıp Otelimize dönüş.Geç Kahvaltı ardından öğlen namazından önce Mescidi Aksaya geçerek serbest vakit’te ibadet edilmesi akabinde öğle Namazımızı Mescidi Aksada eda ettikten sonra hazır olan otobüslerimizle direkt 10.000 bin yıllık tarihi Eriha şehrine gidiyoruz. Burada alacağımız açık büfe öğle yemeği ardından dileyenler meşhur eriha hurması gibi yöresel alışverişlerini yapabilirler.Buradan Lut gölü kıyısına geçip fotoğraf çektiriyoruz ve ikindi namazımızı Hz.Musa (a.s) kabrinin bulunduğu külliyede kılıyoruz.Kudüse hareket edip akşam yemeğimizi otelde alıyoruz.Akşam ve Yatsı namazlarını yine Mescidi Aksada eda edip tekrar gelmek üzere vedalaşıyoruz.Son anımıza kadar Kudüs ve Mescidi Aksa odaklı turumuzun dönüş kısmı başlıyor istemesekte.Otelden eşyalarımızı alarak 23:30 gibi ayrılıp Benguryon havalimanına hareket ediyoruz.01:30 gibi geldiğimiz hava alanında güvenlik kontrolü ve pasaport işlemleri sonrası uçağımız 05:05 ‘de direk olarak Ankara için havalanıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla 07:00 gibi Ankara Esenboğa havalimanına uçağımız inecektir, inşallah. Ankara Esenboğa havalimanında unutulmaz KUDÜS ziyaretimiz nihayet bulmuş olacaktır.

TUR PAKETİMİZDE ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER:

* Ankara’dan direkt Özel uçak ile Telavive gidiş – dönüş, DAHİL

* Yurt dışı çıkış harcı, DAHİL

* Seyahat sigortası, DAHİL

* 4 gün Sabah – Öğle Akşam yemekler DAHİL

(Sabah ve Akşam yemekleri otelimizde açık büfe şeklinde alınacaktır.Öğlen yemekleri, 1 kez otelde açık büfe, 1 kez Erihada açık büfe, 1 kez Akka dönüşü otobüste aparatif, 1 kez Elhalil veya Beytüllahimde menü şeklinde olacaktır)

* Türkçe Rehberlik DAHİL

* Grup Vizesi alınması DAHİL

* TÜM VERGİLER. DAHİL

* Üçbey Turizm, Havayolları ile yolcularımız arasında aracı konumunda olup, 28/09/1995 Lahey Protokolüne tabidir. Uçuş öncesinde uçuş detayları değişebilir, tüm saatlerin hareket tarihlerinden 48 saat önce teyid edilmesi gerekmektedir. Yolcularımız saat değşikliği riskini bilerek ve kabul ederek turu satın almıştır.

• ÖREN YERLERİ VE MÜZE GİRİŞLERİ DAHİL

* TÜM TRANSFERLER DAHİL

* BU TURA ÖZEL DİĞER MİRAÇ PROGRAMLARDA OLMAYAN AKKA VE HAYFA ZİYARETLERİ DAHİL

VE TABİKİ SERDAR TUNCER BEYİN EŞSİZ SUNUMU VE ANLATIMI İLE MİRACI KUDÜSTE YAŞAYACAKSINIZ.

Miraç Kandiline Özel ANKARA’dan direk Uçuşlu bu tur tüm hizmetler dahil 949 Euro Ayrıca erken kayıtta Asya Karta 5 ay taksit kolaylığıyla sizleri İlk kıblemize davet ediyoruz.

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER:

*KİŞİSELHARCAMALARINIZ.
*YEMEKLERDE ALINACAK EKSTRA İÇECEKLER.
*OTELDEKİ ŞAHSİ VE EKSTRA HARCAMALAR.

AÇIKLAMA;

· OTOBÜSLER 2010 MODEL VE ÜZERİ KLİMALIDIR.

· OTELİMİZ MESCİDİ AKSA (HAREMİ ŞERİF) MANZARALI OLUP MÜBAREK ZEYTİNDAĞINDADIR, HAREME ULAŞIM 5 DAKİKADIR. 3 YILDIZLI OLAN 7ARCHES OTELİNİ http://www.7arches.com/photogallery.shtml LİNKTEN İNCELEYEBİLİRSİNİZ.

OTELİMİZİN VE YEMEK YEDİĞİMİZ YERLERİN ÖZELLİKLE MÜSLÜMAN İŞLETMECİLER TARAFINDAN İŞLETİLİP SADECE HELAL YİYECEKLER SUNMASINA MÜŞTERİMİZİN HASSASİYETLERİ DOĞRULTUSUNDA ÖZELLİKLE DİKKAT GÖSTERİLMEKTEDİR.

- SABAH, AKŞAM VE YATSI NAMAZLARINDA MESCİD-İ AKSA’YA ÜCRETSİZ SERVİS OLACAKTIR.

· TUR PROGRAMINA BAĞLI KALMAK KAYDI İLE TURUN PROGRAM İÇERİĞİNİ ÜÇBEY TURİZM DEĞİŞTİRME HAKKINA SAHİPTİR.GÜNLÜK PROGRAMLAR HAVA KOŞULLARINA GÖRE YER DEĞİŞTİREBİLİR.

- 01 NİSAN2013 tarihine kadar Rezervasyonlarınızda BANK ASYA KARTINA KAMPANYA OLARAK 5 TAKSİT erken kayıt özel uygulaması yapılacaktır.

TUR TARİHİMİZDEKİ NAMAZ VAKİTLERİ:

(Kontenjan koltuk sayısı ile sınırlıdır.)

SON PASAPORT TESLİM: 10 Mayıs 2013

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER