ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Yağışlı
YAŞAMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 02 Ekim 2014 Perşembe 18:53

İşte Poşetli Dede'nin gerçek hikayesi

İşte Poşetli Dedenin gerçek hikayesi

En çok bankalardaki hesaplarıyla şaşırtan Keleş’in, o paraları nasıl biriktirdiği, bankalara nasıl yatırdığı ve hayatıyla ilgili diğer bilinmeyenler ortaya çıktıç


Cuma gecesi, Konya Otogar’ında geri manevra yapmak isteyen otobüsün altında kalan “poşetli dede” Mehmet Keleş, feci şekilde can verdi. İsmi bile çoğu kişi tarafından bilinmeyen Keleş’in ölümü bir anda Türkiye gündemine oturdu. Ölümünün ardından ortaya atılan iddialar ise dilden dile dolaştı…

Kimine göre ODTÜ’de okumuştu, kimine göre ise atom mühendisiydi… Van’lı olduğu sanılan Keleş’in Çorum’dan akrabaları gelince gerçekler de gün yüzüne çıkmaya başladı.

20 YILDIR KELEŞ’İ TANIYAN ESNAF KONUŞTU

KONTV Haber iki devlet bankasında 1 milyon 100 bin lirası bulunan Keleş’in bu parayı nasıl biriktirdiğini araştırdı. Muhabirler Keleş’in nüfus ve banka cüzdanlarını bıraktığı o esnafa ulaştı.

Karatay ilçesinde işyeri bulunan F.Ş, kameraya konuşmak istemedi, ancak kayıt dışı aktardığı bilgiler çarpıcıydı. 1978 yılında Mehmet Keleş ile tanıştıklarını anlatan F.Ş, barınacak yeri olmayan ve sokaklarda yaşayan Keleş’in 2 bankaya ait hesap ve nüfus cüzdanını sürekli kendilerine emanet ettiğini söyledi.

Keleş’in bankada biriktirdiği paranın kaynağı bilindiği gibi dilencilik.

“SAKALLARINI AYAKKABI BOYASI İLE BOYARDI”

Poşetli Dede’nin akli dengesi yerindeydi, parasını faize yatırır, hesabını da çok iyi yapardı. Bankaya gitmek için elbiselerini değiştiren Mehmet amca tanınmamak için sakallarını ayakkabı boyası ile boyardı. Bu olaya birçok kez tanık olduk.

F.Ş, bazı kişilerin ondan sürekli kendisi için dua etmesini istediklerini belirtti.

“PARA VERİP DUA ETMESİNİ İSTERLERDİ”

POŞETLİ DEDE KENDİNİ BÖYLE ANLATTI TIKLAYINIZ

Çoğu kişi Mehmet Amcanın ermiş olduğunu düşünerek yanına gelip para verir, dua etmesini isterdi. Mehmet amca da bu yaşananları gülerek anlatırdı. Eskiden bazı işyerlerinin gece bekçiliğini yapar, depolarda yatardı. Son zamanlarda otogarda yaşıyordu. Hatta oradaki bir simitçi ile de anlaşmış. Herkes Mehmet Amca’ya simit almak istiyormuş. O da günde 50-60 simit yiyemeyeceği için simitçiden parasını alırmış.

F.Ş, Mehmet Keleş’in dilencilik yaptığını, ancak topladığı paraların tek bir kuruşunu bile harcamadığını anlattı.

“BİRİKTİRDİĞİ PARANIN BİR LİRASINI BİLE HARCAMAZDI”

Üzerinde 100 liradan fazla para taşımaz, bir kuruşunu bile harcamazdı. Topladıkları bu miktarı bulunca hemen paralarını biriktirdiği esnaflardan birinin yanına gider ve oraya bırakırdı. Biriken para 20 bin liraya ulaştığında da götürüp bankaya yatırırdı.

F.Ş’nin iddiasına göre poşetli dedenin akli dengesinin yerinde olmadığını düşünen bazı kişiler, O’nu dolandırmaya kalkmış.

“AKLİ DENGESİ YERİNDE DEĞİL DİYE O’NU DOLANDIRMAYA ÇALIŞTILAR”

Parasını bıraktıklarından biri notere götürdüğü Mehmet Amca’yı seni işyerime ortak yapacağım diyerek dolandırmaya çalışmış. Tabi Mehmet amca da bunu fark ederek hemen o kişiden uzaklaşmış. Bizim bildiğimiz; 3 kişi yaklaşık 50 bin lirasını dolandırmış. Mehmet amca sürekli o kişilerin peşinde koştu, ancak parasını alamadı. Tabi polise de gidemedi.

Peki Poşetli dede, kendisine bu lakabın takılmasını sağlayan o poşetleri neden vücuduna bağlıyordu…

POŞET VE GAZETE KAĞITLARININ SIRRI

Sürekli gazete kağıtlarını ve poşetleri üzerine sarardı. Çünkü bunlar onu sıcak tutuyordu. Yardımseverler ona sürekli yeni elbiseler verirdi. O ise kendisine verilen bu elbiseyi hemen yırtardı. Yırttığı yerlere ip bağlardı. Hatta o ipleri alıp kaynatıp şifa diye suyunu içen bile vardı. Mehmet amca çok akıllı bir adamdı. Anlattıkları hep ezberdi, ama insanları etkilemeyi biliyordu. Atomu anlatırdı mesela. Ben o anlatırken sözünü kestiğimde devam edemez, tekrar başa dönerdi. Yani o da ezberdi. Ama gündemi iyi takip ederdi. Okumayı severdi. Konya’da ne olup bitiyor hepsini bilirdi.

F.Ş, Mehmet Keleş’in ölüm haberini alır almaz kimlik ve banka cüzdanlarını polise teslim ettiklerini belirtti.

“KİMLİK VE BANKA CÜZDANLARINI POLİSE BİZ TESLİM ETTİK”

Cesedin teşhisi için morga çağrıldık. Yakınları ile birlikte cesedi teşhis ettik. Mehmet amcanın durumu çok kötüydü. Tanınacak vaziyette değildi. Ben sürekli gördüğüm için parmak yapısından tanıdım. Zaten polis de parmak izinden kimliğine ulaşmış. Cumhuriyet Savcısının talimatı ile ifademiz alındı. Biz ifademizde de Keleş’in dilencilik yaptığını söyledik. Onun dilencilik yapması hastalıktı… Onda toplama hastalığı gibi bir şey vardı. Sorardık bu kadar parayı ne yapacaksın diye? Belki yurt yaptırırım derdi. Ama biz de biliyorduk yaptırmayacağını. O parayı çok severdi.

Bu arada hemen belirtelim. Konya'da bir grup avukat, paraların dilencilikten elde edildiğini, mirasçılara geçemeyeceğini ve kamunun malı olduğunu belirterek savcılık ve belediyeye başvurdu. Avukatlar, Mehmet Keleş'in parasına el konulmasını istedi. 

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER